Yarın göreceğiz...

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

A- A A+

Yarın göreceğiz...

Olacak gibi değil.

Nefesimizi tutmuş, Güney Kıbrıs'taki seçimlerden dolayı yavaşlayan sürecin bir anda hızlanıp sonuca gitmesini bekliyorduk.

Seçimler oldu bitti. Tam "hadi işimize bakalım. Çözümü bulalım. Ya bulamayacağımızı netleştirelim" derken olana bakın.

Dün yazmıştım Anastasiades, acil çıkış kapıları olmayan tünele girmekte direniyor. Biliyor ki tünel demek, takvim demek, takvim demek ise hakemlik demek.

Biz bunlara çoktan beri razı olmuşuz. Yaklaşık 12-13 yıldır bu unsurları kabul etmiş hatta müzakerelerde olmasını şart koşmak dahi istemişizdir.

İstanbul'da yaşananlar ve adaya yansıması yavaş yavaş bana Anastasiades'in çözüm konusunda samimi olmadığı, sadece çözümü istemeyen taraf olarak dünyada ün salmak istemediği için müzakereleri sürdürdüğü inancı geliyor.

Hatırlayalım Anastasiades bir kez daha masayı terk etmişti.

Konuyu navtex'e bağlamıştı. Kıbrıs türk halkının önemli bir kesimi de "Nasılsa müzakere heyetinin başında Derviş Eroğlu gibi çözümü istemeyen birisi var. Müzakere masasındaki olumsuz gelişmeler onun eseridir" kolaycılığına kaçmıştık.

Halbuki Anastasiades değil miydi henüz navtex falan ortalıkta yokken Talat-Hristofyas ve Eroğlu Hristofyas dönemlerinde yapılan işlerin, ilerlemelerin ve yakınlaşmaların masaya getirilmemesi gerektiğini söyleyen? Türk tarafı da bu konuda ısrar edince gözlüklerini masaya fırlatıp masayı terk eden Anastiasiades değil miydi? Sonra Navtex ortaya çıkınca, kendince uygun bir bahanenin üzerine atlayan ve görüşmeleri durduran o değil miydi?

Sanki aynı filmi yeniden izliyoruz gibi?

Komplo teorisi gibi gelecek ama ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgelerde yeni arama ruhsatları vermek ve yeni haleler açmak yeni bir navtex davetiyesi ve peşi sıra gelebilecek olan bir Navtex çağrısı mıydı acaba diyesi geliyor insanın.

İhaleyi açacak, Türkiye Navtex ilanedecek o da masadan kalkacaktı. Üstüne üstlük masayı deviren adam olarak da uluslararası camia tarafından ayıplanmayacaktı.

Daha önce olmuştu bu sefer neden olmasın?

AnastiasiadesNavtex ilan ettiremediği için yeni bir bahaneye ihtiyacı vardı.

Tünele girecek hali yoktu ya.

İstanbul'a gitti. İşgalci dediği ülkenin misafiri olarak.

Sonra yurttaşı dediği ve birlikte tek bir vatan kurmak için birlikte çaba gösterdiğini söylediği Akıncı İstanbul'a gelince aradığı fırsat onu hiç ummadığı bir yerde bulduğu için havalara uçtu ve fırsatı değerlendirdi.

Navtex kadar güçlü bir argümanı yoktu. Üstüne üstlük karşısında Eroğlu değil, Akıncı vardı. Ama yine de denemeye değerdi.

Denedi. İstanbul'daki programı protesto etti, sonra da protestosunu Adaya taşıdı ve yarın yapılması planlanan görülmeye katılmayacağını deklare etti ancak BM'ye resmi olarak bildirmedi.

Sam Amca olaya müdahil oldu tabi ve her iki liderle görüştü.

Eğer öğrendiklerimiz doğru ise, uluslararası camia navtex bahanesiyle dağıttığı masa sonrası desteği vermeyecek gibi duruyor.

Dün yazdım bugün de tekrar edeyim.

Yarınki görüşmenin yapılıp yapılmayacağı her şeyi netleştirecek.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.