Strasbourg'dan bildirmiyorum ama...

loading
2 Haziran, Salı
£

8.49

7.56

$

6.77

A- A A+

Strasbourg'dan bildirmiyorum ama...

Nigel Farage diye bir adam var İngiltere'de. İngiliz UKİP (Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi) diye bir partinin lideri.

Oylarını arttırmış olmasına karşın Avam Kamarası'nda temsil edilmeyen bir parti ancak Farage o irite edici gülümsemesi ile Avrupa Parlamentosu'nda koltuk sahibi.

Dün Avrupa Parlamentosu Britanya'nın Avrupa Birliği'nden çıkma kararı alması üzerine olağanüstü toplandı.

Toplantıya Nigel Farage yine o irite edici gülümsemesi ile katıldı ve bir de konuşma yaptı.

Avrupa Birliği'nden ayrılan son ülkenin Bitanya olmayacağını ifade etti sırıtarak. Tabi konuşmacılardan bir AP Vekili, "Bu son alkışlamam olacak. Hatta buraya neden geldiğini de merak ediyorum" diyerek de sorguladı.

Ben de merak etim doğrusu İngiltere'yi Avrupa Komisyonu'nda temsil eden Komisyon Üyesi Lord Johnathan Hill, Brexit Referandumu sabahı görevinde istifa edip, "yapılanın geri alınması mümkün değil" diye konuştu ve onurlu davrandı.

Nigel Farage ise hala Avrupa Parlamentosu toplantılarına katılıp, Avrupalı vekilleri gıcık etme girişimlerine devam ediyor.

İngiltre Başbakanı David Cameron'un, "Yeni Başbakan Ekim'de belli olur. O zaman Lizbon Anlaşması'nın 50'nci maddesini, yürülüğe sokup Britanya'nın ayrılma sürecini o başlatsın" derken, bütün AB yetkilileri, "Çıkmaya karar verdiniz. Bir an önce düğmeye basın da biz de işimize bakalım" diye mesajlar gönderiyorlar.

Dünkü Avrupa Parlamentosu toplantısında, Britanya AP Milletvekili İskoç asıllı Alyn Smith'in konuşması Nigel Farage'dan çok daha popüler bir konuşma oldu haliyle.

İskoç Vekil, "Size yalvarıyorum. Bunu sakın unutmayın. İskoçya sizi yarı yolda bırakmadı. Siz de İskoçya'yı yarı yolda bırakmayın" diye bitiridiği ve ayakta alkışlanan konuşmasını, "Gurulu bir İskoçyalı olduğum kadar gururlu bir Avrupalıyım" diye başlamıştı.

Alkış aldı almasına ama, Farage'ın, "17 yıl önce buraya gelip. Britanya'yı Avrupa Birliği'nden çıkaracak bir kampanya yapmak istiyorum dediğinde gülmüştünüz. Şimdi bakıyorum da gülmüyorsunuz" dediğinde istemeden de olsa haklılık payı bulmuyor değilim.

Avrupa birliği herkesin girmek istediği ve birilerinin asla çıkmak isteyeceği bir yapı değildi. En azından imajı öyleydi. Bu imajla birlikte gelen kibir de AB'yi bu hale getirdi demek doğru sanırım.

Alyn Smith'in Avrupa Birliği'nden İskoçya'yı yarı yolda bırakmamasını istemesi Britanya Adalarının yeni gelişmlere gebe olduğunun işaretidir, belki ama Avrupa Birliği de gerçekten İskoçya ve de diğerlerini yarı yolda bırakmaması gerektiği de bir gerçektir.

Ama bir zamanlar Grexit muabbeti dönerken Alexis Tispras'a yaptığı hitapta, Avrupa Parlamentosu içindeki kişisel kahramanım haline gelen Guy Verhofstadt yine sahneye çıktı ve Nigel Farage'a, "17 yıldır Avrupa Birliği'nin en gereksiz gider kalemi olan sizin maaşınızı ödemekten kurtulduğumuza seviniyorum" demesini kendi ofisimde ayakta alkışlamadım dersem yalan olur.

Evet Strasbourg'a gidip, kahve ve kruasanla kahvaltı yapmadım, La Pampa'da Arjantin bifteği yemedim. Kısacası Strasbourg'dan bildirmiyorum ama Avrupa Parlamentosu'nu dün bayağı bir takip ettim. İzlenimlerim bunlar.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.