Türkiye'de bunu yapan, bize neler yapar

loading
27 Eylül, Pazar
£

9.77

8.92

$

7.66

A- A A+

Türkiye'de bunu yapan, bize neler yapar

Fetullah Gülen Terör Örgütü'nün Kıbrıs'ta bağlantısı olup olmadığı ile ilgili şüpheler, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte yaptığı basın toplantısına hem de NTV ve CNN Türk yayınlarına konu olan keşmekeş yaşanınca bastırıldı ve hatta konuşulmaması gereken bir konu haline geldi. Bu şekilde konuşulacaksa da konuşulmaması gerektiğini düşünenlerdenim. Ancak konuşmamız gerekiyor. Hem de Cumhurbaşkanı'nın söylediği gibi gammazlıkla değil; bilgi ile konuşmamız gerekiyor.

Anlaşılan o ki, "bize sıra gelene" kadar Türkiye Cumhuriyeti'nin ayıklaması gereken çürükleri çok. Pek hızlı bir şekilde de bu çürükler ayıklanıyor.

Ancak gözler buralara dönene kadar da bu FETÖ'nün ne olduğunu bilmek durumundayız.

1964 yılından beridir faaliyet gösteren bu örgüt, kendini çok iyi bir şekilde "ılımlı İslam", "sevgi hoşgörü", "dinler arası diyalog" ve "eğitim ve barış gönüllüğü" gibi ifadeler ve faaliyetlerle gizlemiş bir örgüttür.

FETÖ'nün bana göre İŞİD'den pek fazla bir farkı yok. Her ikisi de mesiyanik inançlara sahiptir ve dünyayı ele geçireceklerini düşünürler. İŞİD gibi FETÖ de dünya çapında örgütlenmiştir. FETÖ'nün 100'ün üzerinde ülkede örgütlendiği ve yıllık sermaye hareketinin 25 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor.

Korkunç biri büyüklük.

Türkiye'deki illegal çalışmaları 17-25 Aralık sürecinde ortaya çıkmış ve 15 Temmuz Darbe Girişimi ile tam anlamıyla ifşa olmuş durumdadır ancak dünyadaki diğer ülkelerdeki örgütlenmesi içerisinde aynen Türkiye'ye yapmaya çalıştıklarını yapmadığı ne malum? Aynen 17-25 Aralık'ta yaptığı gibi dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve hükümeti hedef alarak yaptığı gibi, dünyanın bir başka ülkesinde ilişkiye girdiği legal ve illegal istihbarat örgütleri ile dinleme ve baskı ile şantajla işler görmeye çalışmadığını ne bileceğiz?

Allah'tan Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde azınlık bir grup bu çatı altında buluşmuş ve darbe girişimi diye nitelendirilen ancak bana göre kanlı bir terör saldırışı olan, hukuk devleti ile demokrasiyi hedef alan 15 Temmuz olayları başarıya ulaşamadı.

24 saat geçemeden bastırılan bu menfur olaylara geri dönülüp bakıldığında, Cumhurbaşkanlığı, Özel Kuvvetler ve birbirinden stratejik ve sembolik hedeflerin saldırıya uğradığı, sivillerin öldürüldüğü, Cumhurbaşkanı ile ailesinin canına kastedildiğini görüyor ve ürperiyoruz.

Türk halkı karşısında bir kez daha şapka çıkartmak isterim. Aynı şekilde Türk siyasetine de. Tüm farklılıklarına rağmen tüm siyasi partiler, tek vücut olmuş, ama veya fakat demeden darbe girişimin karşısında durmuş.

Kimisi şov dedi, siyaset dedi ama kimse Yenikapı'daki gerçekliği inkâr ya da ihmal edemedi. Görebildiğim kadarıyla da Yenikapı ruhu, gerek TBMM'deki işleyişe, Kanun Hükmündeki Kararnamelerin yasalaşması konusundaki uzlaşılara da ışık tutuyor, kılavuz oluyor. Hakkari ve Şırnak'ın il olarak kalması kararı bu ulusal uzlaşının ve bu ruhun sonucudur.

Cumhurbaşkanı Akıncı, geçtiğimiz günlerde KKTC'de FETÖ ve herhangi bir terör örgütünü yuvalanmasına ya da faaliyet göstermesine fırsat verilmeyeceğini söyledi.

Bence de verilmemeli ve en ufak şüpheler, kurunun yanında yaşın da yanmayacağı şekilde değerlendirilmeli.

Türkiye'de bunu yapan FETÖ, bize neler yapar bir düşünsenize.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.