Bu sefer de "bahçe çiti kumpası"

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Bu sefer de "bahçe çiti kumpası"

Geçtiğimiz pazar günü her zamanki gibi uyandım. Ama pazar günümün her zamanki gibi geçmeyeceği ev ahalisinin havasından belliydi.

Kimse benim acele kalkıp markete gitmemi istemedi. İki çocuğumdan herhangi birisi, annelerinin teşvikiyle, "Baba bugün bizi nereye götüreceksiniz?" diye başımda mızmızlanmadı.

Aşağıya indiğimde, kızımın televizyon kumandasını uzatarak, "Al babacığım. İzlemek istediğin bir şey varsa, kanalı değiştir" demesi pek hayra alamet değildi.

Pazar sabahı, "Kahvemi yapar mısın?" demenizi beklemeden, "Kahven hazır" diyen bir eşiniz olursa, başınıza gelecek var demektir.

Aslında, geçtiğimiz pazar günü başıma gelecek olanı öngörmem gerekiyordu. Ama kafa işte, Kıbrıs sorununda ne olacağını öngörmeye, hükümete ömür biçmeye, siyasette yarını bugünden tahmin etmeye çalışmaktan evde bana karşı kurulan kumpasları göremiyorum. Öngöremez oldum.

Geçtiğimiz haftalarda kaleme aldığım, ''Tamirci Manny Kumpası" adlı yazımda da tasvir ettiğim durumun bir benzerinin de benim için sinsice hazırlandığını görememişim.

Bundan birkaç hafta önce yan komşumuz Hüda Hüdaverdi'nin artık yetişkin olan oğulları, Mehmetali ile Mahmut, arkadaşlarının da yardımıyla, bizi ayıran kısa duvarın üzerine bir ahşaptan set çekmişler. Bir bütün gün uğraşmışlar. Keresteler kesilmiş, beton duvara direkler dikilmiş, paneller direklerin üzerine vidalanmış. Güzel bir bahçe çiti ortaya çıkmış.

Onu bir güzel de ahşap boyasıyla cilalamışlar. Çok güzel, dekoratif bir görüntü olmuş.

Ben "Bravo çocuklar çok güzel olmuş elinize sağlık" deyip konuyu kendi dünyamda kapattım.

Ama bu konuyu içten içe devam ettirip, bir şeyler planlayanlar varmış.

"canım...." diye başlayan cümle ile neyle karşı karşıya olduğumu anladım.

Eğer karınız, soru soracakmış gibi ama biraz da sevimli bir edayla cümlesine "canım...." diye başlarsa, derhal kaçmanızı öneririm.

Ben kaçamadım ve kendimi geçtiğimiz haftalardaki tecrübeden, artık açık olduğunu bildiğimiz Gönyeli'deki İsmail Kofalı Hırdavat'ta kereste seçerken buldum.

Neden? Çünkü sağ tarafımızda Hüdaverdilerin yaptığı gibi bir ahşap bahçe çiti, evin sol duvarının üzerine gelmesi, hanımefendinin gündemindeki en önemli konu haline gelmiş bu birkaç hafta içinde.

"Tamirci Manny Kumpası" sürecinde tesisatçı haline sokulan bendeniz, bu sefer anlı şanlı bir marangoz haline getirildim.

Saat 09.00'da hırdavatçının açılmasıyla başlayan süreç saat 16.00'a kadar sürdü.

Bu arada 80'li yıllarda Ralph Macchio'nun oynadığı Karate Kid filmi aklıma geldi. Benan "Bayram tatilinde de boyarız" deyip beni kandırdıktan sonra, kaşla göz arasında gidip satın aldığı boya ile fırçaları elime tutuşturdu ve bin bir zahmetle inşa ettiğim çiti boyamamı da istedi çünkü.

Filmde, Mr. Miyagi genç öğrencisine, arabaları parlatmış, yerleri zımparalatmış ve çiti boyatmıştı. Tabiî bu hareketler içerisinde karate teknikleri gizli idi.

İçimden, "Yaaahhh! diye bağırıp bir iki karate hareketi yapsam, delirdiğimi düşünüp beni rahat bırakır mı?" diye geçirdim ama oralı olmayacağından emin olduğum için şaheser çitimi sessizce boyamaya devam ettim.

Çok zorlandığı için yanan bir matkap, yanlış kesimlerden dolayı zayi olan iki boy kereste, hatalı kullanımdan dolayı eğilip bükülen sayısız vida, acemilikten nereden tutulması bilinmediğinden hasar gören bir başparmak ve iki işaret parmağı sonrasında evimizin sol yanında da bir ahşap çit var artık.

Bu eserin yaratılmasında, ortaokulda seçmeli Fransızca almamak için aldığım ''İş-Teknik Dersi''nin bana kattığı ve hiç kullanmayacağımı düşündüğüm teknik bilgileri veren öğretmenim sevgili Salahi Berkcan'a, ümidimi kaybettiğim anda yardıma koşan Hüdaverdi'lerden, Hüda Hoca, Mehmetali ve Mahmut'a, "Ben de yardım edeyim" diyerek iyi niyetle etrafımda dolanan ve sürekli su ihtiyacımı karşılayan sevgili kızım Fidel'e ve hırdavatçıda Türkçe söylediklerimi hırdavatçılık lisanına çevirip ihtiyaç duyduğum malzemeyi satın almama yardımcı olan satış sorumlusu arkadaşa teşekkür ederim.

Bu arada, "...Evet hayatım. Çit, üzerine çiçek saksısı asılacak kadar sağlam. Merak etme."

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.