Milli Rulet

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.58

$

6.81

A- A A+

Milli Rulet

Allah'tan 2004 dönemini yaşamış gazetecileriz de öyle Türkiye'den gelip 5 yıldızlı otellerde davet üzerine konaklayıp, yazı yazan gazetecileri biliriz.

Binlerce dolarlık hediye fişlerle oyun oynadıktan sonra kalem sallayan, "sallayan derken de tam manasıyla "sallayan" gazeteciler ortaya çıktıkça anlıyorum ki Kıbrıs'ta gerçekten bir referandum olacak.

Yılın 365 günü Erdoğan aleyhine yazan bu kalemlerin Kıbrıs'a getirilmesi ve bu tür yazılar yazması bize Türkiye'yi yönetenlerin Kıbrıs'ta çözüm konusunda samimi olduklarını çok daha net bir şekilde ortaya koyması açısından önemli.

Eğer bu büyük yazarlar, Kıbrıs'a sponsorlu bir gezi tertip edip buralara kadar gelip, bu tür yazılar yazıyorlarsa anlayın ki, tünelin ucundaki ışık göründü.

Abuk subuk maddi hatalarla dolu yazıların, uzun kumar gecelerinin verdiği uykusuzluktan olduğunu düşünmeyin sakın.

Asil Nadir'in Akıncı'dan ihale beklediği, Girne'deki köylerin boşaltılacağı, Besim Tibuk'a ait medya hariç tüm medyanın "Gayrı Milli" ve "AB yardakçısı" olduğu ifadeleri müthiş.

KAYAD'ınaçılımının, onların yazdığı gibi "Kadın Hakları Derneği" değil de "Kadından Yaşama Destek Derneği" olduğunu basit bir Google araması yapmaktan bile aciz olan sözde üstadlar, kendilerine ne denmişse onu yazmışlar.

2004 döneminde bunları da görmüştük. İçimizdekilerden bazı gruplar, Türkiye'den bir grup gazeteciyi çağırır, kendilerine ortak çıkar peşinde olan bir de kallavi sponsor bulurlar, sonra da yemeler içmeler sırasında, Türkiye kamuoyunun duymasını istediklerini kelime kelime yazdırırlar.

Hem Kıbrıs'ta çözüm isteyenleri şikayet ederler, hem de aynı anda Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin Kıbrıs tutumunu eleştirip onları baskı altına almaya çalışırlar.

Serdar Denktaş'ın Cumhurbaşkanı olması halinde ancak adanın kurtulabileceği şeklindeki bir ifadeyle, Serdar Denktaş, bu aptalca operasyonun mimarı olarak gösterilmeye çalışılması üzerine, aptal olmadığını bildiğim halde Başbakan Yardımcısı'nı aradım.

"Bu organizasyonda dahliniz var mı?" diye sordum.

Hiçbir şekilde olmadığını, sadece Onur Öymen'in görüşmek istediğini ancak Cumhurbaşkanı'nın Meclisi bilgilendirdiği ve ayrıca IMF ile randevusunun olduğu güne denk gelmesi nedeniyle randevu veremediğini kaydedip, onun böyle salakça bir operasyona girişmeyeceği ile ilgili kesin kanımı doğrulamış oldu.

Sabahattin Önkibar ve Saygı Öztürk'e buradan sesleneyim bari de, ondan sonra çocuklarımı kaçta okula göndereceğim ile her velinin kafasını bulandıran soruya yanıt aramaya devam edeyim...

Ey meslektaşlar... Lütfen bildiğinizi ve araştırıp öğrendiğinizi yazın. Kıbrıs'a operasyon yapmaya kalkmayın. Kıbrıs Türk halkını aptal yerine koymayın. Siz ve sizin gibiler, yıllardır bunu yapmaya çalıştı diye, Türkiye ile KKTC ilişkileri gerim geriliyor. Gelin gidin, kumarınızı oynayın, yemeğinizi yiyin. Yazacaksanız da Kıbrıs ile ilgili yazacaklarınız gezi yazısı ile sınırlı kalsın. Hele hele "Milli" ile "Gayrı Milli" ayrıştırmasını yapmaya kalkmayın, Kıbrıs Türkü bunu yemez.

O "Milli Rulet" bir gün döner, saygı, kaygıya, aydınlık ise karanlığa döner.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.