Soyer'in Tsipras endişesi ortak endişemiz olmalı

loading
2 Haziran, Salı
£

8.49

7.56

$

6.77

A- A A+

Soyer'in Tsipras endişesi ortak endişemiz olmalı

Koskoca bütçe maratonunun neredeyse yarılandığını ve benim halen Meclis'e gidip havayı koklamadığımı fark ettim dün.

Sabah işlerimi bitirip öğleye doğru, bir de milletvekili yemeği yerim ümidi ile Cumhuriyet Meclisi'ne doğru seğirttim.

Meclis yemekhanesinde birisi ile sohbet ederken, birisi kolumdan dürttü.

Kafamı çevirince, gerçekten içtenlikle sevdiğim bir insan olan eski Başbakan Ferdi Sabit Soyer ile burun buruna geldim.

Ve öğle yemeğini de onunla yedim.

Kıbrıs sorununu yakinen takip ediyoruz ya bu aralar, New York , Mont Pelerin falan, düşünce ve öngörülerimi bu işin üstadı ile teyit ve kontrol etmek için daha iyi bir fırsat olamazdı.

Erdoğan'ın Cenevre'ye gidecek olmasını nasıl değerlendirdiğini sorduğumda, aslında pek de dikkat etmediğimiz bir tehlikeye işaret etti.

Erdoğan'ı tehlike olarak görmüyor eski Başbakan. Bilakis; Erdoğan'ın Cenevre'den bir başarı hikayesi ve Türkiye'nin imajını uluslararası alanda yüceltecek bir başarı ile çıkacağını düşünüyor.

Endişesi, yoldaşı Tsipras ile ilgili.

Tsipras, Yunanistan Başbakanı olunca, bizdeki genç solcular kravatları fora ederken; gün gelecek, Kıbrıs'ta sol denince akla gelebilecek ilk beş isimden birisi olan Ferdi Sabit Soyer'in, Yunan Başbakanı'nın Kıbrıs sorununun çözümünün önünde engel olma potansiyeline sahip olduğunu düşündüğünü rüyalarında görseler hayra yormazlardı herhalde.

Evet, cümle biraz uzun oldu ama öğle yemeğini Ferdi Sabit Soyer ile yedim. Dolayısıyla birkaç gün benden uzun cümle bekleyin. İnşallah Ferdi Bey kadar dolusunu da yazabilmişimdir.

Soyer, Tsipras'ın, Erdoğan ve May'in Cenevre'ye gideceğini açıklamış olmasına rağmen, henüz sesini çıkarmamış olmasını önemli buluyor ve üstüne üstlük bu önemi, endişe ifadeleri ile pekiştiriyor.

Soyer, Tsipras'a yaptığı çağrıda, ilerici, demokrat ve farklılıkların siyasetçisi mi olacağına; yoksa Yunan ulusal meselelerine hapsolmuş küçük bir kahraman olarak mı anılmak istediğine karar vermesi gerektiğini söylerken, ses tonunda Syriza lideri Tsipras ile bir solcu olarak hayal kırıklığına uğradığını belli eden ögeler de yok değildi hani.

Tsipras, Kuzey Kıbrıs'ta yaşayanlar için Kıbrıs sorununun çözümü bağlamında da hayal kırıklığına neden oldu.

O kravatsız, ilerici, genç siyasetçi, Mont Pelerin Zirvesi'nin ikinci safhasını da baltalayıp dinamitlememiş miydi? 5'li zirveye evirilmesi halinde bile sürece katılmayacağını, 5'li zirvede masada olacak konuları zirve için ön şart olarak öne sürmemiş miydi? Yani Soyer, yoldaşı Tsipras ile ilgili endişelerinde çok haklı. Erdoğan'ın masayı devireceği ile ilgili komplo teorileri üretmek yerine, Ege'nin öteki yanındakinin gizli ajandasının ne olduğuna bakmak lazım...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.