Özdağ olarak Saray'a gidip "düzova" olarak çıkmak

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.44

7.59

$

6.81

A- A A+

Özdağ olarak Saray'a gidip "düzova" olarak çıkmak

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya "acemi" demişti.

Sonra dönüp, sözcüsü Barış Burcu için "dönerci" yakıştırması ile aşağılamaya çalışmıştı.

Geçtiğimiz günlerde yeniden geldi.

Bu sefer duymak istediklerini söyleyebileceklerle bir dizi toplantı yaptı.

Bu toplantıları yaparken yanında getirdiği gazetecilere görüşmeleri çektirip, yorumlarda Cumhurbaşkanı için "işbirlikçi" ifadelerini kullanmıştı.

Anladığımız kadarıyla, içinde barındırıp, Kıbrıslı Türklerin canını sıkmak suretiyle dışarıya taşırdığı fırtınayı dindirememiş olacak ki, "Bir de Saray'a gideyim de bu işbirlikçi Cumhurbaşkanı'na haddini bildireyim" diyecek oldu ve randevu istedi.

Ne yalan söyleyeyim ben Cumhurbaşkanı olsam bu kadar anlayışlı ve sükûnet içerisinde davranmazdım ama öğrenebildiğim kadarıyla son derece iyi olmuş, Akıncı'nın Özdağ'ı kabulü.

Cumhurbaşkanı bu süreç içerisinde Özdağ ve şürekâsının kendisi hakkında attığı tweetleri, yaptığı Facebook paylaşımlarını ve açıklamalar aracılığı ile sarf ettiği sözleri, "İşte Dönerci diye aşağılamaya çalıştığınız Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü" diye Barış Burcu'yu takdim ettiği tanışma faslı sonrasında gündeme getirmiş.

Cumhurbaşkanı şu ana kadar Ümit Özdağ'ın söyleyip, söylettiklerini bir bir hatırlatmış ve Özdağ'ın konuya hiçbir şekilde vakıf olmadan, süreci bilmeden, Cumhurbaşkanı ile hiç görüşmeden, sırf Ak Parti'ye muhalefet yapmak amacıyla son derece hassas bir süreci baltalamak suretiyle kurban ettiğini yüzüne beraber söylemiş.

Cumhurbaşkanı son derece sakin bir ses tonuyla, "Böyle demişsiniz ancak bilmiyorsunuz. Konu budur" diyerek Özdağ ve havarilerinin tüm söylediklerinin "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çalışmak" sendromu ürünü olduğunu gözlerinin içine baka baka anlatmış.

Ümit Özdağ ve beraberindekiler, "Bu Kıbrıs'ı satmak isteyen, AKP işbirlikçisi Akıncı'ya ağzının payını verelim" diyerek gittikleri KKTC Cumhurbaşkanlığı'ndan, planlanan görüşmenin bitiş saatinden 45 dakika sonra, ağızlarının payını almış bir şekilde, önler ilikli, başlar eğik, mahcup bir şekilde çıkmış olmaları, bir Kıbrıslı Türk olarak son derece hoşuma gitti doğrusu.

Cumhurbaşkanı ile hatıra fotoğrafı çektirmek için yarışmaları da ayrı bir vaka. Hani işbirlikçi ve acemiydi? Koskoca allame-i cihan profesörü Ümit Özdağ'ın, acemilerle, dönerciler ve işbirlikçilerle aynı karede yer almak istemesini nasıl değerlendirmek gerek, bilemedim.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yı ya da herhangi bir Cumhurbaşkanı'nı ben eleştirebilirim, KKTC'nin Başbakanı eleştirebilir, hatta sosyal medya ishalinden muzdarip olmuş, KKTC'de ikamet etmekte olan ve kaderlerini onun elinde görenler eleştirebilir ancak Türkiye'den gelip, bilip bilmeden ve Kıbrıs hassasiyeti ile değil; tamamen kendi ülkesindeki hassasiyetler için asıp kesmek, kabul edilebilecek bir şey değil.

Bu vaka ve Akıncı'nın Özdağ ve şürekâsına verdiği ders, umarım herkese örnek olur ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup, Kıbrıs Türk halkının seçilmişlerine hakaret etmeye yeltenen başka birisi çıkmaz.

Yoksa böyle "Özdağ" olarak Saray'a girer, "düzova" olarak çıkarsınız.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.