Nice 18 yıllara

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.51

7.66

$

6.76

A- A A+

Nice 18 yıllara

18 yıl önce böyle bir gündü.

Dome Hotel'i hala devlet çalıştırıyordu.

Peçete içine sarılmış bademli pastiş halen düğünler için en lüks ikramdı. Hatta tepside sigara da ikram ediliyordu tebrik edene.

Yemekli düğün binde bir olurdu.

Düğün fotoğrafçıları yoktu mesela. Harun Uçar ve Birol Bebek'e rica etmiştik, fotoğraflarımızı çekmişlerdi.

Babam sağdı ve hiç evlenmeyip, serseri olacak diye düşündüğü oğlu evleniyordu. Hem de bir anda kanının kaynadığı, sürekli gülümsediği için "Happy'ciktir" diye tarif ettiği sıcakkanlı bir kızla.

Bende daha saç vardı o zaman hem de renkleri koyu kahveydi.

Düğünleri videocular VHS kasete çeker, düğün sonunda parasını alır kaseti teslim ederdi. Öyle montaj, çocukluk fotoğraflarını içeren kısa filmler yapılmazdı.

İşte öyle bir gecede, hakkında çokça yazılar yazıp şaka yollu şikayetçi olduğum ama aslında herkesin hikayesini anlattığım eşim Benan ile dünyaevine girdik.

Ondan sonra hiç yanımdan ayrılmadı. Ya da beni hiç yanından ayırmadı.

İki tane pırlanta gibi çocuk verdi. Vermekle kalmadı, onları büyütmek ve doğru insan olmalarını sağlamak adına işin büyük bir kısmını o yürütüyor. Hem de en az benim kadar yoğun çalıştığı halde.

Her şeyden önce benim gibi bir adamı tam 18 yıldır çekiyor.

Sesini çıkarmadan çekiyor, diyecektim ama yalan olurdu.

Sesini çıkarıyor hem de en yüksek perdeden ama benim gibi seyahati bitmeyen, gece mesaisinin sonu olmayan, ne saat nerede olacağı belli olmayan düzensiz ve zor bir adamla bir evlilik sürdürmeyi de başarıyor.

Benan ile ilgili yazılarım hep mizahla dolu oluyor ve ne mutlu ki, onunla ilgili mizahi eleştirilere de herkesten fazla o gülüyor.

Madem maksat güldürmek. Çünkü benim karım gerçekten çok güzel gülüyor, bir fıkra anlatalım, günün anlam ve önemine uygun olan.

Adamın biri karısı ile 60 yıl evli kalır. Karı koca arasında hiçbir sır yoktur. Sadece kadına ait bir dolapta bir ayakkabı kutusu var ve kocasının o ayakkabı kutusuna bakması yasaktı.

Kadın artık ölüm döşeğindedir. Kocasına ayakkabı kutusunu getirmesini söyler. Birlikte kutuyu açarlar.

Kutunun içinde el yapımı bezden bir bebek var. Bir de 100 bin dolar.

Adam bunun ne anlama geldiğini sorar.

Kadın usulca anlatır: "Annem, 'kocana her kızdığında, onunla kavga etme, bezden bir bebek yap' diye öğüt verdi ilk evlendiğimizde.''

Adam mutlu bir şekilde, "Demek ki bana bir sefer kızmışsın koskoca 60 yılda" demiş ve paranın ne olduğunu sormuş.

Kadın, "O para da 60 yıl boyunca yaptığım bebeklerin satışından elde ettiğim para" demiş.

Nice senelere karıcığım...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.