"Özersay lalettayin bir kişi değil" sözü halen geçerli mi?

loading
27 Eylül, Pazar
£

9.77

8.92

$

7.66

A- A A+

"Özersay lalettayin bir kişi değil" sözü halen geçerli mi?

Halkın Partisi'nin 1'inci Olağanüstü Kongresi'ni izledim dün. Sanayi Odası'nın salonunu dolduran, kendini açık eden HP'lileri uzunca sayılabilecek bir süre gözlemledim. Çoğu genç, aralara serpiştirilmiş tecrübeli isimlerden oluşan bir kadro oluşturmuşlar. Bu kadronun ülke yönetimini sırtlanacak bir kapasitesinin olup olmadığı ayrı, uzun ve çok yönlü yapılabilecek bir tartışma konusudur. Ancak şunu söylemekle yetineyim, şu ana kadar ülkeyi yönetenlerin ülkeyi yönetme kapasitesi de aynı şekilde bir tartışma konusudur.

Kudret Özersay dünü bugünü belli bir arkadaş.

Bilgi kapasitesini hep övmüş, ne kadar dolu olduğunu ifade etmiş birisiyim. Ancak KKTC siyasetine ne kadar ayak uydurabileceği, uydurmayacağı iddiasında olduğunu bildiğimden, KKTC siyasetini ne kadar değiştirebileceği ya da yön verebileceği hep en büyük soru işaretim olmuştur. Siyaseti değiştirmek için, siyasi erki ele geçirmek, onu yapmak için ise mevcut siyasi oyunu oynamak gerektiği gerçeği ortada çünkü. Bu denge ve dozaj nasıl ayarlanacak onu zaman gösterecek.

Gelelim yazının başlığına girmeye hak kazanacak söze.

"Kudret Özersaylalettayin bir adam değildir" sözünü dönemin Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu söylemişti.

Bu sözleri 2011 yılında Dışişleri Bakanı olan bugünkü Başbakan Hüseyin Özgürgün'ün yaptığı bir basın toplantısında sarf ettiği sözler üzerine ortaya çıkmıştı.

Özersay, Güney Kıbrıs'ın Noble Enerji'nin doğalgaz çalışmalarını başlatması üzerine Ankara'da birtakım görüşmeler yapmış ve onun üzerine de oradan birtakım önemli açıklamalar yapmıştı. Özgürgün ise, Özersay'ı kastederek, "Yetkisiz şahıslar tarafından yapılan açıklamalara ve yorumlara kamuoyunun itibar etmemesi önemle rica olunur" demişti.

New York yolunda Ercan'da bir açıklama yapan dönemin Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, özel temsilcisi Kudret Özersay'a sahip çıkarak, "Şu bilinmelidir ki Kudret Özersaylalettayinbir kişi değildir..." demişti.

Şimdi sorular şunlar.

3'üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kudret Özersay'ınlalettayinbir kişi olmadığını halen düşünüyor mu?

Peki Eroğlu'nun Cumhurbaşkanı ve Özgürgün'ün Dışişleri Bakanı olduğu dönemde iki politikacı arasındaki gerginlik başka bir formatta yeniden var oldu mu?

Bu soruların yanıtını bilenler, Halkın Partisi'nin muhtemel bir seçimdeki başarı düzeyini de ölçebilirler diye düşünürüm.

Bu soruların yanıtları da az önce konu ettiğim, "siyaseti değiştirmek için ilk önce siyasi erki ele geçirmek gerektiği" kısır döngüsünü kırabilecek önemli bir unsura işaret ettiğini görüyorum.

Bu hatırlatmadan sonra, Halkın Partisi'nin Olağanüstü Kongresi'nin sonuçlarının, Halkın Partisi'ni ülkenin kurtarıcısı olarak görenlere hayırlı olmasını dilerim.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.