Mağusa Hastanesi'nin Florence Nightingale (!)'i

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.55

$

6.82

A- A A+

Mağusa Hastanesi'nin Florence Nightingale (!)'i

Mağusa Devlet Hastanesi'nde görevli bir hemşire, hemşirelere ait su sebilinden bir bardak su alan yaşlı hasta yakınını azarlayınca, kadın hıçkırıklara boğuluyor ve tesadüfen orada bulunan bir başka hasta yakını olayı videoya çekip sosyal medyada paylaşıyor.

Başhekim bu işe fena içerlemiş, "Neden sosyal medya ya da medyada paylaşılıyor da bize şikayette bulunmuyor" diye kendisini arayan medya mensuplarına sitem etmiş.

Ben hemen yanıt vereyim.

Nasıl bir operasyon yürüttüğünüz belli sayın başhekim. Yakını hasta olan, yaşlı bir kadıncağıza, bir bardak su için eziyet eden personelinizi gören size şikayete gelir mi? Ben olsam gelmem. Hastalara bu şekilde davranabilen hemşiresi olan bir hastanenin başhekiminden ne medet umabilirim ki? Ben ya da yakınım zaten hasta. Moralimiz bozuk. O hastaneden sağ çıkıp çıkmayacağımızı bilmiyoruz. Bir de kendini Tanrı zanneden bir hemşirenin azarını mı işiteceğim? Hem de maaşı benden kesilen vergilerle ödendiği halde bana hizmet etmek için orada olduğunu unutup, bana moral ve destek vermesi gerekirken afra tafrasını mı dinleyeceğim?

Sizin bu olayın üzerini örtmek konusundaki hassasiyetinizi anlayabiliyorum. Siz kendiniz, daha önce de buna benzer olaylar olduğunu ancak kendi içinizde bunları çözdüğünüzü söylemişsiniz. Çözememişsiniz demek ki. Ekibinizdeki hemşirelerden birisi hala hasta ve yakınlarına eziyet edebiliyor. Çözülmemiş demek. Çözememişsiniz demek sayın başhekim.

Hemşireye kızmıyorum. İnsanlıktan nasibini pek almamışa benziyor.

Onu orada çalıştıran ve bunları yapmasına göz yuman da.

Eminim, kamera kayıtlarına bakılacak, görgü tanığı diğer hemşirelere sorulacak ve gözü yaşlı kadın kabahatli çıkacak. Ağlaması "numara" denecek ve biz de bunu yutacağız.

Sayın Bakan'a da bir iki bir şey söyleyeyim de içimde kalmasın.

Sayın Bakan bu işin takipçisi olacağız.

Örtbas ya da cezasızlık halinde bunu gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Hele hele bu olay medyada yankı bulduğu bugünlerde, o zavallı kadıncağıza "Neden bizi şikayet ettin. Biz sana gösteririz" türünden baskılar gelirse ve kendisi ya da hastası kötü muamele görürse bunun vebali sizin boynunuzda olur.

Dünyadaki uygulamalardan bahsetmişsiniz açıklamanızda. Ve buna benzer olaylarda yapanın yanında kalmadığını ifade etmişsiniz. Çok doğru.

Sayın Bakan kişisel ricamdır.

Ne olur bize bu ülkenin söylendiği gibi bir "Muz Cumhuriyeti" değil, insan haklarını her şeyin üzerinde tutan, hasta haklarına saygılı ve "yapanın yanına kalmadığı" bir ülke olduğunu gösterin.

Hemşire hanıma da bir çift lafım olsun da daha fazla sinirlenmeden bu sütunu bugünlük tamamlayayım.

Hemşire hanım, göreviniz hasta ve hasta yakınlarının tüm ihtiyaçlarını gidermek ve hastanede bulundukları o sıkıntılı günlerinde onları rahatlatmak, acı ve sıkıntılarını hafifletmek. Bunun için para alıyorsunuz. Eğer Florence Nightingale gibi müstesna bir tarihsel karakter ile özdeşleşen mesleğinizi sevmiyor ya da hakkıyla yapamıyorsanız, yapmayın. Başka bir iş bulun kendinize.

Çünkü Florence Nightingale, Kırım Savaşı sırasında kendi parasıyla hastalarının sindirebileceği yemek üreten bir mutfak kurmuş ve su içemeyecek durumda olan hastalarına, yine kendi bulduğu su kaynağından kaşıkla su içirmesiyle ünlü bir hemşireydi. Sebilinden bir bardak su alan hasta yakını azarlayan bir hemşire değildi.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.