Uçak fobisi ve türbülans fırçası

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.49

7.62

$

6.76

A- A A+

Uçak fobisi ve türbülans fırçası

Hiç İngiltere topraklarına ayak basmamış İngiliz vatandaşı olur mu? Olur.

Çocuklarım benim İngiliz yurttaşlığım nedeniyle otomatik olarak Büyük Britanya tabiiyetine geçtiler ancak hiç İngiltere'ye gitmemişlerdi.

Bu anomaliyi düzeltmek ve "Fidel, Türk Maarif Koleji Giriş Sınavı'nı kazan seni Londra'ya götüreceğim" şeklinde boş bulunup verdiğim ve sürekli hatırlatılan sözü yerine getirip "yalancı baba" durumuna düşmemek için geçtiğimiz günlerde bir beş günlük Londra seyahati planlayıp uygulamaya koyduk.

Hepimiz için sınav olacaktı bu. Düşünün 5 gün boyunca 24 saati birlikte geçireceğiz. Kıbrıs'taki yoğun tempolarımızda günlük birkaç saati geçmeyen ve hafta sonları ile sınırlı birlikteliklerimizde, benim pazar yazılarıma, onun da arkadaş toplantılarına bol bol malzeme çıkarken, 24 saat ciddi zaman olacaktı.

Ama oraya gelen kadar bir uçak maceramız var ki sormayın.

Uçak fobisi nedir bilir misiniz?

Ben bilmem. Hatta uçaklar en rahat ettiğim yerlerdir. Telefon çalmaz. Zamanla yarışıp iş yetiştirmek gibi sürekli muzdarip olduğum gaile yerine, vakit geçirmek için uğraşlar aradığım yerlerdir uçaklar.

Eşim Benan'ın uçaklarla ilişkisi benimkinin tamamen zıddı.

Bundan birkaç yıl önce yanında oturan yaşlı adama, ''Çok özür dilerim. Çok korkuyorum. Kolunuza girebilir miyim" demişliği bile vardır. Adam ünlü avukat Menteş Aziz çıkınca, "Hoppalaa bütün hukuk camiasına rezil olduk. Rasıh Reşat'ın eşiyim demese bari" diye dua ettim. Allah'tan Menteş Bey, "korkma kızım" türünden öğütler vererek anlayışlı davranmıştı.

Benan uçağa bineceği günden bir gün önce hareketleri değişmeye başlar. Uçakta çocuklarla asla ilgilenmez. Konuşmaz, sorulan sorulara cevap vermez.

Uçağın kalkışı ve inişi sırasında, önündeki yolcuyu rahatsız edeceğini hiç aklına getirmeden öndeki koltuğun arkalığını sıkıca kavrar. Uçak düşecek olursa, onun koltuğu tutması sayesinde sıkıntı olmayacakmış gibi davranır.

Görüntü aynen Madagascar animasyon filminde penguenlerin kullandığı, maymunların tamir ettiği uçakta yolcu olarak bulunan Alex adlı aslanın, acil iniş sonrası önündeki koltuğa tutunmakla yetinmeyip, kocaman bir de ısırık aldığı sahne gibi. "Madagaskar 2 Penguen Havayolları" diye aratırsanız, filmi izlemeyenler ne demek istediğimi ve bizim çocuklarla birlikte nasıl Benan'la bu anlamda dalga geçtiğimiz daha iyi anlayacaklardır.

Bu öndeki koltuğu sıkıca kavraması sırasında önünde oturan insanların kafasına dokunmuşluğu dahi vardır. Bir seferinde istem dışı yaptığı harekete saçı az bir adamcağız maruz kalmıştı. Adamcağıza, "Kusura bakmayın karım ne yaptığını bilmiyor" da diyemedik. Düşünün içine düştüğüm durumu.

Kaderin cilvesi, Londra dönüşü önündeki koltukta ben oturmak durumunda kaldım. "Aman önümde yabancı birisi oturuyor elime koluma sahip olayım" çekincesi de ortadan kalktığı için sürekli arkadan bir dürtmedir gitti.

Parmağı ile dürtüp tam gözümün dalıp kestireceğim sırada, "Canım neden uçak dağlara bu kadar yakın uçuyor?" gibi ayağı karaya bassa sormayacağı soruları bir bir sordu. Bir uçak dolusu insanın içinde arkaya dönüp, "Kadın. Onlar Alp Dağları. Yüksektirler. Yüksek yerlerin üzerinde uçtuğu için adına uçak diyorlar" diyemedik tabi.

Hatta bir ara uçak minik bir türbülansa girdiğinde sanki suçlusu benmişim gibi "Bu ne be Rasıh şimdi?" diye fırça bile yedim.

Oturma düzeninde ben Fidel ile, o da 6 yaşındaki oğlumuz Demir ile oturdu. Demir annesinden havada olduğumuz süre boyunca hiç ilgi göremediği için çocukcağız, diğer yanında oturan ve golf tatili için Kıbrıs'a giden 60 yaşlarında bir İngiliz ile ahbap olmak zorunda kaldı.

Neticede sürekli tatil hayali kuran ancak uçağa binmekten bu kadar korkan bir başkası var mı bilemem.

Ha bu arada aynı dertten muzdarip BRT'de haber yönetmeni Manolya Kutay ile eşim Benan'ın uçak fobisini tedavi edebilecek ve grup indirimi uygulayacak bir uzman aradığımı da burada belirtmek isterim.

Sanırım daha Londra'ya gitmeden uçakta birikenler, Londra'da biriktirdiklerimi bir başka pazar yazısına bırakmama neden oldu.

Herkese iyi pazarlar.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.