Straw ve Pope'a kulak verelim

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Straw ve Pope'a kulak verelim

Jack Straw, İngiltere Dışişleri Bakanı iken Kıbrıs'a gelmişti. Dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile KKTC Cumhurbaşkanlığı'nda görüştüğü günü çok iyi hatırlıyorum. 11 yıl önceydi.

Rumlar, İngiliz Dışişleri Bakanı'nın, Kuzey'e geçeceğini ve KKTC Cumhurbaşkanı ile görüşeceğini duyurması üzerine deliye dönmüşlerdi.

Straw, dönemin Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu ile görüştükten sonra kalabalık bir Rum protestocu grubu ile karşılaşmış ve "Straw utan" , "Türk askeri Ada'dan dışarı" , "İngiltere ve Amerika politikalarını Kıbrıs'ta istemiyoruz" şeklinde sloganlar atmışlar; ellerinde fesli, Türk bayraklı bir Straw fotoğrafı tutmuşlardı. Hatta İngiliz bakanı taşıyan konvoyun önüne atlayan bir Rum gösterici, araçların durmaması üzerine yaralanmıştı.

Straw'un şoför ve korumaları, Cumhurbaşkanlığı'nın bahçesinde KKTC bayrağı ile İngiliz bayrağının aynı karede çıkmaması için, Jaguar makam arabasının üzerindeki flamayı bile, arabaya yaklaşan foto muhabirlerinin niyetini anlayınca apar topar çıkarmışlardı.

Birkaç yıl sonra Türkiye'nin o dönemki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Devlet Nişanı ile ödüllendirilen Straw'un, Ledra Palas Hotel'deki basın toplantısını da net hatırlıyorum.

Straw, dün Türkiye'de bir konuşma yapmış. Kıbrıs ile ilgili bir soru üzerine de ilginç ve bana göre döneme son derece uygun ifadelerde bulunmuş, aslında tüm Kıbrıs sorununun yakın tarihini de özetlemiş oldu.

"Kıbrıs'ın AB'ye üye olmasına izin vererek büyük bir hata yaptık. 2004'te yaşandı bu. Papadopulos yönetiminde Kıbrıslı Rumlar için böyle bir karar verdiler. Bu durum, Rumların eline daha çok kart verdi. Statükoyu değiştirmekle ilgili istekleri de azaldı. Barış görüşmelerinde ılımlı liderlerin olması her zaman fayda sağlayacaktır. Barış görüşmelerinin yeniden başlamasını umut ediyorum" gibi sözlerinden sonra asıl dikkati çeken ifadeleri geldi.

Uluslararası camianın artık Kıbrıs'ın ikiye ayrılması konusunu değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Straw, "İnsanlar hemen 'Bunu yapamazsınız' diyorlar. Dünyanın birçok yerinde yapılmış bir şey" diye de devam etti.

Straw, uluslararası camianın Kıbrıslı Rumlara net bir şey söylemesi gerektiğini, " 'Görüşmelere başlamazsanız, uluslararası camia bu bölünmeyi onaylayacak.' Belki böyle bir şey söylenirse görüşmeler daha hızlı başlayabilir" söyledi.

Bunu biraz düşünelim.

Bölünme ya da ayrılma derken, Straw aslında bugün görüşülen şeyi tarif de edebiliyor olabilir.

Yani iki kurucu devlet olacak, eşit olacak. Sınırları olacak. Bir de merkezi ancak çok da güçlü olmayan ve bir takım yetkilerini de Brüksel'e devretmiş bir federal yapı.

İngilizlerin, "Food for thought" dediği düşünce gıdası gibi bir şey bu.

Düşünelim yani.

2013 yılında Uluslararası Kriz Grubu yöneticisi, yine bir İngiliz Hugh Pope, bir raporunda, "Belki de müzakere edilmiş bir ayrılık, Kıbrıs için doğru bir çözüm modelidir" mealinde ilginç bir saptama yapmıştı.

O günlerde, aralarında benim de olduğum birçok kişi Pope'u çarmıha germek istiyordu ama şimdi öngörüleri karşısında şapka çıkarmak istiyorum.

Ne bileyim, bu görevde olan ve politika yapanlara değil; işi bilen ve bu konuda çalışmış İngilizlere kulak vermek lazım diye düşünürüm.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.