Veleddalin Amin

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.47

7.59

$

6.76

A- A A+

Veleddalin Amin

Eide, ''Liderler arasında ortak zemin bulamadık'' derken neyi kastetti, anlamadım doğrusu.

Zaten 11 Şubat zemini yok muydu?

Hadi onu beğenmedik diyelim. Cenevre Konferansı sonrasındaki mutabakat metni de önemli bir zemindi.

Neden zemin aranıyordu ki?

Neden Eide, zemini kaydıran ya da değiştirmeye çalışanı açık etmeden, mevcut zemine ve mutabakatlara sıkı sıkıya bağlı ile oyun devam ederken, kuralları gözden geçirmeye çalışanları ya da 'dereyi geçerken at değiştirenleri' birbirinden ayırmadı ve 'sanki yeni bir zemine ihtiyaç varmış gibi' zemin bulunamadığını söyledi?

Hristodulidis'in, ''Henüz her şey bitmedi, biz buradayız'' gibi Güney'deki tribünlere oynayamaya yönelik söylemleri ile ara bölgede çözüm için toplaşanları ziyarete gidebileceğini açıklaması, aslında bu iki yıllık süreci bir seçime malzeme yapmaya çalıştıklarının bariz işaretleridir.

Seçim demişken… DISI'nin Anastasiadis, diğerlerinin de Papadopulos ile yürüyecekleri netleşmişken, AKEL'in tavrı henüz kesin olmamakla birlikte orasının ciddi bir karmaşa içinde olduğunu duyuyoruz.

Aynı Vasiliu gibi servet sahibi bir iş insanı olan Mike Spanos'un adı AKEL kulislerinde dolaşırken, Kiprianu ile Hristofyas'ın ters düştüğü ve Kiprianu, Spanos derken, Hristofyas'ın Yakovu'yu adaylığa hazırladığı gelen bilgiler arasında. Orada da işler karışık anlayacağınız.

Eide, süreçle ilgili 'El Fatiha' dedikten sonraki olasılıklara bir bakalım.

Öncelikle şunu söyleyeyim:

Bir mutabakatla, bazı sivrilerin söylediğinin aksine, Güney Kıbrıs'taki seçimlerden sonraya müzakerelerin ertelenmesi pek mümkün değil.

Beyefendinin seçimlerinden sonra aynı ön şartlarla masaya gelmeyeceğini mi zannediyor bazı arkadaşlar?

Öyle ise Anastasiadis'in 'süreci seçimlere malzeme yaptığını' da peşinen kabul etmiş olmazlar mı?

Bir ihtimal… Eide, Guterres'e gider ve durumu anlatır. Gutteres de liderleri arayıp, 'hop ne yapıyorsunuz, bütün dünya sizinle mi uğraşacak?' tadında bir şeyler söyler.

Tabiî bu, Eide'nin vereceği raporun içeriği ile ilgili. Ciddi bir zemin varken, ''Zemin bulunamadı'' diye zırlayan birisinin nasıl bir rapor vereceği ile ilgili endişelerimi de burada not etmiş olayım.

Felaket tellallığı yapmayı sevmem ama bu noktada benden önce 'resmi tellallar' görevlerini fazlasıyla yerine getirmiş durumdalar. O yüzden rahatım.

Eide Fatiha'yı okudu, bize de şimdilik 'Veleddalin Amin' demek kaldı.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.