Ercan tahsilatı ve Denktaş'ın okkası

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.41

7.57

$

6.82

A- A A+

Ercan tahsilatı ve Denktaş'ın okkası

Atlas-Jet'in, Ercan'ı elinde bulunduran T&T Havalimanı İşletmesi'ne borcu olduğu ve T&T'nin bu borcu tahsil etmek için uçuşları durdurma noktasına geldiği ile ilgili haberler okuyoruz.

Okuduğumuz haberin detayları arasında, Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst'ün bu tahsilatın gerçekleşmesi için aracılık ettiği ve tam turizm sezonunun başlayacağı bir dönemde uçuşların sekteye uğramaması için çaba gösterdiğini de okuduk.

Bu noktada Ulaştırma Bakanı olarak Kemal Beye teşekkür etmek gerekir. Uçak biletleri ateş pahası diye hayıflanırken, adamıza uçan bir havayolu şirketinin uçuşlarının durdurulmasına bir şekilde engel olduğu için.

Ama diğer taraftan da Atlas Jet'in de aldığı hizmetin parasını, hizmet aldığı T&T'ye ödemesi gerekiyor.

Bunda herkes mutabık.

Ancak, T&T eğer 'ben tahsilat yapamazsam sizin paranızı da ödemem. O nedenle devreye girin ve bu parayı benim adıma tahsil edin. Yoksa devlet olarak avcunuzu yalarsınız' şeklinde bir yaklaşım içindeyse, bu son derece yanlış olur.

Evet Ulaştırma Bakanı'nın iyi niyetinden şüphemiz yok. Ülkeye ulaşımda bir sorun olacağını önceden görüp müdahil oldu. Ancak, özelleştirdiğimiz, Sivil Havacılık aracılığı ile uçuş iznini halen devlet olarak verdiğimiz uçaklara verilen hizmetin karşılığını almak ile devletin Ercan'daki cirodan payını alması ayrı şeyler.

Bunu unutmamak ve kanımca unutturmamak lazım.

Devlet, Emrullah Turanlı'nın tahsilatçısı değil. Bilakis; ortağı ve bir ölçüde de patronudur.

T&T'nin, KKTC devleti ile yaptığı sözleşmeye uyması bizim için esastır. Havayolu şirketlerinin T&T ile yaptığı sözleşmelere uyup uymamaları ise Emrullah Beyin kendi meselesidir.

Birbirinden bağımsız olarak ödemelerini de tahsilatlarını da düzgün bir şekilde yapsın. Attığı imzalar bunu gerektiriyor.

***

İlk kez bir üniversiteye arazi verildi değil mi ülkemizde?

İTÜ, ODTÜ ve diğerleri… Ha Türkiye'den gelince tamam da bu ülkenin bir evladına verilirse tamam değil mi? Soyadı Denktaş diye bu adam çalışmasın. İş yapmasın mı?

İlk kez askeri bölge olmaktan çıkarılıp, sosyal ya da ticari hayata bir arazi kazandırıldı. Öyle mi?

Türkiye'den ya da başka ülkelerden gelen yatırımcılar için böyle bir uygulama hiç mi yapılmadı ülkemizde?

Saysam onlarca sayarım şimdi.

Yaygaranın büyüğü koptu. İsim Denktaş ya. Ondandır 'herhalde.'

Okkası hep ağır oldu bu soyadının.

Sanki kurulacak üniversiteyi, sırtlanıp başka bir ülkeye götürecek sonunda ya da Rauf Denktaş adını verdiği üniversiteyi, adıyla birlikte bir başkasına satacak sanki.

Anlamakta güçlük çekiyorum.

Kurulacak bir üniversitede kimler çalışacak? Biz.

Yurt dışından gelen öğrencilerden alınacak okul harcı nerede harcanacak? Burada tabiî ki.

Peki gelecek öğrencilerin burada kaldıkları süre boyunca yapacakları harcamalar kimlerin cebine girecek? Bölge esnafının tabiî ki.

Yaygara niye peki?

Nedeni belli.

Peki yaygarayı basanlar ya da 'basılması için düğmeye basanlar'...

Onlar kimler?

Hepimiz biliyoruz.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.