"Go bag"ım hazır, gözüm Özgürgün'de

loading
2 Haziran, Salı
£

8.49

7.56

$

6.77

A- A A+

"Go bag"ım hazır, gözüm Özgürgün'de

Bayram boşluğunu fırsat bilerek Girne Limanı'nda dolanırken, sağlı sollu mekanlarda oturan tanıdıklar beni gördüklerinde, "Rasıh Bey, Crans Montana'ya gidiyorsunuz değil mi?" diye sorup durdular. İlk sorana, "Yok, bu sefer gitmiyorum" diye yanıt verdiğimde aldığım tepki, beni biraz da düşünmeye itti doğrusu.

Karşımdaki kişi, "Bir şey olacağına inanmıyor musunuz? O nedenle mi bu sefer gitmiyorsunuz?" diye sorduğunda, gitmeyip, yerime Ulaş Barış ile birlikte Haber Müdiremiz Canan Onurer'i görevlendirmiş olma kararımın, bu şekilde algılanacağını düşünmemiştim doğrusu.

New York'taki ilk zirveden itibaren her zirveye Kıbrıs Postası adına katıldım. New York, Mont Pelerin I, Mont Pelerin II ve Cenevre Kıbrıs Konferansı. Hepsinde vardım. En uzunu, 8 gün ile New York'tu.

Crans Montana'nın haftalarca sürebileceği gerçeği, doğrusunu söylemek gerekirse, habercilik dışında da işleri görev tanımında barındıran birisi olarak o kadar gazeteden uzak kalmamın mümkün olmayacağını düşünerek aldığım bir karar olduğunu buradan söylemiş olayım da "sürece inanmadığım" yanlış algısı oluşmasın.

Bir diğer taraftan da sürece inanmak ya da inanmamak zaten hiçbir gazetecinin bu gibi zirveleri izleyip izlememe konusundaki kararını etkilemez. Sürecin bir noktaya varıp varmayacağı gazeteci için önemli değil, sürecin nasıl gelişeceğini okuyucu ve izleyicilerine iletmektir esas olan.

"Bir şey çıkmaz, gitmiyorum" diyen, gazeteci değil; olsa olsa 'gazeteci kılığındaki aktivist'tir. Aynı şey, "Bir şey olacak. O nedenle mutlaka orada olmalıyım" diyen için de geçerlidir.

Gazeteci, okuyucuların ve izleyicilerin haber ve bilgi sahibi olması için orada olur.

Kıbrıs Postası okuyucusu ve takipçisi, bu anlamda emin ellerde çünkü Canan Onurer ve Ulaş Barış, Crans Montana'da şu an.

Uluslararası gazetelerin Dış Haberler Büroları'nda çalışanların odalarında, "Go Bag" dedikleri bir çanta bulunur hep.

Bu "Go bag" ani gelişmelerde, eve uğrayıp bavul hazırlamak için zaman kaybetmeden, hemen yola çıkıp olay yerine gitmek için hazır tutulan bir çantadır.

"Go Bag"da en az beş günlük kıyafet ihtiyacı bulunur.

Bugün manşete taşıdığımız müzakere heyeti eski üyesi, UBP Dış İlişkiler Sorumlusu dostum Oğuzhan Hasipoğlu'nun değerlendirmelerine bakılırsa, benim de "Go Bag"ımı güncelleyip hazır hale getirmem gerekecek gibi görünüyor.

Yani Başbakan Hüseyin Özgürgün'ün, "Önemli bir gelişme olursa gideceğim" demesinin altında yatan bir hissiyat ya da bir bilgi mi var bilemem ama yukarıda söylediklerimle belki de çelişecek şekilde "Go Bag"ım hazır, gözüm Başbakan Hüseyin Özgürgün'ün üzerinde bekliyor olacağım bu hafta.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.