"Faşizan" düşünceler... Çaresizlikten ödü kopan babalar

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

"Faşizan" düşünceler... Çaresizlikten ödü kopan babalar

Sosyal medya ishalinde mustaripler söylemeden ben söyleyeyim de rahat etsinler. Bundan sonra okuyacakları, onlara göre "Faşizan düşünceler demetidir", bana göre ise "çaresizlikten ödü kopan bir babanın hissiyatı"

Pazar günü Arasta'da ailece atılacak bir tur, çocukların McDonalds isteği ile Uzun Yol'a yöneldi.

Barikatı geçtikten sonra, yerlerde atılı duran ELAM imzalı el ilanlarına gözüm ilişti. Kanlı bir Kıbrıs haritası, Rumca bir slogan ve 20 Temmuz tarihi.

Belli ki ELAM 20 Temmuz'da bir şeyler tertip edecek.

Yalnız olunca başınızın çaresine bir türlü bakabileceğini düşünürsünüz ancak çocuklarla birlikte olunca, aklınıza acayip acayip şeyler geliyor.

Bir olay çıkarsa, "ben bu çocuklarla ne yaparım? Onları nasıl korurum? Çocuklarımı güvenli bölgeye en hızlı nasıl ulaştırırım? Bir sıkıntı anında kime başvurur kimin güvencesine sığınırım" diye gayri ihtiyari kafamdan geçirdim. Çocukları yok yere korkutmamak ve paranoyam nedeniyle onları McDonalds ziyafetlerinden mahrum etmemek için yürümeye devam ettim.

O gün bugündür de her nedense güvenlikle ilgili kafamı kurcalayan şeyler var.

Kıbrıs'ta iki bölgeli iki toplumlu federal bir çözüm olmasını isteyenlerdenim. Ya da isteyenlerdendim. Umut kalmayınca istek de yok oluyor ne yazık ki.

Son birkaç gündür müzakerelerin merkezine yakın isimlerle doğrudan kontağı olanlarla sohbet ettiğimde, onların bile "iyi olmamış. Olsaydı da bunlarla yürütemezdik" dediklerini işitince, aslında paranoyamın çok da yersiz olmadığına kendimi inandırıyorum.

Dün 11 Temmuz'du mesela.

15 Temmuz, 20 Temmuz gibi tarihler varken pek kimse hatırlamaz 11 Temmuz'u ve peşi sıra gelen günlerin tarihte ne kadar önemli olduğunu.

Bana da internet hatırlattı, Srebrenitsa Katliamının 22. yıldönümü olduğunu…

Tabi internet elinin altında olunca bakıyorsunuz. Birtakım videolar. Küçük çocuklarından ayrı düşmüş ve akıbetlerini bilmediklerinden ağlayan koca koca adamlar.

Bir kez daha, Eski Yogoslavya ile ilgili kurulan uluslararası savaş suçları mahkemesinin tutanaklarından alınan kan dondurucu ifadelerden bazılarını okudum.

BM'nin Hollandalı askerlerinin 9 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz edilirken walkman ile müzik dinlediğini, diğer taraftan Sırp askerleri tarafından, ağladığı için kucağından alınıp boğazı kesilen bir bebeğin annesinin aklını kaçırdığı anın tarif edildiği ifadeyi okudum bir kez daha…

Bu yazı "Evet görüşmeler çöktü o nedenle yazılmış bir yazı" olmadığını söyleme ihtiyacı duyuyorum bir kez daha. Beni tanıyanlar faşist bir dünya görüşüne sahip olmadığımı da pekala bilirler.

Bu yazı, gün gelir, işlediği suçlar nedeniyle hakkındaki kararın bu yılın Ekim ayında verilmesi beklenen RadkoMladic gibi bir akıl hastası çıkar, arkasına Sırp Paramilitergrup TheScorpions gibi bir grubu alırsa, bir baba olarak ne yaparım ile ilgili bir yazıdır. Sırtımı kime dayarım, kimden yardım isterim, çaresiz kaldığım yerde, çocuklarımı kim korur, AB mi, BM mi, yazısıdır.

Bir propaganda yazısı değil, hissi ve kalpten gelen bir yazıdır…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.