Bankacılık Yasası'ndaki o maddecik

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.51

7.66

$

6.76

A- A A+

Bankacılık Yasası'ndaki o maddecik

Siyaset yapmaya çalışırken sofistike bir şekilde bel altı vurmaları daha sıklıkla gözlemliyoruz şimdilerde.

Yasa tanımazlıkla suçlarken, yasa tanımama fiilini bizzat işleyenleri müşahede ediyoruz bugünlerde.

Misal; bankacılık sektörü bağlamındaki 'eleştiri mi desem, saldırı mı desem bilemediğim' açıklamaları inceliyorum epeydir.

Birileri, diğerlerini yasa tanımazlıkla suçlarken; bir de bakıyorsunuz ki banka isimleri dillerine dolanmış gidiyor.

Bizim gazeteci arkadaşlar da önlerine ardına bakmadan, ellerini ovuştura ovuştura açıklamaları haberleştirip sayfalarına yerleştiriveriyorlar. Açıklamaları yapanlar, aldıkları sosyal medya 'Like'ları ile coşarken, manşetlere yerleşmenin dayanılmaz hazzı ile gaza gelip daha da ileriye giderek, bankayı yönetenleri siyaseten itibarsızlaştırma sortileri ile 'aslında bankayı da itibarsızlaştırdıklarının' farkında olmuyorlar.

Farkında olmadıklarını yazıyorum çünkü bu büyük hukukçular, bilerek ve isteyerek yasa tanımazlık yapmazlar diye düşünürüm. En azından öyle düşünmek isterim ama siyasi ya da bazı durumlarda ticari hırsın hukuki gözlükleri buğuladığına ve görüş mesafesini kısalttığına binlerce kere şahit olmuşluğum vardır.

"Aman popülist gibi görünmeyelim" treni de zaten çoktan kaçtığına göre vur Allah Allah.

"Evdeki kiracıyı tahliye etmek için dozerle evi yıkmak en doğru yoldur" mantığıyla yapılan ve "siyaset yapıyoruz, herkesi mahalleye ya da hapse gönderip bu ülkede sadece bizi sevip sırtımızı sıvazlayanlarla birlikte yaşayacağız" sloganı ile yürütülen kampanyaların bazıları tam manasıyla yasa dışı.

Bir de buna patronları bir banka ile ticari anlaşmazlık içine giren gazeteler de eklenince, epeydir eda etmediğimiz "Bankalara Saldırma Şenlikleri" tam gaz ilerliyor.

Bankacılık Yasası'nın 53'ncü maddesinden haberiniz vardır herhalde.

Yasanın kendisinden önce biraz tarihçesinden bahsedeyim.

"X Bank battı", "Elektrik Kurumu, Y Bankası'nın çeklerini kabul etmiyor", "Z Bank sahibi ülkeden kaçtı" ya da "S Bank, önüne gelene kredi dağıttığı için zor durumda" gibi dedikodular ile onlardan türeyen haberler sonrasında bu ülkede bir banka krizi yaşandı. 2000 yılı idi.

Bazı arkadaşlar, bu tarihleri hatırlamayacak kadar genç ya da değiştirmek için yemin ettikleri bu düzenin nemasıyla yurt dışında "kamu dezenfeksiyonu'' tahsili görüyorlardı.

Ben mesela, "Mudi Eylemi" sırasında Meclis önünde görev yapmaya çalışırken günahsız bir şekilde sopa yiyen gazetecilerden birisiydim. Hala soğuk kış günlerinde, copların mirası 'ince ince' kendini hissettiriyor.

Bunun üzerine devlet büyüklerimiz oturmuşlar, 'bir daha böyle bir şey yaşanmasın diye' Bankacılık Yasası'nı elden geçirmişler ve bir de 53'üncü madde koymuşlar.

Hukukçu yorumuna mahal vermemek için aynen paylaşıyorum:

"Merkez Bankasının veya herhangi bir bankanın itibarını kırabilecek ya da şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olduğu tespit edilen ya da bu yolda asılsız haberler yayanlar bir suç işlemiş olurlar ve mahkumiyetleri halinde 15.000.000.000-TL (on beş milyar Türk lirası)'na kadar para cezasına veya yedi yıla kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilirler."

Ah bu maddecik bir çalıştırılsa var ya...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.