Ne bu şiddet bu celal... Alt tarafı bir anket

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.45

7.56

$

6.74

A- A A+

Ne bu şiddet bu celal... Alt tarafı bir anket

Şu anket işlerine ve ardından gelen tepkilere bayılıyorum.

Anket siyasi partilerin işlerine gelince muteber, gelmeyince küfür günah.

İradenin satın alınması iddialarına kadar giden çemkirmeler, beğenilmeyen anket sonuçlarının ardından gelmesine alıştığımız şeylerdir.

Doğrudur, anketler özellikle son zamanlarda çok yanılıyor. Hatta son zamanlar demek bile doru değil. Lefkoşa Türk Belediyesi seçimlerinde Cemal Bulutoğlularının seçildiği ilk seçimde de Cemal Başkan üçüncü sırada gösteriliyordu anketlerde, sonra sandıklar açılınca belediye başkanı seçildiğini hep birlikte görmüştük.

Kendisinin canhıraş bir şekilde ifade ettiği gibi, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk anketler Özersay'ın hiçbir varlık gösteremeyeceğini belirtmiş ve yanılmışlardı.

HalbukiÖzersaycumhurbaşkanı seçilemese, hatta ikinci tura dahi kalamasa da seçimde bir varlık göstermiş ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun seçimi kaybetmesine neden olmuştu.

Kimi çevreler buna neden olduğu için onu çok alkışlamışlar, kimileri ise sadece buna hizmet ettiği için nefret etmişlerdi. Bu nefret edenlerden bazılarının ise onu affettiğini de müşahede etmiyor değiliz hani.

2015'in meselesini bugün konuşmaya gerek olmadığı gibi, o dönemden buraya çıkarımlar yapmaya da gerek olmadığını düşündüğüm için geçiyorum.

Hazır Kudret Hoca ve anketler dedik ya, oradan yürüyelim.

Geçenlerde gazetede oturmuş, sesi kısık olan televizyonu boş boş seyrediyordum.

Özersay, bizim Kartal Harman'ın konuğu idi. Hocaefendi, her zamanki gibi öfkeli öfkeli bir şeyler anlatıyordu. El kol hareketleri o kadar şiddetlenmişti ki gayriihtiyari doğruldum ve televizyonun sesini açtım. Bu öfkenin bana tarihte bir figürü hatırlattığını düşündüm ama buradan yazmayacağım. Yazarsam yazımın konusu haline gelir, asıl anlatmak istediğim gölgede kalır.

Kime ya da neye kızdığını kaçırmışım ama ondan sonra söylediklerini dikkatle dinledim.

Anketlerden bahsediyordu.

Daha doğrusu bir anketten.

Gezici Murat'ın yaptığı anketten.

"Türkiye'de yapılan referandumun soncunu bilen Türkiye'deki bir anket şirketi Halkın Partisi'ni birinci parti olarak gösteriyor. Biz tabii bu anketi gezip gezip anlatmıyoruz" anlamına gelen bir şeyler söylemişti.

O gün, Hoca, kendi partisini birinci gösteren Gezici Anketi'nin ne kadar muteber olduğunu anlatırken, son günlerde Kıbrıs Gazetesi'nde yayınlanan anketin de değersiz, itibarsız, güvenilmez, hatta para karşılığında sonuçlarının değiştirildiğini ima ediyor.

Peş peşe sosyal medya paylaşımlarından çok öfkelendiğini anlıyoruz.

Öyle, "Bu ülke kötü yönetiliyor o yüzden herkes gibi bende öfkeliyim" tadında bir öfke değil bu öfke.

Kanımca, bugün tepki gösterdiği şirketin üç ay önce yaptığı ankette çıkan yüzde 14'lük oy oranının yüzde 8'lere kadar düşmesine neden olan bir öfkedir. Ve Hoca eğer bu öfkesini kontrol altında tutmayı başaramaz, boyun ile alnındaki damarlar şişip, yüzü kızgınlıktan kızarmadan meramını sakin sakin anlatmayı başaramazsa, biz Hancılar, "Bir zamanlar sinirli bir akademisyen vardı. Neydi adı?" olarak anarız bu öfkeli yolcuyu. Yazık olur.

Ne bu şiddet bu celal. Alt tarafı bir anket…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.