Ani iklim değişikliği dişlerinizi çatlatmasın...

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.50

7.66

$

6.75

A- A A+

Ani iklim değişikliği dişlerinizi çatlatmasın...

Annem çocukluğumun kış gecelerinde bize yaptığı o şahane mercimek çorbasından sonra su içmemize izin vermezdi bir sure.

''Sıcak çorbadan sonra soğuk su içerseniz dişleriniz çatlar'' derdi.

Aynı şekilde sıcak çayı bardaklara çaydanlıktan dökmeden bardağa bir metal kaşık koyardı. Mantığı soğuk olan bardak aniden değişen ısı nedeniyle çatlamaması idi. Ani ısı değişimini metal kaşık absorbe edip bardağın tuzla buz olmasının önüne geçerdi…

Küçükken, ''Olur mu öyle şey'' diye tepki gösterirdik. Soğanların kavrulduğu zeytinyağının hafif genzimizi yakması sonrasında su içme isteğimizi neden ertelemek zorunda kaldığımıza anlam veremezdik. Yasak olduğu için çorbadan hemen sonra dayanılmaz bir su içme arzusu ile mücadele eder dururduk.

Sonra biraz fizik okuyunca, ani iklim ya da ısı değişikliklerinde, maddelerin genleşmesi ile ilgili çatlama ya da patlamaların olabileceğini öğrendik.

Neden mi anlatıyorum bunları?

Hemen izah edeyim.

Geçenlerde partileri ile ilgili haber yapılan bir grup arkadaş, habere yanıt vermek için bir gülümseme kampanyası başlatmışlar.

Son derece normal olduğunu düşündüğüm ve despotizm ile Scientology tarzı tarikatımsı örgütlenmenin önüne geçmesi açısından çok sağlıklı da bulduğum parti içi çekişme ya da anlaşmazlıklar yokmuş gibi davranmaya çalışmışlar.

Bir gerginlik ve sıkıntı olduğunu herkes biliyor. Bu yokmuş gibi davranıp, 'herkes gülümsesin' tarzında bir talimatla böyle bir kampanya yürütürseniz, hipnotize olmuş gibi yapmacık gülümsemelerin olduğu fotoğraflardan başka bir şey elde edemezsiniz. Onu da söyleyeyim.

Güzel bir şey tabiî gülümsemek. Güzelliği içtenliğidir. İçten ve doğal olmazsa soğuk ve donuk olur. Dahası zorlama olduğu anlaşılır.

Halbuki, 'evet sıkıntı oldu ama çözüldü' deseniz ve gülümseseniz ne olurdu?

Bu gülümseme işine geri dönüp mercimek çorbasına bağlayacağım ama hafta sonunda, sözünü ettiğim parti ile ilgili haberlere bir başka tepki de geldi.

Yine tarikatımsı bir paylaşım stratejisi ile sosyal medyada, tek suçu herkesin doğru olduğunu bildiği haberleri yayınlamak olan gazetecileri, bir başka partinin sofrasını paylaşmakla suçlamaktan ibaret olan bu zincirleme paylaşıma, içinde Genel Yayın Yönetmeni lafı geçtiği için kısa bir yanıtım olacak.

'Biz herkesin sofrasında bulunuruz. Aşı da meyi de paylaşırız. Kimse ile görünmekten korkmaz. İnsanları kendimizden aşağı görmeyiz. Anladın sen onu.'

Gelelim gülümsemeye.

Ne tarafa dönsem, son bir yıldır herkese kirli, hırsız, aptal, yanlı diye saldıran, çemkirmekten yorulmayan, kızgın ve agresif tavırları ile öfke kontrolü sorunlarını ortaya döken bu arkadaşlar, aniden gülümsemeye başlamışlar.

Samimiyetle endişe ediyorum, bu ani iklim değişikliği bu güzelim dişlerin çatlamasına neden olur mu?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.