Hükümet programına gerek yok

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.44

7.59

$

6.81

A- A A+

Hükümet programına gerek yok

Yeni kurulan ve henüz bu köşeden selamlamaya fırsat bulamadığım CTP-HP-TDP ve DP Dörtlü Koalisyonu bugünlerde harıl harıl bir hükümet programı yazıyor. Hükümet protokolü açık edildikten sonra tarafların hangi prensiplere imza attığını ve hangi bakanlıkların altında, hangi daire ve kurumları aldığını öğrendik.

Saçlı ve nispeten daha az kilolu olduğum dönemlerde bir hükümetin ne yapmayı vadettiğini hükümet programını okuyarak kavrar, sonra da yapmadıkları ile ilgili makul bir süre geçtikten sonra hesap sorardık. Hatta Cumhuriyetçi Türk Partisi geçtiğimiz hükümetlerin birinde bir hükümet programı yazdı ki, hangi işi kaç gün içerisinde yapacağını zamanlamalarıyla halkın önüne koyuverdi. O dönemde kaç gün kaldı hesabı yapıyorduk icraatlar için.

Hükümet programı dediğiniz şey bir hükümet ile halk arasındaki sözleşmedir aslında. Meclisten güvenoyu alması bu sözleşmenin imzalanması anlamına gelir.

Bir hükümet programına gerek yok demenin altında yatan nedenleri daha fazla merak uyandırmadan açıklayayım da yanlış anlamalara meydan verilmesin.

Artık sosyal medya çağını yaşadığımız bu dönemde, bir önceki dönem muhalefet görevini üstlenen arkadaşlar Facebook ve Twitter'de kendilerince ne yapılmaması gerektiğini bol bol ifade etmişlerdir. O nedenle biz gazeteciler ve vatandaşlar, bu eski sosyal medya paylaşımlarını zaten vaat ve hükümet programının temeli olarak kabul edip ona göre davranmak durumunda kalacağız.

Ecnebilerin #hashtag diye nitelendirdiği ve Türk Dil Kurumu yavaş hareket ettiği için aynen literatürümüze dahil ettiğimiz sosyal medya kampanyaları aklımızdadır. Yine ecnebilerin lisanımıza sokuşturduğu "Screenshot" ifadesi bu hatıratımızı akılda kalır hale getirmek için inanılmaz bir enstrüman olmuştur.

Yani bir hükümet protokolünde yazılan genel geçer prensipler ile Hükümet programında yazılacaklardan çok, sosyal medya üzerinde zaman zaman rengi koyulaşan propaganda döneminde neler yazıldığını esas almak daha yerinde olacaktır sanırım. Genel prensiplerin yanında günlük işleyişin takipçisi olmak için bu "Sosyal medya hatıratları" iyi bir enstrüman olacaktır.

Bir diğer neden ise nelerin yapılacağından çok aslında nelerin yapılması gerektiği belli olan bir 2018 yılına girdik ve ilk ayını da bitirdik.

Bu nedenle süslü ifadelerle dolu bir hükümet programını okumak öncelikli zaman ayıracağım bir şey olmayacaktır.

Ülkenin acil merhem ve belki de yoğun tedavi gerektiren yaraları vardır.

Her şey maddi değildir. Tamam söz verdiğiniz yolsuzlukların tümünün üzerine gitmelisiniz ama ondan daha öncelikli işler olduğunu unutmamanızı salık veririm.

Uyuşturucu belası gençlerimizi hatta çocuklarımızı zehirlemeye devam ediyor mesela.

İfade özgürlüğü dediğimiz şeyin sınırlarının bulunmaması ülkede kaosa ve sevgisizliğe neden oluyor. Küfrün ve hakaretin serbest olduğu bir sosyal medya ortamını düzenlemeyi düşünür müsünüz örneğin? Trafik ile ilgili süslü laflardan öte bir eylem planınız olacak mı? Olmak zorunda. Ve daha onlarcası...

Demem o ki. Maaşları Serdar Denktaş bir yolunu bulur öder. YSK ile seçim yasasını değişirsiniz. Vatandaşlık yasası iki cümle değişmesiyle düzelecek bir iştir ve Ayşegül Hanım onu yapar. Yolsuzluklar için de bir ekip kurar savcılık ve polise onu da havale edersiniz.

Bunlar eski siyasetin yaptıklarını kendinize göre düzeltmekten ibaret.

Bunları yapacağınızı zaten sosyal medya hesaplarınızı aylarca yazıp çizdiniz selfie'ler eşliğinde. Bunları da takip edeceğiz elbet.

Merakım, "Dörtlü hükümet geldi ve bunu yaptı" diyebileceğimiz ve bu ülkenin seyrini değiştirecek icraatlarınızın ne olacağı ile ilgilidir.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.