"Sabredin, jübilem 2020'de"

loading
2 Haziran, Salı
£

8.52

7.58

$

6.81

A- A A+

"Sabredin, jübilem 2020'de"

UBP Genel Bakanı Hüseyin Özgürgün'ü yıllardır tanırım. Geçmişte bir süreliğine görüşmelerimize herhangi bir neden olmaksızın ara vermiş olsak da abi-kardeş hukukumuz hep devam etti ve yıllardır da devam ediyor. Hiçbir şey yoksa Lefkeli şovenizmi ikimizde de mevcut. Başka bir Lefkeli sohbetimize konu olursa; "Lefkeli olsun da isterse bir gözü kör olsun" der gülüşürüz. Konuşmayı çok sevmeyen, düşündüklerini pek belli etmeyen, gülümserken bile kafasında kırk tilkinin dolaştığını ve tilkilerin kuyruklarının birbirine değmediğini, kendisi ile teşriki mesaisi olanlar bilir.

Dün bizim Gökhan Altıner'in Genç TV'deki programına konuk oldu. Canlı yayınları pek sevmez. Çok uzun bir aradan sonra ilk kez geçtiğimiz hafta Serhat İncirli'ye konuk oldu. Dün de Gökhan'a. Bir de bizim Levent Kutay'ın programına katılacaktı ancak teknik bir azizlik oldu sanırım program gerçekleşmedi.

Gazetede boş boş oturup, ertesi güne gazetenin manşetine neyi taşıyacağımızı birinci sayfa toplantısı öncesinde kendi içimde düşünürken, aklıma Gökhan'ın öğle yemeği sırasında, "Özgürgün saat 17.30'da bende konuk abi. İzle istersen" dediği geldi aklıma.

Saate baktım, 17.39.

Hemen televizyonu açtım Kıbrıs Genç TV'yi buldum ve izlemeye koyuldum.

Ben bunca yıldır hukukum olan Özgürgün'ü bu kadar rahat, bu kadar net ve bu kadar performansı yüksek görmedim desem yeridir.

İzledikçe izleyesim geldi.

Bazıları gibi kırık plak misali kendini tekrarlamadı. Samimi cümlelerle, siyasetteki son günün ne olacağını açıkladı.

Konjonktür ile gitmeyi ya da zorla götürülmek değil, "Şunu şunu yapacağım sonra da şu tarihte UBP Genel Başkanlığı'nı bırakacağım" diyerek Kıbrıs Türk siyasetinin alışmadığı bir şekilde veda tarihini açıkladı.

Partisi ülkenin en büyük partisi.

Bu noktaya gelmesinde onun payı büyük. Partisi, 1400 delegeden, 12 bini aşkın üyesi olan bir sisteme geçerek, ülkenin demokratikleşme yönüne adım atan ilk partisi ve önümüzdeki yerel seçimlerde bütün adaylarını belirlemiş tek partisi.

Ve bu adam, "Ben 2020'ye UBP'yi birlik ve beraberlik içerisinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar götüreceğim. Ya aday olacağım ya da partinin gösterdiği adayın kazanması için var gücüyle çalışacağım. Cumhurbaşkanı olursam zaten partimle ilişiğimi kesmek durumunda kalacağım. Olamazsam da seçim kaybetmiş bir UBP Genel Başkanı olarak o koltukta bir dakika bile oturmayacağım" diyor.

Özgürgün futbolcu kökenli olduğundan olsa gerek, iyi futbolcuların yaptığı gibi, birkaç sözleşme daha yapıp kariyerinin son demlerinde vasat bir futbol oynamaktansa, şampiyon iken, gol kralı iken bırakmayı tercih ediyor demek ki.

Partinin içine ve dışına verdiği mesajlar aslında çok netti.

Anlayanlar anladı.

Özgürgün'ün aslında dediği şu: "Önümüzdeki kurultayda saçma sapan bir yarışa girip de partiyi yüzde 36 ile birinci parti yapan genel başkanın karşısına çıkmayın. Partiyi boşu boşuna bölme potansiyeline sahip bir kurultay yarışına sokmayın. Sabredin. 2020'de Cumhurbaşkanlığına adayım. Sabredin. Kazansam da kaybetsem de bir sonraki kurultayda kim genel başkan olacaksa olur. Her hâlükârda 2020'den sonraki kurultayda genel başkan adayları arasında değilim" diyor.

Bir başka ifadeyle, "Jübilem 2020'de" diyor ve hevesli olanların ne zamana kadar sabretmeleri gerektiğini söylüyor.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.