Nenem haklıymış...

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.51

7.66

$

6.76

A- A A+

Nenem haklıymış...

Mehmet Harmancı'yı severim. Genç yaşında zor bir görevi üstlenip, göreceli olarak da başarılı oldu.

2018 Yerel Seçimlerin geneline baktığımız zaman birkaç ufak tefek istisna haricinde çok temiz bir kampanya yürütüldüğünü söylemek yanlış olmaz.

Kimse kimseye bel altından vurmamış, adaylar mevcut belediye başkanlarının kendilerince hatalarına dem vurmuşlar ancak, siyaset çirkinleşmemiş.

Hatta birlikte televizyon programlarına çıkan rakipler seviyeyi korumuş, seçim çalışmaları çerçevesinde karşılaştıklarında birlikte fotoğraf çektirip, "Seçim biter biz yine yüz yüze bakarız. Çünkü biz Kıbrıslıyız" gibisinden sosyal medya paylaşımlarının yapıldığını gördük.

Bu ülke o kadar çirkin siyasi manevralar gördü ki, bir seçim sürecinde onları görmemek tık kazanç sayılıyor, mutluluk veriyor.

Mehmet Harmancı önceki akşam Şüphesiz Harmancı etkinliğindeki konuşmasında bütün bu güzellikleri gölgede bırakacak bir ifade kullandı.

"Lefkoşa'yı çakallara bırakmayacağız" dedi LTB Başkanı ve Adayı Mehmet Harmancı kürsüden.

Bunu kapalı bir toplantıda güvendiğin arkadaşların içerisinde söylersin belki. Ancak kameraların olduğu, canlı yayınların yapıldığı bir etkinlikte, seçime 12 gün kala söylemezsin.

Çünkü rakiplerin, yani Lefkoşa'yı yönetmeye talip olanlar bu sözlerini elbette duyacaktır diye düşünürsün.

Şimdi Hasan Sertoğlu ya da Gencay Eroğlu, Lefkoşa Türk Belediyesi'ne talip olan önde gelen kişiler Çakal, Harmancı da belediyeyi onlardan korumaya çalışan kişi mi oluyor?

"Lefkoşa'yı, onu bu hale getirenlere bırakmayacağız" , "Lefkoşa'yı kötü yönetecek olanlara bırakmayacağız" ya da Lefkoşa'yı Sertoğlu'na, Eroğlu'na bırakmayacağız" dese hiç kimse ne kırılacak ne de gücenecek.

Anlayacağınız, olmamış.

Ve de doğrusu benim tanıdığım Harmancı'ya yakışmamış.

Harmancı'nın lugatında Çakal ne anlama gelir ve onu ne anlamda söylediği çok önemli değil. Belli ki kendisini izleyenlerin gözlerinden aldığı enerji ile basmış geçmiş.

O heyecanın ve gençliğin verdiği bir hata olarak görmek isterim sarf ettiği kelimeleri.

Ama bir türlü de dört yıldır başkent belediyesini yöneten ve bundan sonraki dört yıl yönetmeye talip olan birisinin, kalabalığın coşkusunun verdiği gazla bu sözleri söylemiş olmasının hafifletici bir yanını bulamıyorum.

Daha seçim gününe çok. Yeniden ya Sertoğlu, ya da Eroğlu ile Lefkoşa Surlariçi'nde karşılaşırsa onların yüzüne nasıl bakacak merak ederim.

Nenem, "Beddua etme, kötü laf etme. Döner seni bulur" derdi.

Nenemin sözünden hareketle, ahalinin irfanını günümüz modern siyasal iletişim bilimine uyarlayacak olursak, Harmancı'nın "Lefkoşa'yı çakallara bırakmayacağız" sözü, kendisinden başka hiç kimseye zarar vermedi.

Adayları çakal olarak nitelendirilen siyasi parti ya da grupları kenetlemeye yaradı mı? Yaradı.

Söz ağızdan çıktığı andan itibaren gerek UBP'liler, gerekse de DP'liler kendi içlerinde safları sıklaştırmışlar. Bunun kime zararı oldu? Tabi ki sözü söyleyene.

Yani kötü söz sahibine dönmüş olur ya da oldu.

Nenem haklıymış. Hep haklıydı zaten.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.