Akıncı'nın halet-i ruhiye'si

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

A- A A+

Akıncı'nın halet-i ruhiye'si

Akıncı'nın halet-i ruhiye'si

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın basın toplantısına gittim dün akşam.

Öyle aleladede bir basın toplantısı değildi. Evet, adına birileri Basın Konferansı adını vermiş garip bir şekilde ama farklılık o değildi.

Önemli bir hazırlık yapılmış, simultane çeviri düzeneği kurulmuş, mesaj hem iç kamuoyunaydı hem de Rum toplumu ile liderliğine gidecekti.

O nedenle kendimi her zamankinden fazla Cumhurbaşkanı'nı dikkatle dinlemeye ve sadece söylediklerini değil, satır aralarında saklı, hatta yüz ifadelerinde ve mimiklerinde gizli olan mesajları algılamaya programladım.

Edindiğim izlenim Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın artık sabrının ve takatinin sonuna yaklaştığı şeklindeydi. Akıncı, Anastasiades'e sürekli uzattığı makul elin, havada bırakılmasından, oyun devam ederken muhatabının kuralları değiştirmeye çalışmasından usanmış durumda. Bu çok net.

Tabi bunu Cumhurbaşkanı'na söyletmek için soruyu sormadan geçemezdim. İzlenimimi aktardım doğru olup olmadığını sordum.

Yaptığım tespite itiraz etmeden, yorumu bana bırakıp, kendisinin de etten kemikten bir insan olduğu vurgusunu yaparak aslında, "Bıktım bu Anastasiades'in oyunlarından. Onun sürekli olarak anlaştığımız konularda fikir değiştirip süreci zora sokmaya çalışmasından sıkıldım. Sabrımın sonuna geldim ama yine çözüme olan inancım ve bunun bir ihtiyaç olduğu gerçeği beni biraz daha çalışmaya ve bu zorlu süreçte çaba göstermeye itiyor ama bunun da bir sonu vardır. Her iki toplumun da mutlu olacağı bir sonuca ulaşması için bütün samimiyetimle yaklaştığım bu süreçte, karşı tarafta sürekli bir samimiyetsizlik görmem beni ihanete uğramış gibi hissettiriyor. Bu federasyon olacaksa olacak. Olmayacaksa da olmayacak. Yeter be. Anastasiades'in yaptığı adamlık değil. Onu Allah bildiği gibi yapsın. Bin beytambalgalsın" demiş oldu.

Cumhurbaşkanı "yorumu size bırakıyorum" dedi ya, yorumu da ben böyle yaptım ancak sanırım Cumhurbaşkanı, bunu aleni olarak itiraf etmese de pek fazla yanıldığımı düşünmüyordur.

Sonuçta, Federal seviyedeki Bakanlar kurulunda bile olan "Kararlarda etkin katılım" prensibini anlamamış, ya da anlamamış gibi yapan ve işi "azınlık çoğunluğu yönetemez" seviyelerinde dillendirecek kadar düzlemi değiştirmeye çalışan Anastasiades için Akıncı bunları düşünüyorsa, alelade vatandaşın ne düşündüğünü varın siz tahmin edin.

Kararlarda etkin katılım meselesini evirip çevirip, "çoğunluğun dediği olsun. Kıbrıslı Türkler de isterlerse gelip dinlesin" noktasına taşımak ve sonra da federasyondan bahsederek, bunu gevşettiğini söyleyerek dikkatleri başka çekmek ve federasyon diyerek üniter devlet modelini savunmak Anastasiades gibi usta bir avukattan beklenen bir hamle olsa da, eminim bunu ne Akıncı kabul eder, ne de bize kabul ettirmeye çalışır. Onu çok net bir şekilde de söyleyip muhatabına işittirdi dün gece.

Cumhurbaşkanlığının üzüntüsü de budur sanırım. Çözüm için görev isteyen ve bu konuda Allahı var elinden geleni fazlasıyla yapan Cumhurbaşkanı Akıncı, samimiyet ve çaba noktasında vicdanen rahat olsa da, hedefine ulaşamamış olmanın rahatsızlığını ve bu rahatsızlığa neden olan Anastasiades'e olan tepkisi açık.

Üzülerek söylüyorum ki, Anastasiades'te bu kıvırganlık, Akıncı'da da bu halet-i ruhiye olduktan sonra değil Lute, Gütterres bile gelse bir şey olmaz.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.