İki devleti gösterip sıtmaya razı etmek

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.41

7.58

$

6.82

A- A A+

İki devleti gösterip sıtmaya razı etmek

İki devleti gösterip sıtmaya razı etmek

Konuk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın basın toplantısında göze çarpan en önemli konu bana göre Cumhurbaşkanı'nın, Anastasiades'in Mevlüt Çavuşoğlu'na Crans Montana sonrası iki devletli çözümü görüşmek gerektiğini söylediğini ifşa etmesi idi.

Bunu neden yaptı bilemedik ilk başta.

Hele hele, bazılarına gore gazeteci olmadığım halde, yine gazetecilik dürtüsüyle Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı ile karşı karşıya oturup soru sorma fırsatını tepmeyerek Çavuşoğlu'nun ağzından, 'Anastasiades sadece bana değil, bunu Sayın Akıncı'ya da söyledi' dediğinde iyice şaşırdık.

Neden Akıncı bunu bugün söyledi?

Ve neden kendisine de söylendiği halde Çavuşoğlu'na söylendiğini söyledi.

Biraz düşününce insan kavrıyor.

Buna manipülasyon iliminde, 'Kontrast Efektine Dayalı Manipülasyon' denir.

Önce kötü bir şey söylersin. Herkes itiraz eder, sonra daha da kötüsünü söylersin ilk söylediğiniz şeye itiraz edenler, ikinci söylediğinizi duyunca birincisine razı olurlar.

Eskiler 'Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek' derler bu gibi durumlar için.

Akıncı da federalist destekçilerine, 'İki devletli çözümü gösterip, gevşek federasyona razı etmek' için böyle davrandığını anlıyoruz.

Sonuçta Cumhurbaşkanlığı seçimleri artık gündemimizde.

Adayların da bununla ilgili kamuoyuna bir şey, bir fikir ve yol planı vaat etmesi gerekir.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı 2015'te seçime giderken, Federal bir Çözüm vaadiyle gelmişti.

Şimdi artık onu söyleyebilecek bir ortam kalmadı.

Hele hele Mont Pelerin, Cenevre ve Crans Montana ve sonrasındaki gelişmelerden sonra Federasyon satılacak bir ürün, ya da seçim kazandıracak bir malzeme olmaktan çıktı.

O yüzden gevşek federasyon yeni bir malzeme olabilir mi, onun yoklaması yapılıyor kanımca.

***

Hasan Kahvecioğlu, Hasan Erçakıca ve benim katıldığım ortak canlı yayın ile ilgili eleştirileri gün boyu izledim. Üyesi olduğum Basın Emekçileri Sendikası Başkanı'nın Ali Kişmir ile Basın Odası'ndaki program ortağım Cenk Mutluyakalı'nın yaklaşımları ilginçti doğrusu. Bu sütuna yanıtımı ve tavrımı yazacak değilim. Herhalde Perşembe akşamı yine BRT ekranında Cenk ile tartışır konuyu bir noktaya bağlarız ya da bağlayamamak üzere mutabakata varırız.

Ancak şunu söyleyeyim.

Bir gazeteci olarak bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı'nın karşısına oturup, dilediğimi sorma fırsatını elde ettim. Bu fırsatı da tepecek halim yoktu. Kimse kusura bakmasın.

Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı beni davet etmediğinde bozulmadığım gibi, kimse de davet almadığı için bozulup, bunu ideolojik bir gürültüye dönüştürmesin.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.