Ben de Ekmekçi gibi hukuk okumadım ama...

loading
3 Ağustos, Pazartesi
£

9.14

8.22

$

6.98

A- A A+

Ben de Ekmekçi gibi hukuk okumadım ama...

Bu yazıya başlamadan önce şunu açık bir şekilde ifade edeyim de yanlış anlaşılmasın.

Bu yazı, bana "Hakkını helal et be gardaş. Ben böyle bir karar verdim" bile demeden başka bir gazeteye göçen ve beni gerçekten kıran kardeşim Serhat İncirli ile ilgili değildir. Bu transfer gerçekleşmemiş olsa dahi bu yazı kaleme alınacaktı, çünkü mesele mühim. Serhat ile benim kardeşlik hukukum, bir transfere ya da bir gazeteye sığmayacak kadar büyüktür. Biz meselemizi günü gelince çözeriz elbette.

Gelelim konuya.

Hatırlayalım, yeni gazetenin sahibi Bulut Akacan, mahkemede devam eden darp meselesi ile ilgili yanıt hakkı doğduğu için Haber Kıbrıs'ta kendisini konuk eden sevgili Hüseyin Ekmekçi ile konuşurken sürekli tekrar ettiği bir ifade vardı.

Hatta Ekmekçiye, "Sen hukuk okudun mu?" diye sormuş ve kendisinin hukuk eğitimi aldığını anlatarak, medyanın yargıyı etkilemesi girişimi için "Contempt of Court" ifadesini sıklıkla tekrarlamıştı. Ecnebicesi, Contempt of Court olan bu fiil, tam değilse de Türkçe meali, "Mahkemeye Hakaret"tir.

Ben aynen HüseyinEkmekçi gibi ve Bulut Akacan'dan farklı olarak hukuk okumadım. Ama Kıbrıs Postası'nın sağladığı imkanlar sayesinde seçkin bir hukukçu ordusu ihtiyaç duyabileceğim hukuki danışmanlık için hazırdadır. Ayrıca çok hürmet ettiğim bazı eksi yargıçlarla sohbet imkanım vardır.

Geçtiğimiz günlerde Kıbrıs Türk yargısında görev yapan yargıçlar için "Facebook Hakimleri" diye bir başlık atmış sözünü ettiğimiz gazete. Şaşırdım.

Kendi kendime, "Ne ara, mahkemede yargı süreci devam eden işlerle ilgili gazeteler bu denli açık yazı yazabilme özgürlüğüne erişti de bizim haberimiz olmadı" diye sordum. Hele hele yargıçlarla ilgili, onları verdiği kararların sorgulanmasına ya da tartışılmasına meydan verebilecek ifadeler, ne zamandan beridir serbest diye merak ettim.

Hukukçularıma sordum tek tek. Sağ olsunlar, bir bir görüşlerini verdiler.

Söz konusu gazetenin attığı başlık ya da yaptığı şey, tam da Bulut Akacan'ın hukuk bilgisini gösterirken ortaya attığı "Court Of Contempt"ti. Bir başka ifadeyle mahkemeye hakaret ya da mahkemeyi etkilemeye çalışmaktır. Ve tek kelime ile "yasaktır".

Bugün facebook hakimleri dersek, yarın ne hakimleri deriz, onu düşünmek dahi istemem.

Şimdi burada sormam lazım. Eğer ifade özgürlüğü prensipleri altında, Kıbrıs Türk yargısına ve yargıçlara medya yoluyla hakaret serbest mi bırakıldı? Ha durum öyleyse, gazete yöneten birisi olarak bunu bilmem lazım ki ona göre ben de haber merkezimde çalışan muhabir ve editör arkadaşlara, "Bu konuyla ilgili yargı süreci devam ediyor. Bunu yayınlayamayız" demekten vazgeçeyim ve talimatımı, "Atış serbest arkadaşlar. Mahkeme kararını beğenmezseniz yargıcın karar verme yetisini tartışmaya açacak haberler ve yorumlar yapmakta özgürsünüz" diyeyim bari.

Şakası bile olmaz.

Herkes biliyor, ya da en azından gazete yöneten herkesin bilmesi gerekiyor ki, 9/1976 sayılı yasa yasanın 52'nci maddesinin, 1'nci fıkrasının C bendi, böyle yayının üç yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına olanak tanıyor.

"'Facebook Hakimi' demek hakaret değil ki" açıkgözlüğüne hiç kimse kalkışmasın, çünkü atılan o manşetin perde gerisinde ne olduğunu biliyoruz.

Haşa, niyetim Yüksek Mahkeme Başkanı Sayın Narin Ferdi Şefik'i etkilemek ya da yasa göstererek ona işini öğretmek değil elbet. Haddimiz de değil.

Maksat, yasa kural bilmeden gazetecilik yapmaya çalışan arkadaşlara ışık tutmak.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.