Her şey çok güzel olur mu bilmem ama...

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.49

7.62

$

6.76

A- A A+

Her şey çok güzel olur mu bilmem ama...

Geçtiğimiz hafta Serdar Denktaş'ın istifası ve hemen akabinde Kudret Özersay'ın partisinin hükümetten çekilme kararı ve peşi sıra gelen hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı'na sunması ile sona ermişti.

Cumhurbaşkanı işi biraz ağırdan alıp, istişarelerini bugün başlayacağımız haftanın ilk yarsına yayıp, sonra yeni hükümet için görevlendirme yapacağını açıklaması ile hükümet işlerinin bu haftaya damgasını vuracağını öğrenmiş olduk.

Beklediğimiz önemli toplantılar var.

Cumhurbaşkanı bugün ve yarın bazı siyasi partilerle bir araya gelip bir eğilim yoklaması yapacak. Çarşamba günü de hükümet kurabileceğine inandığı bir siyasi parti başkanına görevi verecek.

Ancak önemli bir toplantı da daha önce yapılacağı duyurulan bu akşamki Halkın Partisi Parti Meclisi toplantısı var.

Hükümetten çekilme kararı alınan Parti Meclisi toplantısında herhangi bir hükümette var olup olmama ile ilgili bir karar üretilmedi. Onu bu akşamki toplantıya bırakmışlar.

Bazı kaynaklar HP'nin UBP ile hükümet kurmaya hazır olduğunu söylerken, bazıları ise HP'nin UBP ile adının aynı hükümet içerisinde anılmasının, HP'nin varoluş felsefesine aykırı olduğu düşüncesinin hakim olduğunu ifade ediyorlar. Hangisi gerçek bu akşam belli olur.

Diğer taraftan UBP'nin içinde heyecan büyük. Heyecan olduğu gibi sıkıntı da çok. Bakan olmayı hak ettiğini düşünen 21 Milletvekili var. Dışarıdan Bakan olmak isteyenlerin olup olmadığını bilmiyorum ama bu da mümkündür.

UBP Genel Başkanı Ersin Tatar, bizim Vatan Mehmet'e "liyakat ve Sadakat"kriterinden bahsetti biraz. Bunu nasıl ölçecek ve bunu bir kriter haline nasıl getirecek bilemiyorum.

Bilindiği gibi UBP'de bölge dengeleri olduğu gibi, yakınlıklar ve ilişkiler çok önemli ve belirleyicidir. Hele hele seçim ile hükümet kurma çalışmaları arasına denk gelen seçimli bir kurultay olunca işler daha da karmaşıklaşabiliyor.

Üstüne üstlük bugünkü durum gibi, bütün siyasi stratejisini UBP'yi yermek ve eleştirmek üzerine bina eden bir başka parti ile hükümette koalisyon kurmak konusunda içteki tartışma, Bakanlık paylaşımı kavgasından daha büyük gibi duruyor.

Ve tabi ki oluşması muhtemel koalisyon ortakları arasındaki protokol çok mühim.

Özersay dörtlü hükümette, ikişer üçer vekil ve potansiyelinin çok altında bir vekil sayısı ile bir araya gelen üç partiye dilediğini dikte ettirme şansına sahipken, 21 vekil ile hükümetin büyük ortağı konumundaki UBP ile işi çok da kolay olmayacak. Hoca, daha önce yaptığı gibi, "O olmazsa bu iş olmaz. Buna itiraz ederseniz hükümet kurmayız, ya da kurulan hükümeti bozarız" deme lüksüne sahip değil pek.

Ayın 15'inde görev alması beklenen UBP Genel Başkanı Ersin Tatar'ın bir hükümet kurmak için 15 günü var. Hadi elini hızlı tuttu ve her şey istediği gibi gitti diyelim. Hükümet anca ay sonuna doğru kurulabilir. Bunun devir teslimi, hükümet programı, güvenoyu süreci, bürokrat görevden alma ve atama işleri var. Ki bunlar da ülkeye zaman kaybettiren unsurlar. Çünkü devam eden hayat bunları beklemez biliyorsunuz.

İmamoğlu'nun ziyareti ile ağızlarda daha da pelesenk olmuş, "Her şey çok güzel olacak" sözü gerçek olur mu bilmem ama olursa bile biraz zaman alacak.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.