Sorunum yok, sorum var

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.58

7.65

$

6.77

A- A A+

Sorunum yok, sorum var

Başbakan Ersin Tatar'ın,"Her şeyin çok güzel olacağını" müjdelediği basın toplantısı sonrasında dağıtılan, adına protokol mu desek, ara anlaşma mı desek bilemediğimiz 'eylem planını' inceledim biraz.

Tümü önemli eylem planı maddelerinin uygulama biçimleri ya da zamanlamaları ile ilgili ciddi sorularım var.

Dikkat edin 'Sorularım', 'Sorunlarım' değil.

Şöyle bir göz gezdirdiğinizde, Toplu iş sözleşmeleri, KIB-TEK personel giderlerinin azaltılması, öğretmen öğrenci sayış oranı, limanlar ile işçileri, bankacılık faaliyeti yapan kooperatiflerle ilgili değişiklikler sadece ülkenin sendikalarını hiç eve ya da daireye girmeyecek derecede sokağa dökülmesine neden olacak cinsten.

Bir başka ifadeyle Hükümet ile sendikalar arası bir savaşın ya da daha hafif bir ifadeyle mücadelenin başlangıç noktası olarak tarif edilebilir bu anlaşmanın içeriği.

Sorularımdan biri şu olur: Bu hükümet eğer anlaşmada ifade edilen ve özellikle sendikaların gücünü kırmayı amaç ettiği gözlenen bu unsurların tümünü ya da en azından hayati olan birkaçını yerine getirmeyi başarırsa ülkede oyunun kuralları değişecek ve yeniden kurulacak. Bunu yapabilmek için tabii çelikten sinirlere, ne yaptığını bilen ve başka hesabı olmayan bir ekibe ve siyasi bedel ödemeyi dahi göze alabilecek bir cesarete ihtiyaç olacak.

Bu hükümette bu var mı? O da başka bir soru olarak kaşımızda duruyor.

Ha eğer daha önce örneklerine sıkça rastladığımız, 'Protokolü imzalarız. Parayı da kaparız. Sonra, da protokolde yazanları, en başarılı şekilde yaptığımız şey ola bahane üretir yapmayız' derse hükümet o zaman işin rengi değişecek.

Çünkü bu protokol, 3 yıllık değil 5 aylık. Ve hemen akabinde 3 yıllık protokol imza edilecek. Eğer bu 5 aylık anlaşamaya sadık kalınmazsa, yeni ve daha büyük bir protokol tartışması hükümetin kucağına doğuverir.

Dedim ya 'sorunum yok sorum var' diye.

Hükümet nasıl bir tavır izleyecek?

Gerçekten, her türlü yenilik ve reformun önünde duran yozlaşmış sendikal anlayışa karşı dik durup mücadele mi edecek yoksa sendikalar ve çevrelerinin 'Türkiye'ye karşı dik dur' temalı eylemlerine kulak verip, imzaladıkları anlaşmayı esnetmeye ve içeriğini uygulamamak için bahane mi üretecek?

Anlaşma maddelerini incelemeye, değerlendirmeye ve yapılan değerlendirmeleri dinlemeye devam edeceğiz elbette. Ancak görünen o ki, son bir iki aydır bu ülkeyi yönetmek için kolları sıvadıklarını söyleyen Ersin Tatar ve Kudret Özersay'ın kurduğu bu hükümet, son yirmi yılı aşkındır ülkeyi yöneten sendikalar ile ciddi bir savaşa hazır olması gerekecek. Buna hazır olup olmadıklarıdır asıl soru.

Tekrar ediyorum, bu anlaşmayla ilgili; 'Sorunum yok, sorum var'

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.