Başbakan'a bu akılları kim veriyorsa onlar tutuklanmalı

loading
2 Haziran, Salı
£

8.45

7.53

$

6.73

A- A A+

Başbakan'a bu akılları kim veriyorsa onlar tutuklanmalı

Birileri çıktı ve aslında herkesin düşündüğünü açıkça sordu.

Sayın Başbakan Türkiye haricinde bir ülkeye neden gitmiyor? Gidemiyor mu yoksa?

Bence soru meşru.

Sayın Ersin Tatar eğer Cumhurbaşkanı olmak için kolları sıvamışsa, Türkiye haricinde ülkeleri ziyaret etmesi beklenendir. Eğer gidemeyecekse Cumhurbaşkanı koltuğuna talip olmaması gerekmektedir.

Polly Peck davasında bir dönem İngiltere SFO tarafından arandığını biliyoruz. Asil Nadir yargılandı, ceza aldı Polly Peck davası mantıken ortadan kalktı.

Ersin Tatar'ın çekindiği başka bir şey varsa bilemiyorum. O dönemde delil yok ettiği ile ilgili iddialar olduğunu duymuştuk. Adaletin tecellisini engellemek suçu işlediği düşünülüyorsa Polly Peck davası ortadan kalkmış olsa bile, öyle bir suç işlendiği düşünülüyorsa İngiliz adaletinin bunun peşini bırakıp bırakmadığını bilemiyoruz.

Biz bilemiyoruz. KKTC Polis Genel Müdürlüğü'nün bilmesi de pek mümkün görünmüyor.

Polis tarafından her aranan kişinin İnterpol'un aranan listesine girdiği doğru bir bilgi değil ki, Tatar'ın İngiliz Polisi tarafından ya ifadesine başvurmak ya da yargılamak için aranıp aranmadığının göstergesi değildir.

Bu nedenle Ersin Tatar'ın KKTC Polisi'ne başvurup, "Be arkadaşlar. Aranıp aranmadığıma bir bakın bakalım" demesi abesle iştigaldi. Eğer Interpol tarafından aransaydı ve Türkiye Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Daire Başkanlığı'nda Başbakan'ın arandığı ile ilgili bir bilgi olsaydı, Tatar Türkiye'ye de gidemezdi. İnterpol'a üye 190 küsur ülkenin birbirlerine karşı sorumlulukları var, Türkiye'de bir şekilde bu sorumluluğu yerine getirmek durumunda kalmaz mıydı?

Sayın Başbakan'a bu akıları kim veriyor bilmiyorum ama verenlerin akıllarının kendilerine dahi yetmediğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Başbakan Ersin Tatar'ın hâlbuki çok basit bir yöntemle İngiltere adaleti ile ilgili kapanmamış bir hesabı olup olmadığı tespit edebilirdi. Hem kendisi rahat eder, hem de kendisine Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy verip vermemek arasında gidip gelen insanların kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldırabilirdi.

Asil Nadir İngiltere'ye yargılanmak üzere gitmeye karar verdiğinde, avukatları aracılığı ile araştırmasını yaptırmış, pazarlıkla "Gelirim ama tutuksuz yargılanırım" şartını kabul ettirmişti. Yani bu gibi şeyler mümkün.

Ersin Tatar da pekâlâ, orada güvendiği bir Barrister'e birkaç bin pound verip, "Bu işi benim için araştır. Eğer aranmıyorsam bana bunu yazılı olarak İngiliz makamlarından temin et" diyebilirdi. Hâlâ da diyebilir.

"Aranmıyor. Sayın Tatar ile bir işimiz yok" yazılı bir belge aldığı anda da uçağa atlayıp bir İngiltere seyahati ile bu soru işaretlerini bir daha çıkmayacak şekilde ortadan kaldırabilirdi. Hâlâ da kaldırabilir.

KKTC Polis Genel Müdürlüğü'nden alınan, "Burada aranmıyorsunuz. Türkiye'deki Interpol Daire Başkanlığı'ndan da arandığınız ile ilgili bir bilgi de bize ulaşmış değil" tadında bir evrak sorununu ortadan kaldırmaya çalışmak ve bu evrakı da medyaya sızdırmak saçmalığını da yapmamış olurdu.

Sayın Başbakan bu akılları size kim veriyorsa asıl onlar kırmızı bültenle aranıp tutuklanmalı.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.