İlk kazada akacak kanın vebali sizin olur

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

A- A A+

İlk kazada akacak kanın vebali sizin olur

Yönetmek, bir anlamda öncelikleri belirleyip harekete geçmektir. Öncelikleri, aciliyetleri belirlersiniz, kaynaklarınızı oraya kanalize edersiniz. O iş bitince de ikinci derece öncelikli olana geçersiniz.

Yönetmek böyle bir şey.

Şirketlerde, devletlerde, hatta evlerde bu böyledir.

Evin damı akıtıyorsa, bozulan televizyonu yenilemezsiniz.

Ya da su tesisatı patlamış ve her taraf su içindeyse, yeni araba için biriktirdiğiniz paradan alıp onu tamir ettirirsiniz hemen değil mi?

Ülkemizde bazı yolların güvenlik sorunu ve birçok noktada bariyer ve ışıklandırma eksikliği nedeniyle kaybedilen canlar olduğunu görüyoruz ve kahroluyoruz hep birlikte.

Turunçlu kavşağı daha ne kadar can alacak bilmiyorum.

Şimdi ülkeyi yönetenler, ülkede acil bir eksikliğin olduğunu görmüşler ve ülkede başka bir konu için biriken bir kaynağı acil olan konuya kanalize etmek istemektedirler.

Yönetmek de böyle bir şey.

Yerel İş Gücünü Destekleme Fonu’nda biriken 230 milyonu aşkın bir para var.

Aynı yeni araba için biriktirilen para örneğinde söylediğim gibi.

Şimdi bazı sendikalar çıktı ve emekçinin hakkı edebiyatı ile bu paranın kullanılmasını engelleme kampanyası başlattı.

Bu yazıyı yazarken üç sendikadan üç ayrı açıklama haber merkezine düştü.

Bir sendikacımız gençlerin geleceğine yönelik kullanılan fondaki paradan bahsetti. Gençlerin yollarda ölmesi durumunda herhangi bir gelecekten bahsetmek ne kadar doğrudur.

“Emekçinin parası” diye yola çıktı bir tanesi.

Turunçlu kavşağında ölenler emekçi değil de sermayedar mıydı?

Ben de emekçiyim. Bu fonlarda benim de hakkım varsa helal ediyorum. Yeter ki yollar düzelsin. Eksiklikler giderilsin.

Başka emekçi kardeşlerim, karşıdan gelenler tarafından bariyer noksanlığı nedeniyle ölmesin.

Bir başka sendikacı, akıl vererek, “Param yok diye ağlamasın” diyerek, sıkıntılı yerleri çözsün, sonra para bulunca tamamına baksın tadında bir şeyler söyledi ve bu konuda mücadele edeceklerinden bahsetti.

Neye karşı mücadele? Kime karşı?

Bir başka duayen sendikacımız, “Bu yanlıştan ya da ülke yönetiminden vazgeçin” demiş ve gençlerin başka ülkelere göçünü önlemek için paranın kullanılmasını istemiş.

Peki, bu dünyadan göç eden ve kaynak eksikliğinden yapılamayan yol geliştirmeleri nedeniyle göç edecek olan gençler için önerisi nedir onu merak ediyorum.

Eğer sendikalarda, “Hükümet bu parayı alacak ve cari bütçede kullanacak” endişesi varsa, ona sonuna kadar katılıyorum. Bu para alınıp, kamu görevlisi maaşı, fazla mesai ve üretici destek teşviklerine verilecekse, ona ben de razı gelmem.

Ancak yarın akşam aynı yerde ya da başka sorunlu bir noktada bir kaza ile bir ya da birkaç canın gitme ihtimalinin yüksek olduğu bir ortamda, bir paranın orada yatmasına benim gönlüm razı değil.

Yönetmek de böyle bir şey. Kaynak var. Yönetin lütfen.

Yasa mı lazım, yapın.  İrade mi lazım gösterin. Orada bekleyen kaynaklarla çözün. Öncelik o çünkü.

Gençler başka ülkelere göç edecekmiş.

Yurtdışına göç eden gençler, gün gelir ülkelerine geri döner. Ancak bir genç, musalla taşına yattı mı geri dönüşü yoktur.

O genç benim oğlum, senin kızın, onun kuzeni, diğerinin nişanlısı ya da torunu olduğunda, “Keşke bıraksaydık da hükümetin bu parayı kullanıp oralara bir bariyer iki de ışık takmasına izin verseydik” diye ağlarız hep birlikte.

Ha çıkaracağınız sendikal gürültü ile bunun da önüne engel koyarsanız, ilk ölümlü kazada akan kan sizin ellerinize bulaşmış olur.

Bunu da bilin.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.