Devlet Bahçeli'ye açık mektup

loading
9 Ağustos, Pazar
£

9.50

8.58

$

7.28

A- A A+

Devlet Bahçeli’ye açık mektup

Muhterem Hocam.

Hocam diyorum çünkü ne partilinizim ki başkanım diyeyim, ne de yurttaşınızım ki Parti Genel Başkanı sıfatıyla hitap edeyim.

Hocam diyorum çünkü biliyorum ki eski bir akademisyensiniz ve bizim Serhat İncirli de öğrencilerinizden biriydi.

Serhat sizin ne kadar yumuşak kalpli ve öğrencilerine karşı anlayışlı bir hoca olduğunuzu anlata anlata bitirmez.

Ne kadar notunuzun bol, anlayışınızın engin olduğunu söyler, zaman zaman sıkıntıda olan öğrencilerinize harçlık bağlamında destek olduğunuz bile anlatılır.

O nedenle ‘hocam’ hitabı sizin için de sakıncası yoksa tercihimdir.

Bizim Cumhurbaşkanı’nın sözlerini sizin perspektifinizden bakıldığı zaman yenilir yutulur cinsten olmadığı ile ilgili empati yapabiliyorum. Ama bir de buradan bakmayı deneseniz bir seçim stratejisine alet olduğunuzu görebileceksiniz.

Anlıyorum, tabanınız TBMM grup toplantılarında sizden bu konuda tepkiler duymak ister. Tabanınızı heyecanlı tutmak ‘ülkünüzü’ canlı tutmakla eşdeğerdir. Türkiye’de eğitim görmüş, orada yaşamış birisi olarak hayranlarınızın bazıları ile Kredi Yurtlar Kurumu Yurdu’nda yatakhane paylaşmış birisi olarak, onların haletiruhiyelerini, aynı duygu ve düşünceleri paylaşmasam da anlayabiliyorum. Kıbrıs Türk halkı sizin temsilciniz gibi burada gezinen birkaç arkadaştan ibaret değil. Özellikle yeni jenerasyon çok farklı düşünüp, farklı duygularla heyecanlanmaktadır.

Bizim siyasi yelpazemizde, sizin beklentilerinizde Türk milliyetçisi bulmanın pek kolay bir şey olmadığını da göreceksiniz.

O nedenle hassaten rica ediyorum. Önümüzdeki 66 gün Kıbrıs ile ilgili bir şey söyleyip de zaten gergin olan ilişkileri daha da germeyin. Kitlenizi heyecanlandıracak başka unsurlar elbette ki vardır.

Siz bu sözleri sarf ederken, Türklük adına bir görev ifa ettiğinizi düşünüyorsunuz, eminim. Ancak buradaki algısı başka ve zaten dinamitlenen Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkilerinin yeniden tesisini mümkün kılmaktan daha uzak hale getiriyor sözleriniz.

Bir Kıbrıslı Türk olarak rica ediyorum. 66 gün boyunca Kıbrıs ve KKTC Cumhurbaşkanı ile ilgili görüşlerinizi kendinize saklayın lütfen. Ya da biriktirin seçim sonrası grup toplantılarınızı şenlendirin.

Zaten birkaç yıl önce partinizin bir vekili Cumhurbaşkanı sözcüsü için “dönerci”demiş, bütün KKTC halkının tepkisini toplamıştı. Ben bile tepki göstermiştim.

İtirazım yok elbette ifade özgürlüğünü savunan ve ekmeğimi yaptığım değerlendirme ve yorumlardan kazanan birisi olarak, birisine, hele hele sizin gibi muhterem bir siyasi lidere ‘susun’ demek haddim değil belki ama inanın sözlerinizin etkisinin buradaki etkisini bilseniz hak verirsiniz.

Muhterem Hocam.

Burada 66 gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi var.

Hiç istemediğimiz halde, seçim Türkiye karşıtlığı üzerine bina edilmeye çalışılıyor. Söylediğiniz her söz bu kurulmaya çalışılan binanın harcına katkı yapmaktan başka hiçbir işe yaramadığı gibi suni bir dengesizlik yaratıyor.

Affınıza sığınarak ricamı tekrarlıyorum.

Ne olur, dün TBMM’deki konuşmanız bir süre için Kıbrıs ile ilgili son sözleriniz olsun.

Saygılarımla…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.