Siz susun, siz de oda işini artık çözün

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Siz susun, siz de oda işini artık çözün

İlk elin günahı olmaz dedik ve ilk gelen öğrencilerin odaları ile ilgili şikayetlerinde, hükümetin yanında yer alıp, şikayet eden ebeveynleri yerden yere vurduk. Hala sözlerimin arkasındayım. O günlerde bunun şikayetinin uluorta yapılması ve ‘devlet yok’ diye sosyal medya paylaşımlarını düşündükçe hala dişlerimin gıcırtısını duyuyorum.

Hükümet ve yetkililer, tam olarak ne yapılacağını bilemediğinden böylesine bir krizde odaları kontrol etmeyi akıl edemedi. Empati yapıyorum da ilk kez başınıza böyle bir şey gelince, uçak, izin, otobüs işini çözünce aklınıza odayı da kontrol etmek gelmiyor haliyle.

Sonraki partide, bir yerde ‘odalarda televizyon yok’ diye sosyal medyada paylaşım yapan gördüm. Ona sinirlenmemeye çalıştım. Bana da yazık, ona sinir buna hiddet. Eskisi gibi genç değilim. Bana da bir şey olacak deyip görmezden geldim.

Dün gece son olduğunu umut ettiğim çoğunluğu öğrenci olan bir grup daha geldi.

Yine aynı paylaşımları görünce, artık zıvanadan çıktım.

Sadece odaları pis olduğu için sosyal medyada şikayet edip ünlü olmaya çalışan gençlere değil, artık uçağı ayarlayan, izinleri alan, otobüslerle transferi sağlayan, en ince ayrıntıyı düşünen yetkililer, bu kadarını başardıktan sonra, bu çocukların yerleşeceği odalara bakmak için birini görevlendirmez mi?

Uçak tamam. İzinler tamam. Organizasyon tamam. Otobüsler tamam. Otel ya da yurt tamam.

Daha önceki şikayetlerden ders alarak, ‘Mehmet Bey. Birilerini görevlendirin de şu 300 odaya bir bir baksınlar. Temizlenmemiş. İçinde eşya kalmış. Kulak çöpü bırakılmış. Terlik unutulmuş. Tuvaleti kötü görünen varsa bir el atsınlar’ diyemedi mi kimse.

Başka öğrenci var mı dışarıda. Yeni bir kafile gelecek mi bilemem ama gönüllüyüm. İki çöp torbası. Bir fırça, bir iki bez ve birkaç şişe de dezenfektana bakar. Bir gecede 300 odayı tek başıma kontrol ederim. İçlerinden tek tük çöpü kalmış olan varsa alır. Tuvaleti temizlenmemiş kalmışsa de siler, temizlerim.

Aynı sorunu defa defa yaşatmayın artık bu insanlara.

Bu insanlar derken, İngiltere’den gelen gençleri kastetmiyorum. Onlar biraz da sosyal medya fenomeni olma peşinde olduklarını görüyorum. Pekala oradaki görevlilere bu konuda şikayetlerini dile getirip, odalarının değişmesini ya da hızlıca temizlenmesini isteyebilirler, ya da daha mütevazi davranıp, ‘Patron bize birkaç bez ve biraz dezenfektan ile bir çöp torbası ver. Biz hallederiz. Taşın altına elimizi biz de koyarız. Bu devlet bizi oralardan çekip almış. Şikayet etmek bize yakışmaz’ da diyebilirlerdi.

Bu insanlar derken onları kastetmediğimi söylemiştim. Kastettiğim bu sosyal medya paylaşımlarını görüp, her şeyimizle kendimizi teslim ettiğimiz ve bir pandemiyi kontrol altına almak konusunda güvenmekten başka çaremizin olmadığı hükümetin bir odanın temiz olup olmadığını kontrol edebilecek bir mekanizma kuramadığını görmek zorunda kalan tüm insanlardan bahsediyorum.

O nedenle hem gençlere hem de hükümete sesleniyorum.

Gençler, susun ve 14 gün oturun oturduğunuz yere. Şikayet istemem. İdare edin bu günler geçecek.

Hükümet. Siz de bir odayı temizletmek, sonra da temiz olup olmadığını kontrol edecek bir mekanizma kuramadınız mı? Hade ilk elin günahı olmaz dedik ama bu kaçıncı el be kardeşim. Bir odanın temizliğini sağlamak bu kadar mı zor.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.