Tufan Erhürman ve Mahatma Ghandi

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

A- A A+

Tufan Erhürman ve Mahatma Ghandi

Tufan Erhürman’ı bir siyasetçiden öte, bir dost olarak kabul ederim. Meslek gereği bir dostun dosta yapmayacağı oranda eleştirmişliğim vardır belki ama asla bozulmamış, ilişkimize halel gelmesine müsaade etmemiştir. Birçok farklı nedenle birlikte, onu bu nedenle de severim. O da bilir ki eleştirilerim mümkün olduğunca adil olmuştur ve bazılarının yürüttüğü gibi haçlı seferi edasıyla kendisine bir saldırıya asla dönüşmemiştir.

Erhürman, bu ülkenin özlediği yeni tip siyasetçi figürlerinin önde gelenlerindendir. Önde gelenlerdendir derken, onlardan çok var da, Erhürman onlardan bir tanesidir bağlamında söylemiyorum. Gerçekten sınırlı sayıda ve artırılması gereken bir türden olduğunu düşünürüm.

Dün akşam Kıbrıs Postası TV’de benim, Gökhan Altıner’in irfan Batu’nun ve Ulaş Barış’ın sorularını yanıtladı bir buçuk saat boyunca.

Programa katılandan intikam almak ya da sıkıştırıp zor duruma sokmak değil, bilgi, düşünce ve yorum almak amacı güdülen ve artık markalaşmaya başlayan Kıbrıs Postası tarzı ile geçen program son derece keyifliydi. İzleyenlerden aldığım geri dönüşler de aynı işareti veriyordu.

Tufan Erhürman son derece önemli şeyler söyledi ama aklıma çakılan ve Ghandi filminden alıntı yapıp Kıbrıs Türk toplumunun içinde bulunduğu duruma uyarladığı şeyler müthişti.

"Toplum olarak kendi kendimizle gurur duyacağımız bir şeye ihtiyaç var" demişti.

Aslında işaret ettiği bence sosyal medya manyakları ve onların uzantılarının, ‘Bizden bir şey olmaz’ saplantısının ve propagandasının bize verdiği zarar ve ilerlememiz önündeki engel olduğudur.

‘Ben toplumuma ve insanlarıma inanmayı tercih ediyorum’ dedi, ‘çözüm olmazsa bizden bir halt olmaz’ , ‘biz hiçbir şeyi beceremeyiz’ , ‘bu gibi şeyler ancak KKTC’de olur’ diyerek kendi toplumunu aşağılamayı beceri sayan ve önümüze çıkan her olumlu olgunun karşısına çıkıp şüphe kırıntıları serpiştirip yeşermesini sağlayan güruha sesleniyor gibiydi.

Tufan Hoca’ya göre yapabiliriz ve başarabiliriz.

Ben de inanıyorum ya da inanmak istiyorum.

Ama beni ve toplumu buna inandıracak, tabiri yerindeyse beni gaza getirecek siyasetçi lazım. Ortaya çıkan başarı ile de gurur duyulmasına önayak olacak birileri lazım.

Bu illaki Tufan Hoca’dır demiyorum ama ilerlediği yol ve tutturduğu siyaset yapma tarzı onu kalburun üstünde tutmaya yetiyor da artıyor da benim gözümde.

Tufan Hoca benim de çok sevdiğim Ghandi ve filminden bahsedince, bir zamanlar Londra’da kitapçı gezerken bulup aldığım ve o zamandan beridir başucumdan ayırmadığım bir kitabı yeniden elime aldım dün akşam. Hoca’nın sözünü ettiği filmin yönetmeni Richard Attenborough, Ghandi’nin sözlerinden alıntılarla oluşturduğu bu kitapta Ghandi’ye ait bir sözü yeniden okudum.

Türkçeye çevirip buradan paylaşmak istedim.

‘İnsanoğlu ne olabileceğine inanıyorsa çoğunlukla o oluyor. Eğer kendi kendime sürekli olarak bunu yapamam dersem, kuvvetle muhtemel onu yapamayacak noktaya gelirim. Bilakis eğer yapabileceğime olan inancım varsa, başta olmasa bile, sonunda mutlaka onu başarabilecek kabiliyetim olur...’

Bu da Tufan Hoca’nın söylediği ve toplumun gurur duyulacak bir şeye ulaşmak için yine Ghandi’nin işaret ettiği yol olarak orada duruyor.

Tufan Hoca ve Mahatma Ghandi’den başladık öyle gidelim ve bu inanmak ve gurur duyulacak bir şeye ulaşmak noktasında önümüzde duranlarla ilgili ve ülkemize son derece uyumlu bir Ghandi sözünü daha buraya not edelim.

‘Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlaktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim’

Bu bir Erhürman yazısı olacakken Ghandi yazısına dönüştü sanki.

O nedenle Tufan Erhürman ile ilgili dün akşamki programda beni etkileyen bir konudan daha bahsedip bitireyim.

Belki de ilk defa bir ana muhalefet Başkanı, hükümetin birtakım adımlarının doğru ve yerinde olduğunu teslim etti dün akşam. Evet kendine göre yanlış yapılanları da sıraladı ama doğru yapılanların kredisini de hükümete teslim etti.

Alışık olmadığımız ama özlediğimiz bir şey ve onu Erhürman’da görmek heyecanlandırıyor doğrusu.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.