Erdoğan’dan bir hükümet bekliyordum. Göreceğiz

Yayın Tarihi: 16/11/20 09:04
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gelirken neler yapacağı zaten programında belliydi. Törene katılacak bir konuşma yapacak önemli mesajlar vererek, sonra Maraş’a gidecek oradan da mesajlar verecek, sonra da Pandemi Hastanesi’ni açacak, oradan da mesajlar verecekti.

Bunu zaten 15 Kasım’da Kıbrıs’e gidelim’ dediği günden beridir malumumuzdu. O nedenle bunlar üzerinde çok fazla yoruma ne ihtiyaç var ne benim yapma niyetim.

Yine de sıralayalım ki, ilgilenmedik olmasın.

Artık iki devletli çözüm konuşacağız dedi. Yani masada federal bir çözümün parametreleri olmasına karşın, parametre değişikliği konuşunda birtakım girişimler yapılacağını anlıyorum. Ya da ‘ölümü gösterip sıtmaya razı etmek’ lafından hareketle, iki devletliliği gösterip, arzu ettiğimiz bir federal çözüme razı mı etmeye çalışılıyor? Bilemedim.

Diğer mesajlar arasında kablo ile elektriğin getirilmesi, deniz altından doğal gaz gelmesi, yeni bir devlet hastanesi inşası, Maraş’ın yasal mülkiyet sahiplerinin haklarına riayet edilerek açılması ve yeni bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı.

Bunlar içinde beklenenler de vardı, sürpriz olanlar da.

Benim bu ziyaretten beklentim, bir hükümet modelinin ‘teşvik ve telkin’ edilmesi idi.

Oldu mu bilmiyorum.

Bugün yaşanacak hükümet kurmak ile ilgili gelişmeler, bunun işaretini bize verecek elbette.

Bir başka ifadeyle, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Bir hükümeti kuramadınız mı hala? Derdiniz nedir? Kim sorun çıkarıyor?' Diye sormadı mı?

Ya da Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Planlama İnşaat Dairesi ve Mimar Mühendis Odaları Birliği ile ilgili sitemlerinin benzeri, ‘Sayın Cumhurbaşkanım, bunlar bir türlü anlaşamıyorlar, Pandemi Hastanemiz yoktu, hallettiniz. Hükümetimiz de yok. Gelmişken buna da bir el atın’ dedi mi demedi mi? Bugün yarın onu da anlarız.

Ersin Tatar Cumhurbaşkanı seçilip, Başbakanlık koltuğu boşalınca yazmıştım. Bütçe açığı kadar kaynağı kime aktaracaksanız, onun hükümet kurmasını sağlayın diye samimi bir ricam olmuştu. Pozisyonum sabit.

Birkaç yıldır ülkemizi malum nedenlerden dolayı ziyaret etmeyen Sayın Erdoğan’ın gelişi beni rahatsız etmedi. Konuk Cumhurbaşkanı olarak başımızın üstünde yeri var.

Yalnız iki ayrı devletten bahsederken, konuşma sırasındaki protokol kuralı ihlalleri, bizi bir devlet olmaktan çıkardı. Bu nedenle iki ayrı devlet konuşurken, devlet gibi davranmak gerekliliğini Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın bir yere not etmesi gerekir diye düşünürüm.

Şimdi önümüze bakalım.

Bu ülkede hükümet yok.

Ancak çekilmiş Dışişleri Bakanı, konuk dışişleri Bakanı’nı karşılamaya gittiğini görüyoruz. Devletin devamlılığı diyoruz, buna da kabul.

Erdoğan ziyaretinden beklentilerim beni şaşırtmadı, bir iki detay haricinde beni rahatsız da etmedi. Ama asıl beklentim, bir hükümet konusunda biraz teşvik ve telkindi. Çünkü bizimkiler bunu da beceremeyecek gibi.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları