Biri Ersin Tatar’ın elinden telefonu alsın

Yayın Tarihi: 22/01/21 15:49
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı olmadan önceki paylaşımları bazıları tarafından abartılı, bazıları tarafından da normal karşılandı süreç içerisinde. Ama bunlar hiçbir zaman sorun olmadı ve toplumu germedi.

‘Çiftleşen köpekler’ adlı çalışmasına çok gülmüştük mesela. Bilmeyenler için anımsatalım.

Tatar her zamanki gibi sabah yürüyüşü sırasında manzara fotoğrafları paylaşırken kareye giren ve aslında tabiat ananın emrettiği faaliyet olan çiftleşme fiilini gerçekleştiren iki köpek de karede bulunuverdi. Tatar da bunu paylaştı. Biz haberini yapınca, o da kızmak yerine bizi aramıştı, birlikte gülmüştük.

Onlar güzel günlerimizdi.

Başbakan olduktan sonra bile Ersin Tatar’ın tarzında değişen bir şey pek olmadı. Paylaşımlara devam. Eleştirilere tatlı tatlı yanıtlar. Yine hiç kimseyi rahatsız etmiyordu.

Tanıdığı kişilerin eleştirilerine tahammül edemiyorsa bile en fazla yapacağı şey, özelden mesaj atarak meramını anlatmak olurdu.

Neticede herkes Ersin Tatar’ın sevimli kişiliği ve şeytan tüyünün farkında olduğu için ise bunlar sorun olmuyordu.

Cumhurbaşkanı olduktan sonra işler değişti.

Herkesin Cumhurbaşkanı olacağı ile ilgili taahhüdünü yerine getirmekten son derece uzak olduğu gerçeğini bir kenara bırakalım. Onu kabullendik.

Ancak Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın çok daha dikkatli ve çok daha fazla halkla ilişki kurma konusunda hassasiyet göstermesi lazım. Bu zaruriyet içerisinde en fazla dikkat etmesi gereken sosyal medya denen fütursuz alandır.

Ersin Tatar’ı illaki birileri eleştirecek.

Unutulmamalı ki bu ülkedeki seçmenin yarısı kendisine oy vermedi ve bu kesim Ersin Tatar’ın hata yapmasını dört gözle bekliyor. Onların, en azından bir kısmının gönlünü ve kalbini kazanmaya çalışması gerekirken, elinde telefon Facebook, Twitter, laf yetiştirmeye çalışıyor.

Esra Aygın’a verdiği yanıt bir hataydı. Hem de en büyüğünden. Hata yapmasını bekleyen kesimin önde gelen kişilerinden olan meslektaşıma ani bir heyecan ve kızgınlıkla sosyal medya zerinden verilen yanıt bakın neleri beraberinde getirdi. Sayın Tatar, ifade özgürlüğüne inanmayan, gazetecileri susturmaya çalışan bir lider görüntüsü verdi. Ya da o anlık dürtülerle verdiği yanıt kullanılarak böyle bir imaj başarılı bir şekilde çiziliyor.

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir’e verilen yanıt daha da korkunç.

Konuşsak bana, 'Napayım. Ali Kişmir sürekli bana laf atar’ diyecek, bilirim.

Benim ona yanıtım; yüz bine yakın insan size laf atmaya hazır, bunlara tek tek yanıt verip polemiğe girecekseniz, başka iş yapamazsınız olurdu herhalde.

Ha, Trump’a özenip ülkeyi sosyal medya üzerinden yönetmek gibi bir hülyaya kapıldıysa Sayın Cumhurbaşkanı, onun sonunun ne olduğunu incelemesini salık veririm.

Cumhurbaşkanı Tatar'ın heyecanlı ve kalıbına sığmaz birisi olduğunu iyi bilirim.

Ama artık daha ağırbaşlı ve sakin bir kalıba girmesi gerektiğini bilmesi gerekiyor. Makam ve görev onu emrediyor çünkü.

Cumhurbaşkanlığında, Cumhurbaşkanı üzerinde etki yapabilen kim var bilemem.

Bir sürü danışman adı duyuyoruz. Ya onlardan birisi ya da Saray’a girip çıkanlardan öğrendiğimiz kadarıyla şimdiye kadar hiçbir First Lady’nin olmadığı kadar etkin ve etkili olan Sibel Tatar, Sayın Cumhurbaşkanı’nın elinden telefonunu bir zahmet alsın.

Toplum bunca sıkıntı içerisindeyken, çare üretmesi için yol göstericiliğine bel bağladığı Cumhurbaşkanı’nın sosyal medya üzerinden polemiklerini izlemek gibi bir ihtiyacı şu sıralar hiç yok.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları