Sevgili Nikos

Yayın Tarihi: 12/02/21 09:56
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Benden duyacaklarını Kıbrıs Türk tarafından muhatap olduğun hiç kimse sana söylemez. Nasıl bizim tarafta Federasyondan başka hiçbir modelin Kıbrıs’ta çözüm için mümkün olmadığını söyleyenler, Crans Montana’da Türkiye garantiler dahi her şeyi masaya döktüğünde, pandemi nedeniyle marketlerin kapanacağını duyan ev hanımı gibi koşarak kaçtığın zaman da sana herhangi bir şey söylemedikleri gibi.

O nedenle dikkate al lütfen.

İlk önce şunu ifade edeyim.

Kıbrıs’ın kuzeyinde Kıbrıs sorununun çözümü konusunda gailesi olan kişi sayısı inanamayacağın kadar azalmış durumda. Eminim senin tarafta da durum benzerdir.

Şu anda en önemli konu aşıdır. Aşı konusunda pek federal davranmadığını gören Kıbrıs Türk halkında, senin diğer konularda ne denli federal davranacağın ile ilgili var olan endişe ve güvensizlik tohumları yeşermiş durumda.

Ama diğer taraftan Türkiye, şu ana kadar 80 bin aşı göndermiş, daha fazlasını göndereceğinin de sözünü vermiş durumda. Sen düşün kim daha muteber. Sen mi, Erdoğan mı?

Sen, siyasetin gereği Kıbrıs Türk tarafında yaşayan yurttaşlarının ekonomik sıkıntı çekmesi için, gerek turizm alanında gerekse de ticaret alanında elinden geleni ardına koymuyorsun.

Diğer taraftan Türkiye, Kıbrıs’ın kuzeyini inşa ve ihya edeceğini söylüyor.

Ne derece inşa eder, ne derece de ihya oluruz onu zaman gösterecek ama en azından senin koyduğun ambargolar ve nefes borumuzu kesme çalışmaları ile kıyas bile kabul etmez.

Yine soruyorum. Kim daha muteber?

Kıbrıs Türk halkı her şey yolunda iken duygusallaşıp, bazı konularda ağzına geleni söyleyebiliyor. Direnip meydanlara hatta dağa bile çıkabiliyor.  

Ama iş sağlık, yakın gelecek kaygısı oldu mu gemisini kurtaran kaptan konumuna hemen geçebiliyor.

Yani KKTC Cumhurbaşkanı ve Türkiye yetkilileri 'iki devletli çözüm' dediği zaman Kıbrıs Türk tarafından güvendiğiniz çevreler öyle senin beklediğin gibi yaygara çıkarmayacak haberin olsun. Zaman kötü ve artık senin defalarca reddettiğin ve bertaraf ettiğin federal çözüm umutları konusunda sana destek olacak değil.

Bu tamamen insani bir mesele. Onları suçlama, kızma.

Misal ben federal çözümü savundum hep. Annan Planı’na aynen senin gibi 'evet' dedim. Ama aramızdaki fark; ben samimiydim, sen değildin. Bunu da Başkanlığının her iki döneminde bize belli ettin.

Ben şimdi federasyondan ümidi kestim, birçok Kıbrıslı Türk gibi. Bunun da sorumlusu sensin, başkası değil. Bu nedenle kendi yanlışların yüzünden ne Kıbrıs Türk halkını ne de sana defalarca uzlaşma fırsatı veren Türkiye Cumhuriyeti yetkililerini suçlamaya kalkma.

Bence sarayındaki en büyük aynanın karşısına geç ve Kıbrıs sorununun federal temelde çözülememesi müsebbibine iyice bir bak.

Sonra da Kıbrıslı Türklerle ayrılmak için nasıl müzakere edeceğinin hesaplarını yapmaya başla. Başla çünkü ağzından kaçırdığın ya da kaçmak için bir bahane olarak Türk yetkililerine söylediğin iki devletli çözüme uzak olabiliriz, ama emin ol ki iki devletli çözüm, Kıbrıs Türk halkı, Türkiye ve henüz bilmediğimiz bazı uluslararası oyuncuların gözünde federasyon kadar uzak değil.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.