Kabzımalca Ekonomi

Yayın Tarihi: 22/03/21 15:27
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Bu ekonomi işlerinden oldum olası anlamamışımdır. Ekonomistler konuşunca bir noktadan sonra söyledikleri Türkçe gibi gelmemeye başlar çoğunlukla.

Allah'tan bir zamanlar Hüda Hüdaverdi’den ekonomi dersi almışlığım var ve en azından ‘gazeteciler hiçbir konuda uzman olmaz ama her konudan biraz bilgi sahibidirler’ prensibine uygun bir şekilde davranabildim bunca yıldır.

Evet bir ekonomi değerlendirmesi yapacağım kıt ekonomi bilgimle bugün.

O nedenle uzmanlar, ekonomistler, ‘bu ne biliyor da konuşuyor’ türünden saldırılara geçmesin, yatırımcılar da benim söylediklerimi okuyarak yatırımlarını yönlendirmesin. Mesuliyet kabul edilmez.

Sabah kalktık, döviz roket edasıyla arş-ı ala’yı delme çalışmalarına başlamıştı.

Dahili olduğum whatsapp gruplarında kimileri kara tablolar çizerken, kimileri ise unun suni olduğunu ve dövizin yeniden eski yerine gerileyeceğini söylüyordu.

Bir başka değerlendirme yapan ise atasözü niteliğinde bir laf etti ki insanın içi ürperir. ‘Sterlin asla çıktığı noktayı unutmaz’

Sterlin çıktığı noktayı unutmaması eğer gerçekse, ki şu ana kadar, aksini ispatlayacak bir seyir görmedik, işimiz iş.

Basit bir gerçeği hemen ifade edelim ki Buckingham Sarayı’nı taşlama dürtüleri ve Kraliçe Elizabeth’in genital organları ile yapılacak yorumları başlamadan keselim.

Yükselen Sterlin, Euro ya da Doların değil. Türk Lirası’nın bu döviz cinsleri karşısında değer kaybetmesidir mesele.

Peki bu neden olur?

Durum şundan ibarettir.

Eğer bir ülkede domates fazla ise ve talep de az ise, domatesin fiyatı düşer. Domates’in çok yararlı ve herkesin günde birer kilo tüketmesi ona sonsuz yaşam ve gençleşme sağlayacağı ile ilgili yaygın bir inanış yoksa talep elbette ki az olur.

Türk Lirasını domatese benzetirsek, kimse Türk Lirası yemek istemiyor, yaşanan sıkıntılardan dolayı ise seralarda bol miktarda Türk Lirası üretiliyor. Domates tüketicileri, ki sözkonusu domates değil de para olunca onlara ekonomi biliminde yatırımcı deniyor, Türk Lirası’nın faiz getirisi ile DOviz’in TL karşısında değer kazanma ihtimallerini hesapladıklarında dövize yatırım yapmayı daha uygun buluyorlar. Böyle olunca, domates, yani Türk Lirası’na rağbet azalıyor. Çokça da basıldığı için de fazla olduğundan değeri azalıyor. Türk Lirası Faiz Oranlarını arttırmak ve Türk Lirası’na yatırımın cazibesini arttırmak için çaba gösteren her Merkez Banası Başkanının kellesi de gidince ortaya faiz geliri getirmeyen, bolca olan ve dolayısıyla da kimsenin yatırım yapmak istemediği bir domates, ortaya çıkıyor.

Basitleştirmek için karmaşıklaştırdık mi bilmiyorum. Öyle yapmışsak yeniden anlatayım.

Türk Lirası bol miktarda üretilen domates gibi çokça basılıyor.

Türk Lirası faiz oranları arttırılmadığı için, olağanüstü bir özelliği olmayan sıradan domates gibi kalıyor. Bu nedenle tüketiciler domates değil de bin bir derde deva olduğu düşünülen Avokado almaya yoğunlaşıyor. Az olduğu için ise Avokado fiyatı yükseliyor.

Biliyorum. Biraz kabzımalca oldu ama idare edin.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.