2023’e kadar buralarda hiçbir şey olmayacak

Yayın Tarihi: 05/05/21 13:39
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Bir Cenevre değerlendirmesi furyasıdır da gidiyor.

Ortalık “Cenevre’de şu oldu, bu oldu, bundan böyle olacak” ya da “Cenevre’ye gittik şöyle yaptık, böyle yaptık ve şunu kazandık” diyenlerle dolu.

Cenevre bir durum tespiti ve sürecin ertelenmesi toplantısından ibaretti.

Neden mi ertelenecekti?

Çok basit.

Türkiye’de 2023 seçimleri var önümüzde. Türkiye Cumhuriyeti öyle bizimkiler gibi, seçim tarihlerini maskaralığa çevirmez. Seçim yapacağım dedi mi yapar.

2023 öncesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın, Orta Anadolu’daki milliyetçi muhafazakar oy blokuna ve ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’ne, “Kıbrıs’ta taviz verdi” imajı verir mi dersiniz?

Vermez elbette.

Hep söylerim ve bu konuda da yazılmış yazılarım var, dileyen bakabilir. Erdoğan’ın da bir siyasetçi ve halkının oyuna muhtaç olduğu bizdekiler tarafından unutuluyor hep.

Halkı, “Kıbrıs Türktür Türk kalacak” ya da “Kıbrıs bizim bir vilayetimiz değil mi?” kısa yol ezberinde olduğu için, Erdoğan da elbette ona göre davranacak.

Erdoğan’ın Devlet Bahçeli’yi Kıbrıs konusunda üzeceğini mi düşündünüz yoksa?

Yoksa, Kemal Kılıçdaroğlu’nn eline, aynen 2002 ila 2004 arasındaki süreçte olduğu gibi, “Bunlar Kıbrıs’ı satıyor” eleştiri sopasını bile bile vereceklerine mi inandınız? 

Bunu eleştiri için söylemiyorum.

Erdoğan’ın Kıbrıs politikasını eleştirsem ne eleştirmesem ne?

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın kalbinden geçen iki devletli çözüm, Türkiye yetkililerinin bugünkü siyasi ihtiyaçlarına uygun bir politika olduğu için ise kabul gördü ve köpürtüldü. Hepsi bu.

Ha bu durum Anastaisades’in işine geliyor mu? Elbette.

Siyasi eşitlik konusunda sıkıştırılacağından endişe eden Rum Lider, şimdi önünde yeni bir oyun alanı buldu ve Ersin Tatar’ın kendi yurttaşı olduğunu ve kendisine tabi olduğunu dolaylı bir şekilde ima ediyor ya da ettiriyor.

Halbuki siyasi eşitlik, Anastasiades’in Kıbrıs Türk Halkı’na bir türlü ödemek istemediği gecikmiş bir borcu olduğunu biliyor ve bunun elbet bir gün ya kendisinden ya da kendinden sonra gelenden tahsil edileceğini de biliyor. Ama borcunu ne denli geç öderse, aynen Türkiye Cumhuriyeti Başkanı gibi halkı karşısında taviz vermiş görüntüsüyle, oy kaybına uğramak istemiyor.

Aynı durum Anastasiades için geçerli mi?

Tabi ki geçerli.

2023 yılında bilin bakalım nerede seçim var?

Güney Kıbrıs 2023 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Rum Toplum Lideri’ni, ya da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri, adına ne derseniz deyin, onun seçimini yapacak.

Aday olur mu olmaz mı bilemeyiz ama Anastasiades’in 2023’e giderken bir hareket yapacağını mı düşünüyoruz da değerlendirme yapmaktan başımız dönüyor.

Cenevre’yi ve bundan sonraki en azından 2 yıllık Kıbrıs Müzakere süreçlerini değerlendirirken, Erdoğan’ın ve Anastasiades’in birer siyasetçi olduğunu ve 2023’te ikisinin de seçimi olduğunu unutmayalım.

Üstüne üstlük her iki siyasetçi de Kıbrıs’ta atacakları her adımda muhalifleri tarafında dayak yiyeceklerini de akılda tutarak.

Kısacası 2023’e kadar buralarda bir şeycik olmaz.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Elliot Alderson 05/05/21 18:14
Mükemmel analiz!

Diğer Rasıh REŞAT yazıları