Ben CTP’li olsam...

Yayın Tarihi: 20/05/21 17:21
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Bu yazıyı yazmak üzere bilgisayarımın başıma oturmak için kendimi zorladığım esnada, Cumhuriyetçi Türk Partisi Merkez Yönetim Kurulu’nun AD Hoc Komite’yi yargıya taşıyıp taşımama kararı almak üzere toplandığı haberi geldi.

Aklımda başka bir şey vardı ama bu konu daha ilginç geldi.

Son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim de daha fazla okumak isteyenler devam etmesin.

CTP Ad Hoc Komiteyi yargıya götürmek bir yana, bence UBP’ye dilediği zaman genel seçime gitme özgürlüğü vermeli.

Evet evet yanlış okumadınız. Bence Tufan Erhürman, Ersan Saner’e, ‘Ersan Bey ne zaman isterseniz seçime gidebiliriz. Tarihi siz belirleyin. Bizim için hiç fark etmez’ demesi lazım ve 2022 yılı içerisinde bir tarih seçmesini istemesi lazım.

Yani ben bir CTP’li olsam ya da CTP MYK’sında bir sandalyem olsa, tek ayağımın üstünde bu konuda diretirdim.

Neden mi?

Çok basit.

Diyelim ki Anayasa ihlali pahasına ara seçim yapmadan Ersan Saner hükümeti bir yıl hatta bir buçuk yıl daha iktidarda kaldı.

Bu süreç içerisinde Ersan Saner şapkadan tavşan çıkarıp ülkeyi 18 ayda güllük gülistan hale getiremeyeceğini herkes biliyor.

Maliye Bakanı Dursun Oğuz, bu süreçte, her ayın son haftasnda Türkiye’den kaynak gelmezse maaşları ödeyemeyeceğini gür sesiyle televizyon ekranlarından söyleyecek, akabinde ‘Kaynağın şu kadarı serbest bırakıldı, maaşlar bir gün gecikmeli de olsa ödeniyor müjdesi ile eşek kaybedilip yeniden bulunacak.

Piyasa gerilecek. Küfür günahın bini bir para olacak.

Turizmin ayağa kalkması ve piyasaları rahatlatması bu süreç içerisinde mümkün görünmezken, UBP’nin itibarı Sağlık Bakanının açıkladığı vaka sayısı kadar ince bir ip üzerinde gidip gelecek.

Hükümet demiyorum çünkü Demokrat Parti, yaşanan fiyaskolardan halk nazarında sorumlu tutulmazken, Yeniden Doğuş Partisi’nin kanlı kurultayından sonra ahalinin onlardan pek ümidi kalmadı. Oklar UBP’nin üzerinde anlayacağınız.

UBP bu süreç içerisinde YDP’ninkinden daha kanlı bir kurultay ve seçilmiş bir Genel Sekreter ile atanmış denilebilecek bir Genel Başkan arasındaki mücadele ile çalkalanacak daha.

En  az üç  adaylı bir kurultayın getireceği bir kırılganlığın hemen ardından aday adaylığı, adaylık sıralamalarının getireceği ayrı küskünlükler.

Bu sefer hem halktan hem de UBP içinden parti darbelenecek.

Evet Saner Türkiye ile birkaç tane protokol yaptı.

Belki de 20 Temmuz’da yol ve E-devlet ile ilgili protokoller hayat bulacak ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan gelip bunların açılışını yapacak. Erdoğan’ın ülkemizi ziyaret tarihçesine ve topraklarımızda yaptığı açılışılar tarihine baktığımızda, öyle mevcut Başbakana yapılan işlerden siyasi prim elde etmesine pek izin vermediğini ve vermeyeceğini biliyoruz. Her yere Erdoğan resimleri asılacak, ‘Ya Allah Bismillah’ deyip kurdele kesecek., mevcut Başbakan, mülki idare memuru edasıyla kudretli Başkan’ın yanında figüran gibi duracak. Bir iki talimatımsı ifade, bir iki de protokol rezaleti ile Başbakan’ın imzaladığı protokollerin hayat bulması ona değil siyasi prim getirme, puan kaybettirmekten başka bir işe yaramayacağını bilmek için müneccim olmaya gerek yok.

Yani sevgili CTP’li kardeşlerim, sizin yerinizde olsam, öyle seçime gitmek gibi bir acelem olmazdı.

UBP’yi bu sarmalın içinde dilediği kadar uzun süre debelenmesi için bırakır, her geçen günün CTP’nin lehine, UBP’nin de aleyhine olduğunu idrakine varırdım.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Osman oglu 22/05/21 09:05
CTP nin secim istedigine kim inanir be gardas..Gun gecsin maas gelsin.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları