Sedat Peker fişeklemesi ile Kutlu Adalı sömürüsü

Yayın Tarihi: 24/05/21 14:26
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Sedat Peker ikinci kez ve bu sefer daha detaylı bir şekilde Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili ifadeler kullanınca, bizimkiler hemen ayaklandı.

"Kutlu Adalı cinayeti yeniden soruşturulması" diyenler mi istersin, bu konuda "Meclis araştırma yapsın" diyenler mi? Hepsi var?

Peki, hadi diyelim ki Sedat Peker’in dürtüklemesiyle Kutlu Adalı’nın katledilişinin ardındaki sır perdesini aralamak ve faillerini adalet önüne getirmek için bir şeyler yapmaya niyet mi ettiniz gerçekten.

Kim yapacak? Kime yapacak? Nereye bakacak? Kim yardım edecek?

Bu soruları soran yok.

"Soruşturma yeniden açılsın."

"Kutlu Adalı cinayeti araştırılmalı" diyenler bunun nasıl yapılacağını söylemiyor.

Sadece bu soruşturmanın yeniden açılması gerektiğini söylüyorlar.

Neden mi? Çünkü hiç kimsenin gerçekten öyle bir niyeti yok. Sadece boş laf olsun, popüler bir konudur, bu konuda ben de bir şey söyleyeyim demek için.

Analım Kutlu Adalı’yı hazır lafı geçmişken. Onun ne denli düzgün bir yurtsever olduğunu konuşalım. 1996 sonrasında doğanlar için Kutlu Adalı’yı fırsat bu fırsat anlatalım.

Belgesellerini gösterelim. Kitap ve yazılarını yeniden yayınlayalım.

Ama siyaset yapmak için ‘Soruşturma yeniden açılmalı’ yalanına şov amaçlı sarılmayalım.

Kutlu Adalı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti içerisindeki bazı grupların hesaplaşması sonucunda mı sokak ortasında kurşunlandı?

Tabi ki hayır.

Operasyonun ada dışında planlandığını bilmek için Sedat Peker’e mi ihtiyacınız vardı?

Pek tabi ki hayır.

Tamam, diyelim ki bilmiyorduk ve Sedat Peker’in iddiaları ile Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili yeni bir pencere açıldı. Yine Türkiye’deki yetkililerin yoğun iş birliği gerekemez mi bir soruşturmanın yeniden açılması için?

Peki, bu iş birliği konusunda bir beklentisi olan var mı ki, soruşturma yeniden açılsın sloganları atılıp, facebook profilleri değiştiriliyor.

1996 ne çok uzak ne de çok yakın bir tarih.

1996 yılında siyasette olanların birçoğu hayatta olduğu için yakın, aradan çeyrek asır geçtiği için ise yeni delil ya da bulgu elde etmek neredeyse imkansız.

Ha Sedat Peker’i muteber kabul edip, Mehmet Ağar’a gözümüzü dikeceksek, hadi o zaman özel bir ekip görevlendirip Mehmet Ağar’ın ifadesine başvurmak için Ankara’ya doğru yol alın da görelim.

Bugünün ya da herhangi bir Ankara hükümetinin, Kutlu Adalı’nın Türkiye’nin karanlık unsurları tarafından öldürüldüğünü itiraf etmesini ya da böyle bir gerçeğin, eğer varsa, ortaya çıkmasına yardım edeceğine inanan var mı?

İşiniz hikaye diyeceğim ama ayıp olacak.

Hadi Sedat Peker ifşaatları ya da iddialarının bazı yerlerinde Kıbrıs adı geçiyor. Hadi siz de bunları ciddiye aldınız diyelim.

25 yıl önce gereğini yapmayanların bugün yapacağına inanmaya inanmaya soruşturma açılmasını talep etmenin Kutlu Adalı’nın ailesi, yakınları ve sevenleri üzerindeki etkisini düşünmez misiniz?

Ne hallere geldik.

Sedat Peker fişeklemesi ile Kutlu Adalı sömürüsü.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları