Sıçan zehri ve ihale dâhileri

Yayın Tarihi: 13/07/21 11:23
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Geçenlerde bazı üreticilerle konuşuyordum ve en büyük şikayetleri ülkemizdeki fare ve sıçan istilası. Hatırlayın geçtiğimiz yıl bir futbol hakemine maç sırasında bir fare saldırmıştı. Videoları izleyip hayretler içerisinde kalmıştık. Anlayın durumu diye hatırlatıyorum.

Sulama borularının kemirilmesinden tutun da ürünlerin satılamaz duruma gelmesine, ağaç gövdelerinin kemirilmesine kadar verdikleri zarar müthiş.

Halk sağlığı açısından konuşmaya bile gerek yok. Farelerin ve sıçanların taşıdığı hastalıklardan dolayı koca şehirlerin yok olduğunu tarih dersini iyi dinlemeyenler bile bilir.

Şimdi hep şikayet ediyoruz ya ihaleler Türkiye’de açılır ve bizim müteahhitler ya da iş insanları bu ihalelere katılamaz diye.

Yol, hastane falan.

Bırakın yolu, hastaneyi, biz bir fare zehri ihalesini bile yüzümüze gözümüze bulaştırmayı başardık.

Nereden mi biliyorum.

Bu fare istilası ile ilgili bir televizyon programı çekmek için araştırma yapmaya başladığımda, fare ve sıçan ile mücadele konusuna baktığımda karşıma bu sıcak konu çıktı.

Evet nerdeyse aylardır, bir fare zehri ihalesini başarıp, sonuçlandıramadık.

İhaleye giren şirketlerden birileri tercih edilmiş olacak ki, diğerlerine oranla daha yüksek fiyat vermesine karşın, ihale sonucuna bakmaksızın ihaleyi o şirkete vermeyi uygun görmüş bizim ihale dâhileri.

Tabi ihaleyi kazanmayı hak ettiğini düşünen ve daha yüksek fiyat veren şirkete ihalenin verilmesine akıl sır erdiremeyen firma hakkını Rekabet Kurulu’nda arar.

Rekabet Kurulu, şirketi haklı bulur ve ihale ile ilgili kararın iptal edilmesine hükmeder. Merkezi İhale Komisyonu kararı iptal ettiğini duyurur.

Rekabet Kurulu’na şikayette bulunan şirket ayrıca Tarım Bakanlığı’na giderek evraklarının ve teklif ettiği fare zehrinin şartnameye uygun olduğu ile ilgili bir de belge alır.

Fare Zehri İhalesinde ısrar, ihale dâhileri tarafından devam ettirilir ve bu sefer bütün bu yazışmalara rağmen ihaleyi kazanması gereken ve Rekabet Kurulu aracılığı ile kararı iptal ettiren şirkete ihaleyi kaybettiği bildirilir. Bu sefer de kararını bilirkişi ve komisyon raporuna dayandırıyor.

Şirket bu sefer yeniden Rekabet Kurulu’na gidiyor ve ihalenin keyfi olarak bir firmaya verilmesini şikayet ediyor. Rekabet Kurulu yeniden bir karar üretiyor ve yüksek fiyat veren şirket ile sözleşme imzalanması sürecini durduruyor.

Evet başınız döndü değil mi.

Kısaca yeniden özetleyeyim.

Fare istilası var. Zehir lazım. Devlet ihaleye çıkıyor. Dört firma katılıyor. Birinin evrakları eksik, eleniyor. Diğer üçü yarışıyor. İhale her ne hikmetse düşük fiyat verene değil, yüksek fiyat verene kalıyor. Düşük fiyat veren nedenini soruyor. Makul bir cevap alamayınca Rekabet Kuruluna gidiyor. Rekabet Kurulu kararı bozuyor. Bu sefer Merkezi İhale Komisyonu başka bir gerekçe uydurarak, aynı şirkete yeniden ihaleyi veriyor. Yine diğer şirket Rekabet Kuruluna gidiyor. Rekabet Kurulu sözleşme yapamazsınız diyor.

Benim başımın dönmesi geçmedi. Eminim sizinki de geçmemiştir.

Ortaya çıkan sonuç: Biz ülke olarak bırakın yol yapmayı, hastane yapmayı, E-Devlete geçmeyi ya da 4G kullanmayı, bir sıçan zehri satın almayı bile, yüzümüze gözümüze bulaştırmadan, içine şaibe katmadan başaramıyoruz.

Allah’ın sıçan zehrinden bile birileri bir şey yiyeceğine, bırakın bizi sıçanlar yesin.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Kuzey Kibrisli13/07/21 13:56
Bu sıçanlar olur da gemi batarsa diye hem helegopterleri hem da gamaralı gayıkları da var! Bakın göresiniz gemi daha su almaya başlamadan gaçacaklar…😡

Diğer Rasıh REŞAT yazıları