Sınırsızlık medyası bataklığı

Yayın Tarihi: 20/10/21 10:31
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Alın size sınırsızlık medyası.

Alın size önüne gelenin site kurup kendini gazeteci ilan ettiği ve siyasilerin de kimi zaman bizatihi kurdurduğu ya da finanse ettiği internet medyası bataklığı.

Künyesi olmayan, sorumlusu bulunmayan, çalışanı ya da yükümlülüğü bulunmayan bu medyamsı şeyler, bazen lehinize olabileceği gibi aleyhinize döndüğü anda neler olabileceğini çok çirkin bir örneğini yaşadık.

Kıbrıs Türk medyası hiçbir zaman bel altına inmedi. Sorumlu gazeteciler, hiçbir zaman aileleri rencide edecek, özel hayatı deşifre edecek işlere girmedi.

Ama önü kesilmeyecek şekilde türeyen bu medyamsı unsurların, devlet yönetimine etki edecek kadar güçlendiğini görüyoruz.

'Uyardık, söylemiştik' diyeceğim ama iş işten geçti.

Geleneksel medyanın korunması, kollanması ve doğru şekilde dijitalleşmesi için ürettiğimiz projelere destek kesenler, dudak bükenler, şimdi dudaklarını ısırıyorlardır.

Gazetecilerle ilişki kurmak yerine, kendi sitelerini kurduranlar, gazeteciliği ‘kontrol edebilirim’ diyerek ayağa düşürenler, başlarına geleceklerin habercisi olan dün akşamki olayın ardı arkasının kesileceğini düşünenler yine yanılıyor.

Kontrol yok, sınır yok, etik yok, ahlak yok, sorumluluk yok.

Kim yaptı, kim yazdı, kim yayınladı gibi soruların yanıtları yok.

Polis arasın bulsun. Bulabilirse.

Hasar olduktan sonra yayınlanan videoyu izleyen tüm KKTC halkını tutuklasa ne olacak?

Eskiden bu tür videolar vardı yine. Ancak yayınlanmasını isteyen kötü niyetliler, bunları yalnız ve ancak gazeteciler aracılığı ile yayınlayabilirdi. İşin güzel tarafı, otokontrolü, etik değerleri ve hepsinden önemlisi meslek ahlakı olan kimseler bu tür malzemeleri ellerinin tersi ile iter ve asla yayınlanmasına olanak tanımazdı. Tek tük yayınlayan çıkarsa da ayıplanır, meslekten zaman içerisinde ayıklanırdı.

Şimdi kim kime dum duma.

Bu da çok istediğiniz ve mesleği uğruna hemen her şeyi türlü konforunu feda eden gazetecilik meslek aşıklarının eline kalmamak için yarattığınız yaratılmasına göz yumduğunuz, hatta yaratılırken karşı çıkanlara kulak tıkadığınız medya çirkef çukurunda boğulmalar başlamış oldu.

Yol yakınken diyeceğim ama yol artık pek de yakın değil. Ancak zararın neresinden dönülürse kârdır diyerek, bu sınırsız medya bataklığını kurutmaya başlayın. Yoksa hepiniz içinde boğulacaksınız.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#inbox #gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Kuzey Kibrisli20/10/21 14:39
Basın ve gazeteciliğimizin mevcut durumunu çok güzel izah ettiniz Sn Reşat. Basın gününde makamların ve meslek kuruluşlarının yaptığı anlı şanlı beyanatları veya bir gazeteciye yada bir basın kuruluşuna yapılan haksızlık karşısında yapılan beyanatları veya basın ve gazetecilik etiğinin ve özgürlüğünün önemine vurgu yapan açıklamaları çok eskiden üzülerek okur dinlerdim. Sonraları acı bir tebessüm ile. Şimdilerde ise gülerek izliyorum… Bu durumun birinci derecede sorumlusu siyasiler, dış güçler veya bozulmuş toplum yapımız ve değerlerimiz değildir. Birinci derecede sorumlu olanlar yine basın sektörünün çalışanları ve gazetecilerdir diye düşünüyorum… Üzgünüm keşke böyle olmasaydı!

Diğer Rasıh REŞAT yazıları