Maraş’a Karşılık Doğrudan Uçuş yemeğini pişirecek şef

Yayın Tarihi: 29/12/21 08:33
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Seçimlere doğru ilerlerken bütün partilerin vaatlerini ekonomi alanında kümeleştirmeye özen gösterdiğini görüyoruz. Şunu yapacağız, bunu yapacağız, diyerek var olan sınırlı ve bize zaten yetmeyen kaynağı nasıl yönlendireceklerini anlatmaya çalışıyorlar.

CTP’nin Euro’ya geçiş çıkışı elbette en göze çarpan vaatlerden ancak o da var olanı farklı döviz cinsinden yönetmekten ibaret.

Sağ partiler Türkiye ile olan ilişkilerinin iyi olduğu imasını tepsiyle ahalinin önüne koyarak, var olanı ‘Anavatan Türkiye ile iş birliği’ çerçevesinde ne kadar arttırmaya ikna edebilecek ilişkide olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Kimsenin yeni bir kaynak, yeni bir büyüme biçimi ya da yeni bir gelir getirici projeden bahsettiğini göremiyoruz ne yazık ki.

Her siyasi partinin Kıbrıs sorununu manifestolarının bir köşesine iteleyerek, bir şey söylemiş ama insanların gözüne sokmamış olmak için bir çaba harcayacağından neredeyse eminiz. Sağ 'iki devletli çözüm' diyecek. Sol ise federal çözümden başka bir çarenin olmadığını yeniden seçmenlerine anlatacak.

Bir taraf 'Mavi Vatan' diyecek diğer bir taraf 'Tek Vatan'.

Klişeler, sloganlar alışagelmiş söylemler Kıbrıs sorunu ile ilgili düşünme kabiliyetimizi elimizden almak üzere tasarlanmış sanki.

Hiçbiri bize Kıbrıs sorunu devam ederken, bundan ekonomik ya da sosyal bir kazanım nasıl elde edebileceğimizi anlatmadı şimdiye kadar.

Evet yüzeysel bir iş birliği lafı dolanıyor ama spesifiklere kimse girmiyor her nedense.

Halbuki önümüzde, malzemesi hazır, pişirilmeyi bekleyen bir Maraş’a Karşılık Doğrudan Uçuş yemeği var.

Maraş BM Güvenlik Konseyi kararlarına kafa tutmadan, insani boyutu ön planda tutularak, açılması için bir hamle yapılsa, ortaya çıkacak yemek hem besleyici olacak hem de masada karnı aç bir şekilde yemek yemeyi bekleyen iki tarafı tıka basa doyuracak cinsten.

Düşünün Maraş açılıyor ve yeniden inşası gerekiyor.

İngiltere, Amerika, Avrupa Birliği Fonları buraya para akıtma yarışına girmez mi?

Elbette girer. Neden çünkü onların da doğrudan ya da dolaylı menfaati olacak.

Burada çalışacak işçiler, müteahhitler, malzeme ithali, tamamlandığında ortaya çıkacak yeni turizm ve emlak rantı. Milyarlarca Euro’dan bahsediyoruz.

Bunun çoğunu Rum tarafı yese ve oransal olarak daha küçük bir payı da Kıbrıslı Türklere düşse bile bu kaynak bizi deli edebilecek büyüklükte.

Diğer taraftan, doğrudan uçuşlar sayesinde KKTC’de yaşanacak turizm patlamasını hayal etsenize. Türk Lirası'nın kullanıldığı, yıl 12 ay güneşli bir Avrupa ülkesinde kim tatil yapmak istemez. Ne otelimiz yetecek ne restoranımız.

Öte yandan Türkiye ile ilişkilerimiz de toparlanacak.

Dilenen değil, iş üreten kaynak yaratan bir ülke olarak Türkiye’deki yetkililerin karşısına daha rahat oturacağız, maaş ya da 13’üncü maaş dilenciliği değil, gelir getirecek, refah arttıracak yatırım desteği bağlamında daha talepkâr olabileceğiz.

Adına 'güven yaratıcı önlem' mi dersiniz? 'İş birliği' mi dersiniz, bilemem. Ancak dünyaya anlatılabilecek, dünyanın ikna olabileceği bir projedir ve uluslararası oyuncuların Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bağlamında oluşturdukları ve Ersin Tatar’ın egemen eşitlik talebi karşısında bir santim bile kımıldamayacakları pozisyonlarını değiştirmelerine de gerek kalmaz.

Malzeme hazır, Maraş’a Karşılık Doğrudan Uçuş yemeğini pişirecek şef lazım.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları