Lezzetli dediğime, Beratlı ekşimiş diyor

Yayın Tarihi: 03/01/22 10:46
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Geçenlerde Maraş’ın BM Güvenlik Konseyi kararlarına halel getirmeksizin açılması ve buna karşılık Ercan’a doğrudan uçuşların başlatılması için Güven Yaratıcı Önlem çerçevesinde bir egzersizin yapılması konulu yazıma beklemediğim yerlerden son derece olumlu tepkiler geldi.

Böyle bir hareketin gerçekleşmesi durumunda hem Rumların hem de Kıbrıslı Türklerin ekonomik olarak menfaat sağlayacağı gerçeğinden hareketle bunun her iki taraf için de müzakere edilebilir bir şey olduğundan bahsetmiştim.

Kıbrıs sorunundan bahsetmek konusunda çekinenler ve elde olmayan enstrümanlar varmış gibi hareket ederek ekonomiden bahsedenlere yeni bir yol olabileceğini dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Dediğim gibi iyi de tepkiler geldi.

Tam bir kazan-kazan formülü olduğunu ifade edenlerden tutun da BM kriterleri çerçevesinde kapsamlı bir çözüm olması durumunda ancak bu işlerin çözülebileceğini, buna karşılık elimiz kolumuz bağlı oturmanın da bize bir şey kazandırmayacağını söyleyenler de oldu.

Atak, beklemediğim yerden geldi desem yeridir resmen.

Çok sevip saydığım ve değerlendirmelerine hep önem verdiğim Dr. Nazım Beratlı, yine bu gazetede ortaya koyduğum fikre karşı bir fikirle yanıt verdi.

Malzemesinin var olduğunu yazdığım, Maraş’a karşı Doğrudan Uçuşlar egzersizi ile ilişkilendirdiğim lezzetli yemek ve bu yemeği yapacak şeflerin olup olmadığı soruma karşılık Dr. Beratlı, bu yemeği ‘eski ve ekşimiş’ olarak niteleyip, nasıl olamayacağını güzel güzel anlattı.

Belli, bu konuda eski çalışmışlığı var. Konuları tarih tarih biliyor.

Gerekli anlaşmaları satır satır, anlaşmaların kurallarının ne anlama geldiğini açıkladı durdu.

Bunları bilmediğimi ve eksik bilgilerim olduğunu düşündüğünü sanmıyorum.

Aslında söylediğimiz şey aynı.

Kabaca bizimkine benzer bir sorunun Taipei Havalimanı’na inen uçakların müthiş bir menfaat nedeniyle var olan ana sorun devam ederken, tarafların yaratıcı çözümler üretmesi ve sadece iki itilaflı tarafın değil, birçok tarafın bundan menfaatlerin zarar görmemesi üzerine bina edilmiş bir ara çözüm yöntemi bulunduğunu anlatıyor.

Ben de farklı bir şey söylemiyorum. Lezzetli olduğunu söylediğim yemeğin var olduğunu iddia ettiğim malzemesi de itilaflı olan taraflarla, başka oyuncuların yapılacak açılımla oluşacak büyük menfaatleridir.  

Ama doktorum, Maraş’ın Türk yönetiminde eski sahiplerine iadesi konusunu bir egemenlik çıkmazı içine dahil etmeye sokması noktasında ayrı düştük sanırım.

Henüz ‘egemen eşitlik’ sloganının altının doldurulmadığı, herkesin bundan başka başka şeyler anladığı bir ortamda, elbette fikir ayrılıkları yaşanacaktır. Bundan da son derece memnunum.

Annan Planı döneminde Kıbrıslı Gazetesi’nde Doğan Harman ile Fuat Veziroğlu’nun aynı konu üzerine, aynı gazetede, taban tabana zıt fikirlerle atıştıkları dönemi hatırlattı. Ne kadar güzel günlerdi onlar.

Beratlı gibi bir düşünürün, yazımı konu yapıp, lezzetli yemek analojisine, eski ve ekşimiş yemek diyerek karşılık vermek suretiyle katılmadığını beyan etmesi bile benim için övünç kaynağı. Sevgi gönderir, sağlık ve bu konuyu tartışacak zaman dilerim.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Doç. Dr. Nazım BERATLI03/01/22 13:12
Yorumu yazdık ama editör daha beğenip yayınlamadı...

Doç. Dr. Nazım BERATLI03/01/22 12:00
Cevap yayındaki yazıdır. Çünkü Ercan'ın ICAO kurallarına göre açılması, Kıbrıs Rum Hükümeti'nin onayına bağlıdır.Onlar da defalarca bunun bir egemenlik meselesi olduğunu ve izin veremeyeceklerini belirttiler. Ancak, kendi "eşit egemenlik" iddiandan vazgeçer, aslında burada tek bir devlet olduğunu kabul ettiğini bildirir ve o devletin hükümetini tanıdığını garanti edersen, yani 1955'ten beri ne söylediysen hepsini terk edersen, böyle bir şey mümkün olur... Bunun fiyatı ne kadar? Fiyatla ölçülmez bu... Ekşimiştir...Ona da çünkü: Bunlar Annan Planı'nı reddederken Maraşlılara "bekleyin da biz Maraş'ı Türkler'e bir şey vermeden geri alacağız" dememişler miydi? Onun için böyle olmaz bir şeye karşılık Maraş'ı geri vermeyi öneren yemek, çok eski ve ekşimiş olur benim gözümde... Kusura bakma... Tartışırız tabii...

Diğer Rasıh REŞAT yazıları