30 yıl sonra Rock konserlerine döndük ya...

Yayın Tarihi: 14/07/22 10:47
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

90’lı yılların ilk yarısı. Ahmet San ilk kez İstanbul’da stadyum konserleri serisine başlamıştı.

İnönü Stadı’ndaki ilk konser Guns’n Roses.

İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi kantininde ‘Bu konsere nasıl gideriz’ diye kara kara düşünüyorduk. Konsere ne yapıp ne edip gitmek lazımdı ancak öğrenci bütçesi böyle bir konseri kaldıracak türden değildi.

Ha eldeki para ile biletimizi alır paşa paşa giderdik ancak ayın geriye kalan kısmı, Hugo’nun Sefiller Romanı’nı yeniden yazacak kadar malzemeyi üretebilecek potansiyeli vardı.

Ertunç adlı son derece pratik bir zekaya sahip arkadaşım, ‘Bir yolunu buluruz’ dedi ve kalkıp gitti. Ertesi gün yine aynı kantinde buluştuğumuzda, Benimle gel’ dedi. Peşine düştüm. Şişli’de kötü bir apartmanda kurulan geçici bir ofiste aldık soluğu. Ahmet San’ın stad konserleri dizisi için güvenlik görevlilerini istihdam etmek üzere kurulan bu ofiste önümüze konan formu doldurmaya başladık. Ertunç, formun hobileri kısmına Yakın Dövüş Sanatları, atıcılık gibi uğraşları eklerken, aynını benim de yapmamı öğütledi.

İşe alınmıştık.

Guns’n Roses Konseri’nde güvenlik görevlisi olarak çalışacak. Dilediğim yerden konseri bedava izleyecek, öğle ve akşam yemeği yiyecek ve üstüne üstlük üzerinden para alacaktım. Stada sabah saatlerinde gittiğimizde, verdikleri ve üzerinde Security yazan T-Shirt’ü de sırtıma geçirdikten sonra benden iyisi yoktu. Kapılar açılıp Guns’n Roses öncesi alt grup olarak Bulutsuzluk Özlemi sahneye çıktığında artık gerisi benim için Rock’n Roll’du.

Bu konser serisinde Sting, Metallica, Madonna ve Michael Jackson’ı aynı yöntemle izledim.

Aradan 30 yıl geçti. 

Bu gibi hikayeleri çocuklarınıza anlatırsınız ya. İşte orada konuyu fazla mı ballandırdık bilemiyorum. Kızım Fidel, Nisan ayında karşıma dikildi ve ‘Baba ‘Scorpions Limassol’a geliyor. Beni götürür müsün’ diye sordu.

Babalar ve kız çocukları arasında her sorulan soruya, ‘Evet’ demeyi mecbur eden o güç hemen devreye girdi ve ‘Gideriz babacığım’ deyiverdi.

Konser 12 Temmuz, Nisan ayındayız. O zamana kadar kim ölür kim kalır yaklaşımı ile önüne ardına bakmadık evet dedik.

‘Biletleri al. Yok satıyor’ deyince, gönderdiği link üzerinden kredi kartımızı katlede katlede bir ona bir de bana bilet aldım.

Ertesi günü, elinde buruşturulmuş biraz Euro ile geldi ‘baba Tuncay ile Eylül’e de bilet alır mısın, onlar da bizimle gelebilir mi? dedi.

Elbette bu gibi konserlere arkadaşlarla gidilir, birlikte tadı çıkar. Biz de bir zamanlar gençtik. Biliyoruz.

Diğer çocuklara da bilet aldık.

Ve 12 Temmuz’un gelmesini beklemeye başladık.

Gün yaklaşmaya başlayınca, sorumluluk hissi de ağırlaşmaya başladı.

Kendi kızım dahil üç gencin sorumluluğunu kalabalık bir stad konserinde üstelik Limassol’da nasıl alırdım.

Kızım ve benim kadar Klasik Rock hassasiyeti olmayan eşim Benan’a yanaştım. ‘Sen de gel. Bu çocukları tek başıma idare edemem’ deyince, meğer kendisine birlikte gidelim teklifi yapmadığımız için Fidel’e de bana da hafif bozuk olduğunu anladığımız Benan’ı ikna etmek de kolay olmadı.

Gün gelip çattı. Benan için de bir arkadaşta fazla olan bileti satın aldık ve arabaya doluşup Limassol’un yolunu tuttuk.

Arka koltuktaki gençlerin, telefonlarına indirdikleri Scorpions şarkılarını dinleyip eşlik ederken gösterdikleri coşku, konser alanında neyle karşı karşıya olacağımızın bir göstergesi olarak bizleri hafif telaşlandırsa da gençlerin mutluluğu ve heyecanı, yüzümüze birer kocaman gülümseme koymaya yetti.

Bir konser izlemek için yaşayacağımızı bildiğimiz yorgunluğa değeceği ümidini arttırdı. Ne de olsa bu işler için artık yaşlı sayılırız. Ve böyle bir tecrübeyi en son 30 yıl önce yaşamıştık.

 YARIN: Bel ağrısına rağmen Rock Believer (Rock’a inanan) olduk yeniden.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları