Barışa uzlaşmaya doğru?

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.56

$

6.82

TOROS

Rauf R. DENKTAŞ
rdenktas@kibrispostasi.com
Rauf R. DENKTAŞ
A- A A+

Barışa uzlaşmaya doğru?

BARIŞA UZLAŞMAYA DOĞRU?

Hristofyas Cumhurbaşkanı Sn. Talat'la yaptığı toplantıdan "TEKLİ" kararlarla ayrıldıktan sonra Rum Basını bayram yaptı. Türklere ilk defa böyle bir şey kabul ettirdik; Erdoğan da egemenlik konusunda yumuşadı dediler. Bu tek egemenlik, tek devlet, tek halk, tek vatandaşlık anlaşmasından sonra Rum propaganda makinesi dişlilerini gıcırdatarak harekete geçti. Başpapaz ve Milli Konsey Hristofyas'ın arkasında olduklarını açıkladılar. Geçmişi bilene gereken mesaj verlmiş oldu.

Rum kuruluşları elde ettikleri bu TEKLİ avantajı derhal kullanmaya başladılar. Rum tarafında Girne, Lapta ve Alsancak Belediyelerinin Belediye Başkanları gibi davranan beyler BM temsilcilerine ve AB üyelerinin Kıbrıs'taki temsilcilerine dilekçelerini sundular. Bu teklifler eğer biz "TEK DEVLET, TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞ, TEK HALK" OLACAKSAK, Rumlara ve onları dinleyenlerin çoğuna göre "gayet makul" tekliflerdir. Bunları derhal Karpaz köyleriyle Belediye Temsilcileri takip etti. Onlar da ayni makamlara benzeri dilekçeler sundular ancak Karpaz olarak "Tatlısu'dan Karpaz Burnuna-Manastıra kadar olan bölgenin rum idaresine verilmesini, olmadı ayni manaya gelen Merkezi idareye verilmesini istediler. Hristofyas Başpiskopos'a bunların tahakkuk edeceği sözünü vermemiş olsaydı Başpiskopos bu kadar heyecanla Hristofyas'ı destekler miydi?

BM ve AB temsilcilerine verilmiş olan muhtıraların içeriğini Rum basınından öğreniyoruz. BM Güvenlik Kurulu kararlarının uygulanmasını istiyorlar. Türkiye ve biz bu tek yanlı kararların yüzde 85'ini ret etmiş bulunuyoruz. Ancak ne tuhaftır ki, buna rağmen Sn. Talat da, Sn. Erdoğan da ayni talepte bulunmaktadırlar. Rumlar varılacak anlaşmanın "Ululuslar arası Hukuka ve Avrupa Hukukuna dayanmasını" istiyorlar. TEKLİ Kıbrıs'ta bu hukuk başkadır, iki devlete dayalı bir ortaklıkta başkadır. Biz kendimizi TEKLİ sisteme adamış bulunuyoruz. "İşgal askerleri ile yerleşiklerin olmayacağı şekilde eski yerlerine dönüş hakkı" istiyorlar. Türkiye'den gelen son açıklamalarda "fiili garantiden" vazgeçileceği anlaşılıyor, yani asker adadan "şu veya bu şarta bağlı olarak" çıkacak! Uzlaşmanın "adil, yaşayabilir ve çalışabilir" olmasını da istiyorlar. Kuşkusuz bunun da modeli TEKLİ sisteme göre ayarlanacak. Sn. Genel Kurmay Başkanı "bu adil, kalıcı v.s uzlaşma" sözleri hep kullanılıyor ama bunların içi boş" diyor. İşte bunların içini Rum tarafı, uluslar arası taraflar da toplayarak bol bol dolduruyor, biz ise "inşallah iyi olacak" diyerek bir adım önde olmak hikayeleri ile kendi kendimizi ve milleti avutuyoruz. Tehlike çanları çalıyor. Başpiskoposu dinleyiniz lütfen! "Sonuna kadar Sn. Hristofyas'ı destekliyorum" diyor "Hiristofyas bana kimseye duyurmadıklarını da söyledi. Çok mutlu oldum" diyor. Daha ne desin?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.