Baf ve Cenevre

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.55

$

6.82

A- A A+

Baf ve Cenevre

Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim.

Gerçekte yazımın başlığı biraz daha farklı olmalıydı.

Orams davası beni çok farklı bir şekilde etkiledi ve değişik bir şekilde de tetikledi. Bayağı hırslandım ve küçücük ülkemin kalıcılığı ve varlığını sürdürmesi yolunda verdiğim mücadele yöntemini de gözden geçirmeme neden oldu.

Rumlardan, 1974 yılında ve ondan önce bize uyguladıkları soykırımın hesabını sormak ta bir mücadele yöntemi.

Bir başka yöntem de işledikleri "İnsanlık Suç"larının hesabını sormak olacak.


"Baf Katliamı" bence bunlardan biridir.

14 Ağustos 1974 günü Rumların, Baf kentimizde, silahsız Kıbrıslı Türkleri öldürmeleri bir "İnsanlık suçu"dur.

BM Hukuku öyle söylüyor.

Rum Yönetimi bu suçtan dolayı da yargı önüne çıkarılmalıdır.

ABAD ve AİHM'de olduğu gibi Rum ve Yunan kökenli olup taraf tutan hakimlerin yer aldığı mahkemelere değil, BM'nin Adalet Divanında yargılanmalı Rum Yönetimi ve 14 Ağustos 1974 günü Baf'ta görev yapan Birleşmiş Milletler Askerlerini gönderen ülkenin yöneticileri.

1949 Cenevre Sözleşmeleri, Harp Esnasında Sivil Şahısların Himayesine dair dördüncü Cenevre Sözleşmesi, 14 Ağustos 1974 günü Rumların Baf'ta silahsız Türkleri katletmeleri nedeni ile cezalandırılmalarını emretmektedir.

Elimdeki belgeler ve kitaplar, (Baf'ta Direniş, E. Fellahoğlu, S. 114 ve diğerleri), 21 Temuz 1974 sabahı saat 05:00'de, Baf Polis Merkezinde Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasında BM gözetiminde "Ateş Kes" müzakeresinin başlatıldığı ve 07:00'de de anlaşmanın imzalandığını söylemektedir.

Müzakereye, Birleşmişi Milletler adına İngiliz Barış Gücü Komutanı, Rum Kaza Amiri (Stefanides) , Rum Polis Komutanı, Yunan Ordusuna mensup Yunanlı bir Albay ve Kıbrıslı Türkleri temsilen Kaza İdare Amiri Esat Fellahoğlu katıldı. Sonradan müzakerelere EOKA'cı Raftis'de dahil oldu.

Müzakere sonrası varılan mutabakata göre, Kıbrıslı Türkler ellerindeki silahları Birleşmiş Milletler Barış Gücüne teslim edecekti ve Türk Bölgesinde arabadan inmemek kaydı ile Rum Polisi, Barış Gücü Askeri ve Türk Temsilci birlikte devriye yapacaklardı.

Anlaşmaya, Türk Temsilci sıfatı ile E. Fellahoğlu, Bölge Rum Milli Muhafız Komutanı olarak Yunanlı Albay ve BM Bölge Barış Gücü Komutanı olarak İngiliz Binbaşı imza koydular.

Söz konusu 21 Temmuz 1974 tarihli "Baf Bölgesi Ateş Kes Anlaşması", Birleşmiş Milletler gözetiminde, 1949 Cenevre Sözleşmeleri, Harp Esnasında Sivil Şahısların Himayesine dair dördüncü Cenevre Sözleşmesi uyarınca yapılmış uluslararası tescili olan bir anlaşmadır ve BM garantisi altındadır. Baf Türkleri bu anlaşma uyarınca silahlarını BM Barış Gücüne teslim etmişlerdir.

14 Ağustos 1974 günü 2.ci Harekat başlayınca, Rumlar imzaladıkları bu anlaşmayı uluslar arası kurallara aykırı olarak bir kenara atmışlar ve 1949 Cenevre Sözleşmeleri, Harp Esnasında Sivil Şahısların Himayesi bölümüne göre BM koruması altına girmiş olan Türklerin ikamet ettikleri bölgeye söz konusu anlaşmanın 2.ci maddesi hilafına silahlı olarak girmişler ve silahlarını Birleşmiş Milletler Barış Gücüne teslim etmiş olan silahsız Türkleri kurşuna dizerek katliam yapmışlardır.

1949 Cenevre Sözleşmeleri, Harp Esnasında Sivil Şahısların Himayesine dair dördüncü Cenevre Sözleşmesi aykırı olarak yapılan bu katliamdan, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti, BM Bölge Barış Gücü Komutanlığını İngiliz ordusu mensubu bir Binbaşı yaptığı için İngiliz Hükümeti, Bölge Rum Milli Muhafız Komutanının Yunanlı bir Albay olması nedeni ile Yunanistan ve bu katliamı önleyemediği içinde Birleşmiş Milletler sorumludur.

Yasal haklarımızın aranması zamanı gelmiştir.

Haklıyız.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.