Aralık ayı dönüm noktası mı

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Aralık ayı dönüm noktası mı

Türkiye'nin AB üyelik sürecinin değerlendirileceği Aralık ayı, hem Kıbrıs Müzakereleri hem de Türkiye-AB Katılım Müzakereleri sürecinde tam bir dönüm noktası konumunda.

Rumların hedefi, Aralık ayında yapılacak AB Başkanlar Konseyinde, Kıbrıs Müzakerelerinde istedikleri sonuca gidemez veya istedikleri tavizleri alamazlarsa Türkiye'yi veto etmek ve katılım sürecini durdurmak.

Rumlar, Talat ile Hristofyas arasında yapılan müzakerelerden, 24 Nisan 2004 tarihinde Referandumu yapılan "Annan Planı"ndan daha iyi ve kendilerine ada üzerinde daha çok yetkiler ve hükümranlık veren bir plan çıkmaması durumunda kesinlikle "Hayır" oyu kullanacaklarını defalarca dile getirdiler. Hala daha da söylüyorlar.

Süregelen Müzakerelere bakarsak, Cumhurbaşkanları M. A. Talat ile D. Hristofyas arasında yürütülen müzakerelerde Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin bazı konularda uzlaşı bulunduğunu, ancak üzerinde görüş ayrılıkları bulunan pek çok konu da olduğu açıkça görülmekte.

Eylül ayında müzakere sürecinin ikinci aşaması başlayacak.
Birleşmiş Milletler, bu dönemde "Yönetim ve Yetki Paylaşımı" başlığı aracılığıyla görüşmeleri hızlandırmak niyetinde.

BM Genel Sekreter Yardımcısı Lynn Pascoe ile BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, uzlaşı zemini olabileceği düşüncesinde oldukları "Yönetim ve Yetki Paylaşımı" konuları üzerinde odaklanılmasının, diğer konuların çözümüne yardımcı veya katalizör olabileceği düşüncesinde.

Bu nedenle de Rumların "Yönetim ve Yetki Paylaşımı" konularında taviz vermeleri durumunda, Türklerin de "Toprak, Mülkiyet, Garantiler ve Güvenlik" konularında taviz verebileceklerini veya bir başka deyimle de tavize zorlanabileceklerini planlıyorlar.

Yani, bir sıra taviz kapıda.

İstesek de istemesek de bir seri ciddi tavizler verilecek Rumlara bu müzakerelerde. Umarım karşılığında bir hartuç (kesekağıdı) nasihat almayız.

İşin içinde bu defa BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon da var.

Genel Sekreter, Talat ve Hristofyas'ın, anlaşmazlıkların ikinci okumasını tamamlayarak üçüncü ve özlü aşamaya girmelerinden evvel adaya gelmeye niyetli. Niyetten de öte, karar alındı, sadece tarih tespit edilemediğinden veya kestirilemediğinden şimdilik açıklanamıyor ve tarih müzakereler masasındaki gelişmelere göre belirlenecek. Belli ki bu defa işi şansa bırakmak istemiyor.

Genel sekreter Ban'ın adayı ziyaretinin hedeflerinden bir tanesi ve en önemlisi de "Cumhurbaşkanlarının verecekleri tavizlerin teminat altına alınması". Genel Sekreter işi garantiye bağlamak niyetinde. Sonradan Papadolpulos gibi verilen sözlerden cayılmasına ve aldatılmaya açık kapı bırakmak istemiyor.

Bu nedenle de Genel Sekreter, Talat ve Hristofyas arasında yapılan görüşmelere katılmayı dahi planlıyor.

Neredeyse bir yıldır süren müzakerelerde görüş birliğine varılan tek başlık "Yönetim ve Yetki paylaşımı".

Kıbrıslı Türklerin taviz vermeleri gereken konular "Toprak, Mülkiyet, Garantiler ve Güvenlik" başlıkları. Birinci aşamada bu başlıklar da hiçbir gelişme olmadı. Bırakın bir gelişme olmasını, ortak bir nokta bile bulunamadı.

Birleşmiş Milletler, "Yönetim ve Yetki Paylaşımı" başlığını, müzakerelerin ilerlemesi için kritik konu olarak, Al-Ver'in kaçınılmaz zemini ve kozu olarak görüyor.

BM'nin ve özelliklede Ban Ki Moon'un da müdahelesi ve Türkiye de dahil olmak üzere Kıbrıslı Türklere yapılacak baskılar sonucunda, Türklere havuç olarak "Yönetim ve Yetki Paylaşımı"nda, iki kesimliliği sağlayacak şekilde etkin katılım hakkı, Nüfus ve mülkiyet çoğunluğuyla "hile katılmamış iki bölgelilik" oluşumu, sayısal olarak ifade edilecek "Siyasi Eşitlik" ve Dönüşümlü Başkanlık verilirken Türklerden de "Toprak, Güvenlik, Garantiler ve Türk askerinin geri gitmesi" tavizlerine "Evet" demeleri istenecek.

Belli ki, Kasım sonu, Aralık başı çok kritik bir dönem olacak Kıbrıs için. Belki de Kıbrıs adasının kaderinin çizildiği aylar olacaklar.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.