Talat'ın kaderi AB'nin elinde

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.44

7.59

$

6.81

A- A A+

Talat'ın kaderi AB'nin elinde

Avrupa Birliği bence tam bir çıkmazın içine düştü.

Kıbrıs'ta kalıcı bir barışa yönelik Talat ile Hristofyas arasında sürdürülen müzakerelerde, Türkiye-AB Katılım Müzakereleri sürecinde ve KKTC'de 2010 Nisan'ında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Avrupa Birliği Komisyonunun 14 Ekim'de yayınlayacağı "AB-Türkiye İlerleme Raporu" ve 10-11 Aralık'ta toplanacak AB Devlet Başkanları Konseyi'nin bu rapor ile ilgili alacağı karar, hem Müzakerelerin gidişatına, hem Türkiye-AB ilişkilerine, hem de KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucuna çok etki edecek.

Avrupa Birliği tam yerel tabirle "Üste tükürse bıyık, alta tükürse sakal" konumunda şu anda. Kucağında bir çok top atılmış durumda.

Kıbrıs Müzakereleri sürecinde Kıbrıslı Türklerin talebi olan "Kalıcı aykırılıklar" yani "Derogasyonlar" konusu bunlardan bir tanesi.

Rum Ulusal Konseyi'nin, varılacak bir anlaşmanın Avrupa hukukuna tabii olması gerektiğini ve "Derogasyonları" kabul etmeyecekleri kararını alırken, AB Komisyonu'nun yani AB Bakanlar Kurulu'nun İrlanda'ya, Lizbon anlaşmasını onaylamak için vergi ve kürtaj yasağı konusunda Avrupa hukukuna uymayacağına dair "Derogasyon" güvencesi vermesi, Kıbrıs müzakerelerinin sonuçlanmasına yakın çıkacak yeni bir sorunun habercisi.

Yani Kıbrıslı Türklerin istekleri, "Rumların iddia ettikleri gibi" yerine getirilemez değil. Kalıcı Derogasyonların örneği var artık. Zaten daha evvelden de yürürlüğe konmuş başka kalıcı derogasyonlar da vardı, her ne kadar yoktu dense de.

Avrupa Birliği konularında ise, Kıbrıs Türk tarafının itirazlarının, AB teknokratları tarafından AB'de nelerin geçerli olduğu konusunda tam olarak sonuçlandırılmasının ardından da, Kıbrıs Rum tarafının bir başka hırçınlık içine gireceği kesin.

Özellikle Rumların yıllardır "Yerleşik" diye tanımladıkları Türkiye'den gelerek KKTC vatandaşı olmuş kardeşlerimizi, AB komisyonunun "Kıbrıs'ın Kuzey kesiminde yaşayan Türk vatandaşları" diye tanımlaması, Rumları düş kırıklığına uğrattığı ve geri adım atılamayacak bir konuma soktuğu da bir başka gerçek. Artık "yerleşik" konusu yok, "Kıbrıs'ın Kuzey kesiminde yaşayan Türk vatandaşları" konusu var.

Rumların gittikçe hırçınlaştığı ve AB'den Türkiye'ye karşı bekledikleri arka çıkmayı sağlayamadıkları için Ekim, Kasım ve Aralık aylarında Türkiye aleyhine kararlar çıkarttırmak için her yolu deneyecekleri artık su götürmez bir gerçek.

Avrupa Birliği bu aşamada, 14 Ekim'de yayınlanacak ve olumsuzluklar da içerebilecek Komisyon raporuna rağmen Türkiye-AB Katılım Müzakereleri sürecini olumsuz etkileyebilecek bir karar almayacak.

Almayacak almasına da, gene de içeriği belirsiz ve gergin bir dönemin başlayacağının sinyalleri de gelmeye başladı. Kıbrıs Rum Hükümeti, Türkiye hava ve deniz limanlarının Rum gemi ve uçaklarına açılmaması durumunda Türkiye'nin AB üyelik sürecine takoz koyacağını Ulusal Konsey Kararı olarak açıkladı. Rum tarafında hiçbir Rum siyasetçi, Konseyin kararlarına aykırı davranamaz. Aksi "Aforoz"dur. Bu da gergin bir sürecin başlayacağının en belirgin işareti.

10-11 Aralık'ta toplanacak AB Devlet Başkanları Konseyinde Türkiye ile ilgili alınacak karar çok önemli.

Türkiye ile ilgili alınacak olumsuz bir karar, hem Türkiye kamuoyu hem de Kıbrıs Türk kamuoyu üzerinde doğrudan etkili olacak. AB, ya sempati toplayacak ya da sayıları gittikçe artacak karşıtlar edinecek bu kararla, her iki kamuoyunda.

Bu kararın KKTC'de 2010 Nisan'ında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerini de etkileyeceği kesin. Olumsuz bir karar, KKTC halkını üzecek bir karar, Talat'a olan desteği de aşağılara çekecek.

Tam bir "Üstü bıyık, altı sakal" durumu.

AB ya Rumları memnun edecek, ya da Türkiye ve KKTC halkını. İkisinin ortasını bulmak zor olacak bu defa.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.