Dağlarımız "kabak gibi" içten içe oyuluyor

loading
31 Ekim, Cumartesi
£

10.80

9.75

$

8.35

Dağlarımız "kabak gibi" içten içe oyuluyor

Dağlarımız "kabak gibi" içten içe oyuluyor

Dikmen ile Girne Boğazı arasında bulunan bölgede yer alan taş ocağının oluşturduğu korkunç tahribatı göz önüne seren Dayanışma Örgütü, taş ocağının perdeleme yöntemi uygulayarak, tepenin çerçevesini ayakta tutup, içini adeta "kabak" gibi oyduğunu ve ülkemizdeki plansız gelişi güzel yapılanmanın ekolojik dengeyi bozduğunu ifade ettiler.

Dağlarımız "kabak gibi" içten içe oyuluyor
A- A A+
Kıbrıs Postası - Sosyal Medya

Taş ocaklarının ülkemizde yarattığı doğa tahribatı ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Dikmen ile Girne Boğazı arasında bulunan bölgede yer alan taş ocağının oluşturduğu korkunç tahribatı göz önüne seren Dayanışma Örgütü, taş ocağının perdeleme yöntemi uygulayarak, tepenin çerçevesini ayakta tutup, içini adeta "kabak" gibi oyduğunu ve ülkemizdeki plansız gelişi güzel yapılanmanın ekolojik dengeyi bozduğunu ifade ettiler.
Dayanışma tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

"Ülkemizde yaşanan plansız kentleşme ve gelişi güzel yapılaşma bir yandan yaşam alanlarımızı yaşanmaz hale getirirken diğer yandan da ekolojik yıkımı daha da derinleştirmektedir. İhtiyaçlar belirlenmeden, plansız ve öngörüsüz, ekolojik ve toplumsal gaileler göz önünde bulundurmadan sadece büyüme ve daha fazla kar elde etme mantığı, bu ülkenin doğasını gün geçtikçe tüketmekte ve içten içe oymaktadır.

Fotoğraflarda gördüğünüz taş ocağı, Dikmen ile Girne Boğazı arasında bulunmaktadır. Taş ocağının önünden, yani Dikmen – Boğaz hattındaki yoldan seyir halindeyken bakıldığında perdeleme ve makyaj yapıldığı için yıkımın ve tahribatın boyutları fark edilmemektedir.

Fakat yaşadığımız felaketin farkına varabilmek için çoğu zaman bakış açımızı değiştirmeli, bize sunulan açılar dışında bir açı ile olaylara ve hadiselere bakabilmeyi gerektirmektedir. Sizlerle paylaştığımız fotoğraflar söz konusu taş ocağını arka cephesinde yer alan dağın üzerinden çekilmiştir. Fotoğraflarda net bir şekilde bir yandan taş ocağının vesile olduğu yıkım ve bir tepenin yok edildiği görülürken diğer yandan da plansız ve çarpık bir kentleşmenin görüntüsü gözükmektedir.

Burada en korkutucu olan şey ise doğanın yıkımı başka bir yıkımı, plansız ve çarpık kentleşmenin ve betonlaşmanın bir virüs gibi yayılıyor olduğudur.

Fotoğraftaki taş ocağı, genel anlamda taş ocaklarında yaşanan yıkımın belki de en hafifi. Fakat buna rağmen taş ocakçılığını ve onu perçinleyen plansızlık ve denetimsizliğin ne boyutlarda olduğunu gözler önüne sermektedir.

Dayanışma olarak bir süredir taş ocakları konusuna özel olarak eğilmekte ve ileriye dönük gerek pratik gerekse de politik olarak somut öneriler hazırlama çalışmalarımız devam etmektedir. Ekolojik yıkımın en bariz örneklerinden olan taş ocakları sorununu yakından takip etmeye devam edeceğiz."

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer DİKMEN Haberleri