Avukat Ayşe Öztabay'dan Erdoğan'a açık mektup
Kıbrıslı Gazetesi köşe yazarı Avukat Ayşe Öztabay, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a açık mektup gönderdi.
Sayın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan,
İşbu mektubu tüm içten duygularımla size yazıyor ve ithaf ediyorum. Belki okursunuz belki hiç haberiniz bile olmaz, ama olsun yine de yazıyorum. Ben Kıbrıs'ta doğmuş kendini bu topraklara adamış ve en büyük hayalı bu topraklara hizmet vererek ölmek olan genç bir vatandaşım.
Keşke vaktim olsa da size uzun uzun Kıbrıs'ı ve Kıbrıs insanını anlatabilseydim. Bu tasfir ve anlatım maalesf mektubuma sığmaz! Kısmet belki bir gün anlatırım. Ülkenizde yönetime geldiğinizden beri birçok çalışmalarınız oldu. Bizler Kıbrıs Türk toplumu olarak eğitim seviyesi yüksek ve araştırmacıyız sizleri buralardan takip ediyoruz! İcraatlarınız kapsamında Türkiye Cumhuriyet'ni çok ileri seviyelere taşıyacağınızdan bahsettiniz. Bunu uluslararası platformlarda da defaten dile getirdiniz. Umarım başarılı olursunuz! Tüm bu icraatleriniz içerisinde göze çarpan Türkiye Cumhuriyetinin ulu önderi Mustafa Kemal Atatürk'e karşı olan olumsuz tutumunuz buralarda hep garip karşılanmıştır. Siz bilmezsiniz ama Kıbrıslılar çok hoşgörülüdür! Eleştirisi bile çok güzeldir! Yiğidin gözünün yaşına bakmaz lakin hakkınıda verir.
Sabırla sizi takip eden onurlu Kıbrıslı Türkler, tarafınıza ve ülkenize saygıda kusur etmezken siz bu onurlu toplumda öyle büyük bir kırgınlık yarattınız ki tarifi imkansız!
Onurlu Kıbrıs Türk Halkı derken bunu açmak isterim; Niye onurlu biliyormusunuz? Ta 1878 yılında Osmanlı tarafından İngilizlere kiralandıktan sonra hakkını ve türklüğünü sömürgeye yedirmeyen, toprağını namusu gibi koruyan Kıbrıs Türkü vardı burda! İngiliz'in uyguladığı haksızlıklara kendi kısıtlı gücüyle direnen, destanlara konu olan çeteleriyle karşı koyan Kıbrıs Türkü vardı burda! Ardından da Yunan cuntasına başkaldıran Kıbrıs Türkü vardı burda! Eğitimini yarıda bırakıp hiç eksiksiz bir kadroyla, bir daha geri dönmemeyi göze alarak, Erenköy dediğimiz bölgeye sallarla gelen Süleyman Uluçamgil'ler vardı burda! Burası ölmeyi göze alanların dyarıydı! Gelelim Kıbrıs Türk Halkında yaratılan kırgınlığa;
Tüm halkımızın önünde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan'ı Sayın Küçük'ün kendisini maaşını sorarak ve eğlenceli bir uslupla aşağladınız, aslında bunu irademize yaptınız! Ülkemizin konumunu kapasitesini bildiğiniz halde size yaranmaya ve bütçe koparmaya çalışan buradaki Hükümetlerle işbirliği yaparak insanların kolayca yerleştirilmesini sağladınız. Bunu yaparak bizden ziyade o insanların hayatını kararttınız. Tanımadıkları bir kültüre adapte etmeye çalışarak kişileri birer suç makinesi haline getirdiniz! Birçoğu ceza evinde sayın Erdoğan!
Kıbrıs Türk Halkı Akdeniz kültürünün etkisiyle hoşgörülü ve merhametli insanlardır ya görünüş itibarıyla rahattırlar ama Allah'larına gönül bağıyla bağlıdırlar. Kıbrıslının birinci lafı ALLAH İSTERSA, en büyük yemin de ALLAH BENİ YAKSINDIR! Umudu varsa da İNŞALLAH'dır. Bu öyle derindir ki komşumuz rumların bile dillerine yerleşmiştir. Anlıyacağınız dinimiz güvende! Bir gün bir devlet bakanınız geldi ve dinimizi imanımızı sorguladı! Olmadı sayın Erdoğan. İnançlı olmasaydık bugün burda olamzadık. Demokratik hakkımızı kullanarak eylemlerde hakkımızı aradık şerefli Kıbrıs Türk Halkına oturun oturduğunuz yerde BESLEMELER dediniz! Guya bizleri besliyorsunuz! birde bu yakıştırmayı yaptınız! Olmadı Sayın Erdoğan! Üzgünüm Sayın Erdoğan ama buralarda tembellik yapan yok! Herkes işinde gücünde! Bütcenizden gönderdiğiniz mali destek, sınırsızca getirilmesine ön ayak olduğunuz kendi vatandaşlarınıza dönmekte! Anlayacağınız sizden beslenen yok!
1 haziran 2013'te İstanbul'da bardaktaki son damla taştı! Sessiz birkaç ağaç milyonlarca düşünceyi seslendirdi! Nasıl diyordu Karaca:'Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkında ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında' aynen, kimse farketmeden ağaçlar yürüdü! Ağaçlar Yürüttü! Kilometrelerce uzaktan Lefkoşa'yı, Girne'yi, Magosa'yı, İngiltere'yi yürüttü! Toplumu kımıldatan ağaçtı belki ama temamız tek taraflı kararlarnızdı! Vefalı toplumlara geceden sabaha yaptırımlarla gelmeniz doğrumu sayın Erdoğan? Bakın kimse sizin gibi düşünmüyormuş.
Dün biz Kıbrıslılar da eylemdeydik. Ağaçlar kesilmesin istedik! Her istediğinizi yapmayasınız istedik!!!!! Ne acıdır ki Kıbrıs'ta okuyan tüm öğrenciler polis barikatlarını aşarak Türkiye Cumhuriyeti Elçiliğinin demir parmaklıklarına dayandı ve isyanını haykırdı! Halbuki orası onların burda yaşarken uğradıkları sıkıntıları gidermek için, sığınabilmeleri için bir merciydi! Oysa dün orası isyan yeriydi!!!
Velhasıl Sayın Erdoğan mektubuma son verirken bilmenizi isterim ki; demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti gördüğüm kadarıyla tavrınızla alakalı tepkiyi vermiş yahut verecek durumda! Ben bizimkiler adına sesleniyorum. Ne olur bize ilişmeyin!!!!!!! Kıbrıs Türk Halkı tarihinin hiçbir zamanı kimseye ait olmadı, kimsenin beslemesi, yanaşması olmadı. Bizlerin Allah'ımızla aramıza kimse giremez, sokturmayız! Bugüne değin gelmiş geçmiş tüm hükümetler size bunu yanlış anlatmış olabilir! Biz onlarla aynı fikirde değiliz! Sayın Erdoğan siyasi mevkiler gelip geçicidir! Mühim olan tarihi hafızadaki kahramanlıklardır. Kıbrıs Türk Halkının siyasi tarihi mücadele ile geçti ve hiç vazgeçmedi. Lütfen bizi denemeyin! Emin olum ayni mücadeleyi vermeye hazırız... Esenlikle kalın
Saygılarımla...
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.